Ana içeriğe atla

Enflasyon dolarla yükseldi



Erdoğan’ın Merkez’i hedef alan konuşmalarının bir maliyeti de yıllık TÜFE’deki yükseliş oldu.




Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ile ilgili endişeler dolar kurunu yükseltince yıllık enflasyon yüzde 7.55’e çıktı. Enflasyondaki artış ise Merkez’in faiz kararını hangi ekonomik gerekçelerle aldığı hakkında soru işareti yarattı. Dolar 2.5384’e fırladı.
 
Faiz mi enflasyonu yükseltir enflasyon mu faizi derken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası ( TCMB) Başkanı Erdem Başçı’yı ağır bir dille eleştirmesinin bir maliyeti de enflasyondaki yükseliş oldu. Yükselen dolar kuru yıllık enflasyonu ocak ayındaki yüzde 7.24’ten yüzde 7.55’e yükseltti 

TCMB’nin kendi söylemiyle kurdaki yüzde 10’luk bir artış, enflasyonda 1.3 puanlık yükselişe yol açıyor. Son bir ayda dolarda 19 kuruş yani yüzde 8.10 artış oldu. Ocak başında 2.3480 olan dolar/TL dün ekonomi yönetimi ve Merkez’e yönelik endişelerle 2.5384’e fırlayarak rekor kırdı. 

Enflasyon ocakta yüzde 8.17’den yüzde 7.24’e gerilemişti. Buna göre 93 baz puanlık gerilemenin 31 baz puanı geri alındı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre tüketici fiyatları (TÜFE) şubatta beklentilerin hafif üzerinde yüzde 0.71 arttı. Enflasyonun 0.67 puanı gıda grubundan geldi. TL’deki sert değer kaybı yurtiçinde petrol fiyatlarını yükseltti. Bu da ulaşım fiyatlarının artmasına neden oldu. 

Gıda enflasyonu fırladı 


Aylık en yüksek artış yüzde 2.59 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda gerçekleşirken, ulaştırmada yüzde 1.77, lokanta ve otellerde yüzde 1.06, haberleşmede yüzde 0.94 ve sağlıkta yüzde 0.82 artış gerçekleşti. Yıllık bazda da en fazla artış yüzde 13.7 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yaşandı. Fiyatı en fazla artan ürün yüzde 28.22 ile mandalina oldu. Üretici fiyatları ise (ÜFE) yüzde 3.28’den yüzde 3.10’a geriledi.

 
ZİRVE: 2.5384 TL
 
Dolar/TL, dün de 2.5384’e kadar yükselerek yeni zirvesini yaptı. TCMB Başkanı Erdem Başçı ve Başbakan Yardımcısı Babacan’ın istifa edeceği söylentilerine yol açan Merkez Bankası tartışmaları kur üzerinde baskı yapmayı sürdürdü. Serbest piyasada dolar 2.5290 TL’den kapandı. Küresel piyasalarda doların 11 yılın zirvesine yükselmesi de dolar/TL’deki yükselişte etkili oldu. Ancak Merkez’in enflasyonda yükseliş öngörmesine karşın faiz indirimi yapması bankanın üzerindeki siyasi baskıyı öne çıkararak, kurun yükselişinin en büyük nedeni oldu. Merkez’in dün açıkladığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetleri de bunu teyit etti. Özetlerde “Yakın dönem döviz kuru gelişmeleri temel mal enflasyonunda öngörülen düşüş sürecini sınırlayabilecek” denildi. Ancak buna rağmen çekirdek enflasyonda düşüşün devam edebileceğine işaret edilerek faizlerde indirimin süreceği sinyali verildi. Özetlere göre, gıda ve enerji fiyatlarındaki artan oynaklığı da dikkate alan Kurul, faiz oranlarında indirimlere gitti fakat temkinli bir yaklaşımla indirimlerin ölçülü tutulmasını uygun gördü. Ancak Erdoğan ve AKP çevreleri faizlerde sert bir indirim bekliyor. İktisat kurallarına göre enflasyonla mücadele için faizlerin yükseltilmesi gerekirken Erdoğan “Faiz düşerse enflasyon da düşer” tezini savunmaya devam ediyor.

 
Merkez’in işi zor

Dün açıklanan veriler enflasyonun siyasilerin istediği faiz indirimine uygun gerilemediğini gösterdi. Bankacılara göre Merkez’e siyasi baskı sürecek ve bu da TL üzerinde bir baskı oluşturacak. Standard Bank Gelişmekte Olan Piyasalar Araştırma Bölümü Müdürü Timothy Ash, “Erdoğan ve onunla benzer düşüncelere sahip bakanlar enflasyon görünümünü ne olursa olsun faiz indirimi için bastırırken enflasyon verileri TCMB için hayatı daha da karmaşık hale getirecek”dedi. 

BGC Partners Ekonomisti Özgür Altuğ“Yıllık enflasyon şubatta yükselse de TCMB’nin 17 Mart’taki bir sonraki PPK’da 25 baz puanlık indirime gitmesini bekliyoruz. Ancak soru şu ki politikacılar bu 25 baz puanlık indirimle mutlu olacaklar mı? Böyle olacağını düşünmüyorum. Bu da demek oluyor ki her halükarda PPK kararı öncesinde ve sonrasında TL baskı altında kalabilir” dedi. 

Doların TL karşısında 2.5390 ile tarihi rekorunu kırması yurtdışı basında da yankı buldu. AFP, Merkez Bankası tartışmalarına dikkat çekerken Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı hakkında, “Türkiye’de piyasa elitlerinin en güvendiği iki isim”ifadesini kullandı.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre