Ana içeriğe atla

Yayınlar

Eylül, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kanser raporunu açıklayan Şık’a 15 ay hapis cezası

Sağlık Bakanlığı’nın kanser araştırmasının bir bölümünü açıkladığı için yargılanan bilim insanı Bülent Şık’a göreviyle ilgili belgeleri açıklamaktan 15 ay hapis cezası verildi. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Sağlık Bakanlığı’nın kanser vakalarının endüstriyel çevre kirliliğiyle bağını ortaya koyan projesinin sonuçlarını açıklayan akademisyen Bülent Şık’ın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Bülent Şık hakkında göreviyle ilgili bilgileri açıklamaktan 15 ay hapis cezası verdi. Karar istinafa gidecek. Hazırlanan iddianameye göre, yasaklanan gizli bilgileri açıklama, yasaklanan gizli bilgileri temin etme ve göreve ilişkin sırrı açıklamakla suçlanan Şık'ın 5 yıldan 12 yıla kadar hapsi isteniyordu. Şık'ın savunmasında açıkladığı, Sağlık Bakanlığı'nın 2010-2016 arasında Kocaeli, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ ve Antalya'da yürüttüğü araştırmanın sonuçlarına göre, "Analiz edilen örneklerin yüzde 17,3'ü mevzuatın izin verdiği oranların üze

Medyanın kadına bakışı toplumu nasıl etkiliyor?

Kadınlar ne ister? İnatçı lekeleri çıkarıp, evini çekip çeviren iyi bir eş ve anne olmak mı? Ya da kullandığı ürün sayesinde zayıf, güzel ve seksi olmak? Reklamlar, diziler, televizyon programları ve haberlerde kadını eve hapseden ya da güzel ve seksi olması gerekiyormuş gibi gösteren bir anlayış hakim. Günümüz toplumunda kadına biçilen roller medya aracılığıyla tekrar tekrar üretilmeye devam ediyor. Kadına yönelik şiddet ise gerekçelendirilerek meşrulaştırılıyor. Öyle ki çoğu insan için yüz yıllar öncesinden gelen atasözleri halen geçerliliğini koruyor.  DW Türkçe , Türkiye'de hukuktan eğitime, siyasi söylemlerden iş hayatına, kadına karşı şiddete imkan veren hatalar ve sorunları mercek altına alıyor. Bu hafta, serimizin üçüncü bölümünde medyada kadına biçilen rolün toplumdaki etkisini irdeliyoruz. 🔁 Dw Türkçe Linki: https://youtu.be/8C_ZlOuELBk YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın: https://www.youtube.com/user/pelinunker

Bilgi Üniversitesi ve akademik özgürlük: "İşletmeci anlayış"

Bilgi Üniversitesi’nde yönetim 90 milyon dolar karşılığında Baltimore merkezli Laureate’den Can Holding’e geçti. Akademisyen Odman’a göre bu, akademide özgür düşüncenin kısıtlanmaya başladığı süreçte bir bayrak değişimi. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'na ait olan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Eylül ayı başında yönetim değişti. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin mütevelli heyeti 2006 yılından bu yana Baltimore merkezli önce risk sermayesi grubu, sonra Nasdaq borsasına kote bir anonim şirket olan Laureate International Universities'in etkisi altındaydı. Bu etki, 2010'da tam bir devir ile sonuçlanmıştı. Vakfın yönetimi Eylül ayı başında Can Holding'e geçti. Can Holding, Laureate International'ın haklarını 90 milyon dolara satın aldı. Peki bu satış İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde akademik bağımsızlığı nasıl etkileyecek? Vakfın açıklamasında üniversitenin mevcut yönetimi ile akademik ve idari kadroların

