Ana içeriğe atla

Yayınlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

324 bin KOBİ icralık

KOSGEB desteğine yaklaşık 245 bin KOBİ başvururken, icralık olanlar bu krediyi alamayabilir. Ekim itibarıyla 323 bin 725 bin KOBİ yasal takipte. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (KOSGEB) faizsiz 50 bin TL kredi imkânından yararlanmak için üç gün içinde 244 bin 980 başvuru yapılırken, icralık olan KOBİ’ler bu krediyi kullanamayabilir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre ekim ayı itibarıyla toplam 323 bin 725 KOBİ icralık. Son bir yılda 39 bin 80 KOBi daha yasal takibe girerken, KOBİ’lerin takipteki borç miktarı Ekim 2015’e göre yüzde 35 arttı. İnisiyatif bankalarda KOSGEB, 19-21 Aralık’ta ‘İşletme Sermayesi Kredi Faiz Desteği’ uygulamasına başvuruları aldı. Verilen 50 bin lira üst limitli desteğin, 12 ayı ödemesiz, geri kalanı üçer aylık taksitler halinde ödemeli ve 36 ay vadeli olarak KOBİ’lere sunulacağı açıklandı. 15 bin KOBİ’ye verilecek olan krediye Türkiye’deki 3.5 milyon KOBİ’nin yaklaşık

Zorunlu BES’in gerekçesi çöktü

TÜİK güncellemesiyle 2015 tasarruf oranı kâğıt üzerinde yüzde 9.17 artarak Japonya seviyesine çıkarken zorunlu BES’in gerekçesi de ortadan kalktı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) güncellemesiyle birlikte 2015 tasarruf oranı yüzde 15.63’ten yüzde 24.8’e yükselirken, Türkiye tasarruf oranında neredeyse Almanya’ya yetişti. Oysa zorunlu BES uygulamasının gerekçesi tasarruf oranının düşük olmasıydı. Buna göre Ağustos 2016’da kabul edilen ve 1 Ocak 2017’den itibaren yürürlüğe girecek olan Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) temel gerekçesi de çöktü. DİSK-AR, TÜİK verilerine göre Türkiye’nin düşük gelir seviyesine rağmen yüksek tasarruf eden bir ülke durumunda olduğunu belirterek, bu nedenle ‘zorunlu BES’ uygulaması için kullanılan gerekçenin ortadan kalktığını vurguladı. Hükümet tarafından TBMM’ye sunulan Zorunlu BES Yasa Tasarısı’nın genel gerekçesinde Türkiye’de brüt tasarruf oranlarının diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında çok düşük olduğu ve Zorunlu BES uygulama

Faizi düşürmek krizi derinleştirir

 Faiz indirimi tartışmalarının döviz talebini artırarak piyasada spekülasyona neden olduğunu vurgulayan GÜNGİAD, "İş dünyası için faiz indirimi çözüm değil" dedi. Güneydoğu Genç İşadamları Derneği (GÜNGİ-AD), Türk Lirası’nın 37 ülke para birimi içinde en fazla değer yitiren üçüncü para birimi olduğuna işaret ederek, TL’deki bu değer kaybının yıkıcı sonuçlara yol açmaması için dikkate alınması gereken en önemli şeyin faiz konusunda polemiğe yol açmamak olduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP çevrelerinin “yatırımların artması için faizi indirin” çağrılarına işadamlarından yanıt geldi. GÜNGİAD’ın hazırladığı çalışmada, liradaki değer kayıplarının nedenleri incelenerek üretimin ve yatırımların artması için faiz indirimi dışında çözüm önerileri sunuldu. GÜNGİAD Başkanı Hakan Akbal , “Piyasada Cumhurbaşkanını düşük faiz konusunda ikna eden ekonomi kurmaylarının, döviz spekülasyonu yaptığına dair güçlü bir kanaat var” dedi. Faizi düşürmenin ekonomik

The Banker: Tüm zorluklara rağmen en iyi banka Akbank

Akbank yavaşlayan büyüme ve artan oynaklığa rağmen gösterdiği performansla Türkiye'nin en iyi bankası seçildi. Akbank, Financial Times'in dergisi The Banker tarafından düzenlenen "Yılın Bankası Ödülleri"nde Türkiye'nin en iyi bankası seçildi.  Londra'da düzenlenen ödül töreninde Akbank için hazırlanan metinde, Türkiye'nin, Suriye'deki şiddetli çatışmalar, terör saldırıları ve başarısız darbe girişimi nedeniyle zor yıllardan geçtiği belirtilerek, Akbank'ın yavaşlayan büyüme ve artan oynaklığa rağmen sürdürülebilir büyüme stratejisi ve verimliliğe odaklanan ihtiyatlı risk yönetimi yaklaşımıyla 'Türkiye'nin En İyi Bankası' ödülünü aldığı ifade edildi. Akbank, aldığı bu ödülle birlikte farklı finans yayınları tarafından bu yıl 5. kez Türkiye’deki en iyi banka unvanını almış oldu. Banka yılbaşından itibaren Euromoney, Global Finance, EMEA Finance ve World Finance yayınları tarafından da “Türkiye’nin En İyi Bankas

Dolar yükselirken 2,7 milyar doları kimler aldı?

‘Dolarınızı bozdurun’ çağrılarına rağmen bankalardaki döviz hesapları 11 Kasım - 2 Aralık arasında 2.7 milyar artarak 172.3 milyar dolara ulaştı. Dolardaki küresel güçlü seyir ve iç siyasi riskler nedeniyle dolar/TL'de baskı sürerken, veriler ‘dolarlarınızı bozdurun’ çağrılarına rağmen yurttaşın ve şirketlerin bankalardaki döviz mevduatının arttığını gösteriyor.   ERDOĞAN'DAN ÇAĞRI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Kasım 2016 tarihinde uluslararası döviz baskısından kurtulmak için "altın" önerisinde bulunarak, "Finans sektöründe katılımcı finans anlayışının, para biriminde hatta altına endeksli bir adımın atılmasının çok daha isabetli olacağı inancındayım. Altınla ifade ettiğimiz zaman bu para birimlerinin baskısı altında kalmayız" dedi. Ancak, bu çağrıya ve dolar bozdurma kampanyalarına rağmen, bankalardaki "Dolar mevduatı" yükseldi.   Normal şartlarda kur yükselince para kazanmak isteyen vatandaşın dövizini satması gereki

Piyasa Notları: Yeni endişe İtalya

İtalya’da referandumdan hayır çıkarsa siyasi istikrarsızlık ekonomiyi vuracak. İtalyan halkı yeni anayasa referandumu için bugün sandığa giderken, sandıktan çıkacak sonuç ülkenin yanı sıra Avro’nun ve piyasaların da geleceğini belirleyecek. Avro bölgesinde devam eden ekonomik sorunlar, bu yıl siyasi gelişmelerin gerisinde kalsa da, aslında mevcut siyasi ortamın oluşmasında 2008 krizi sonrası uygulanan politikalar etkili oldu. Krizden bu yana AB’nin çoğu üyesi durgunluktan kurtulamadı. Yüksek borç oranlarıyla boğuşan ülkelerde uygulanan kemer sıkma politikaları, hem sorunlara çare olamadı hem de aşırı sağ ve sol popülist hareketlerin yükselmesine neden oldu. Avrupa’da yıllardır güven duyulan partiler ise ciddi oranda zayıfladı. AB’de şu anda kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 100’ün üzerinde 6 ülke bulunuyor. Bunlar, Yunanistan, İtalya, İspanya, İrlanda, Belçika ve Portekiz. İtalya’nın ise 2.2 trilyonu geçen devasa bir kamu borcu var. Ülkenin kamu borcunun gayrisa

Rezervler eriyor, kurun ateşi yakacak

Kur, 3.60 ile yine rekor kırarken Merkez Bankası’nın döviz rezervleri de eridi. Rezervler ne kısa vadeli dış borcu ne de ithalatı karşılıyor. Sermaye kaçışı ekonomiyi vuracak. Artan iç siyasi riskler ve küresel gelişmelerin etkisiyle her gün yeni bir rekor kıran dolar/TL dün de 3.60 ile tarihi zirvesini gördü. Önceki gün başkanlık endişeleriyle zirveye çıkan kurdaki keskin artışı dün tetikleyen ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın düşük faiz çağrısı oldu. Saat 12.27 sıralarında “Faizi düşürmekten başka çare yok” ifadesini kullanan Erdoğan, dolar/TL’yi 3.5045’ten 3.60’a kadar çıkmasına neden oldu. Avro/TL ise 3.82’yi geçti. Serbest piyasada dolar 3.5220, Avro 3.75 TL’den kapandı. Kur her gün yeni tarihi zirvesini görürken, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri de alarm veriyor. Krizlere karşı önlem olarak biriktirilen döviz rezervleri Türkiye’nin kısa vadeli dış borçlarını karşılamıyor. Cari açığın finansmanını kısa vadeli sermaye akışlarıyla finanse etmesi ve kısa vadeli dış b

Servet azalırken borçlar katlandı

Credit Suisse’ye göre son bir yılda Türkiye’de dolar milyarderi sayısı 29’a çıkarken kişi başına düşen servet 1511 dolar azaldı, borç 445 dolar arttı. Credit Suisse’in 2016 Küresel Servet Raporu, Türkiye’de son bir yılda toplam servet ve yetişkin kişi başına düşen servet azalırken borçluluğun arttığını gösterdi. Aynı dönemde dolar milyarderi sayısının iki artışla 29’a çıkması dikkat çekti. Rapora göre düşük orta geliriyle Türkiye, fakir ülkeler arasında gösteriliyor. Türkiye’de 8.3 milyon kişi en alt yüzde 20 grubunda yer alıyor. Buna göre Türkiye nüfusunun yüzde 15.4’ünün serveti 248 doları geçmiyor. Türkiye bu oranla 46 ülke arasında 19. sırada yer alıyor. Rapora göre Türkiye, 2015- 2016 döneminde ev fiyatlarındaki artışta yüzde 18.4 ile 47 ülke arasında üçüncü sırada. Aynı dönemde Türkiye’de hisse değerleri yüzde 12.2, lira yüzde 6.8 değer yitirdi. 29 milyarder var Diğer yandan Türkiye’de 1 milyon doların üzerinde serveti bulunanların sayısı 77 bin. 100 bin dolardan

Dikiş tutmuyor

Merkez, TL’de görülen sert kayıplar nedeniyle faizleri artırsa da karar, kuru dizginlemeye yetmedi. AP’nin çağrısının ardından tırmanışa geçen dolar 3.4533 TL ile yine rekor kırdı. Merkez Bankası (TCMB), TL’de son dönemde görülen sert değer kayıplarının ardından bankalara verdiği gecelik borcun faizi olan koridorun üst bandında 25 baz puan, haftalık vadede borç verme faizi olan politika faizinde ise 50 baz puan artırıma gitti. Karar ile Merkez, politika faizini yüzde 7.5’ten yüzde 8’e, koridorun üst bandını yüzde 8.25’ten yüzde 8.5’e yükseltti. Merkez, koridorun alt bandını yüzde 7.25 düzeyinde sabit tutarken, geç likidite penceresi çerçevesinde borç verme faizini de yüzde 9.75’ten yüzde 10’a çıkardı. Koridorun alt bandı, elinde likidite fazlası olan bir bankanın bunu Merkez Bankası’na yatırarak elde edeceği gecelik faizi gösteriyor. Geç Likidite Penceresi ise Merkez’in gün sonunda, son borç veren makam olarak bankalara uyguladığı borç alma ve verme imkânı demek. İlk

Türkiye'de durum acil

Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye’de basına yönelik baskının şiddetlendiğini, akademik özgürlüğün kaybedildiğini, AB’den uzaklaşıldığını vurguladı. Siyasette de ekonomide de durumun acil olduğunu ve düzeltmek için çok az vakit kaldığını söyleyen Acemoğlu “Basına baskının ekonomiye yansıması iyi olmaz. Zaten ekonomi zayıf, siyaseti, sivil toplumu, yargıyı zayıflattıkça bunun dönüşümü yok” dedi. Dünyanın en çok alıntı yapılan 10 ekonomistinden biri olarak gösterilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) İktisat Profesörü Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye’de basına yönelik baskının giderek şiddetlendiğini, akademik özgürlüğün kaybedildiğini, AB’den uzaklaşıldığını belirterek “Bunun ekonomiye de yansımaları olacak. İki yönden de durum çok acil. Düzeltmek için çok az vaktimiz kaldı” dedi. Parekende Günleri 2016’ya konuşmacı olarak katılan Acemoğlu sorularımızı yanıtladı. Gazetemize yönelik operasyonu “ basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı ” olarak tanımlayan Acemoğlu, “

Suudi'nin rezervi eridi

Petrol fiyatları yarı yarıya inince Suudi Arabistan’da büyüme zayıflarken cari açık arttı. Ülke, mali açığı kapatmak için yaklaşık iki yılda rezervlerinin dörtte birini eritti. Suudi Arabistan, petrol gelirlerindeki düşüşü karşılamak için döviz rezervlerini azaltıyor. Suudi Arabistan Para Ajansı (SAPA) Başkanı Ahmed Alkholifey, ülkenin rezervleriyle ilgili ‘çok rahat’ olduklarını belirtse de resmi rakamlara göre, krallığın 2014 sonunda 732 milyar, 2015 sonunda 616 milyar dolar olan rezervleri ağustos ayında 562 milyar dolara, eylülde 555 milyar dolara geriledi. Buna göre yaklaşık iki yılda ülkenin rezervlerinin dörtte biri eridi. Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan’da, 2014’ten bu yana küresel petrol fiyatlarının yarı yarıya düşmesi nedeniyle büyüme yavaşlarken cari açık da arttı. Ülkede GSYH büyümesi 2011’de yüzde 10 iken, bu oran 2015’te yüzde 3.5’e geriledi. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre büyüme, bu yıl yüzde 1.2’ye kadar geriley