Vegan nedir? | Türkiye'de vegan olmak

"Vegan olmak" dünyada hızla yayılıyor. Veganlar, hayvansal kaynaklı tüm ürünleri reddediyorlar. Peki, Türkiye’de veganizm ne kadar biliniyor? Türkiye mutfağı sebzeler ve baklagiller yönünden zenginliğiyle veganlar için iyi bir kaynak olsa da, veganlık henüz Türkiye'de fazla tanınmıyor. Vejetaryenler sadece et ve balık yememeyi tercih ederken, veganlar her türlü hayvansal gıdadan uzak duruyor. Et ve balığın yanında süt, peynir, yoğurt, tereyağı gibi süt ürünleri, ayrıca yumurta ve bal da vegan mutfağında yer almıyor. Veganlık sadece yemeklerle de sınırlı değil; hayvansal kaynaklı giysileri ya da eşyaları da kullanmaya karşı bir yaşam felsefesi. +90 olarak gazeteci Nevşin Mengü , Vegan Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Güzide Erden, İstanbul Vegan İnisiyatifi Üyesi Melike Dirikoç , vegan anne Merve Ünlü ve Dr. Suat Erus ile Türkiye'de vegan olma deneyimini, nasıl tepkiler aldıklarını ve bu beslenme şeklinin sağlık açısını konuştuk. Vegan nedir? | Türkiy

Gazeteciler 'ekonomik darbe girişimi'nden yargılanıyor

Bloomberg muhabirleri ile aralarında Merdan Yanardağ ve Sedef Kabaş’ın da yer aldığı toplam 38 kişi 'ekonomik darbe girişimi' soruşturması kapsamında 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Türk Lirası'ndaki değer kaybı ile ilgili haber yapan ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg'in iki Türkiye muhabiri hakkında açılan davanın görülmesine bugün İstanbul'da başlandı. 10 Ağustos 2018 tarihinde Kerim Karakaya ve Fercan Yalınkılıç'ın ekonomik kriz ve dövizdeki dalgalanmalarla ilgili Bloomberg'te yer alan haberleri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından mahkemeye taşındı. Soruşturma dosyası daha sonra Sermeye Piyasası Kanunu'na muhalefet ettikleri iddiasıyla dövizdeki artış, bankalar ve Türkiye ekonomisine yönelik sosyal medya paylaşımlarında bulunan 36 kişinin dosyasıyla birleştirildi. 2-5 yıl arasında hapis istemi Sosyal medya paylaşım platformu Twitter

MEB'in zeka taraması sorunları çözebilecek mi?

Eğitimcilere göre MEB’in zeka taraması uygulaması, mevcut fırsat eşitsizliğini daha da artıracak. Uzmanlar sınav sistemi değişmedikçe yapılacak envanter çalışmalarının tespitten ibaret kalacağı uyarısında bulunuyor. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrencilerin yetenek ve becerilerinin tespiti çalışmaları kapsamında okullarda zekâ taraması uygulamasının başlatıldığını açıkladı. Bakanın açıklamasına göre pilot okullarda 800 bin öğrencinin taraması yapılırken, taramalar üç yıl içinde tüm Türkiye'de tamamlanacak. Peki bu sistemin uygulanabilirliği ve sonuçları ne olacak? Eğitim uzmanlarına göre çalışma, düşünce olarak güzel olsa da, Türkiye'de var olan sınav sistemi nedeniyle bir uygulanabilirliği yok. Diğer yandan sınav sistemi kaldırılıp okullara yetenek ve beceriler üzerinden bir yerleştirme yapılsa dahi iyi bir sonuç alınması zor. Çünkü eğitimde var olan fırsat eşitsizliği, her okulun ve her öğrencinin aynı maddi imkanlar

Kart: Yarı tutukluluk halim ülkeye adalet gelene dek devam edecek

Türkiye'ye adalet gelmeden yarı tutukluluk halinin süreceğini vurgulayan karikatürist Musa Kart, bundan sonra da demokrasi, laiklik ve birlikte yaşam kültürü için çizmeye devam edeceğini söylüyor. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Karikatürist Musa Kart , 12 Eylül akşamı cezaevinden tahliye oldu. Cumhuriyet gazetesinin eski çizeri olan Kart, Cumhuriyet davası kapsamında 'PKK, DHKP-C ve FETÖ/PDY terör örgütlerine bilerek ve isteyerek yardım ettiği' suçlamasıyla cezaevine girmişti. Kart'ın ETS Tur'dan satın aldığı tatil FETÖ ile irtibatlandırıldı. Musa Kart, önce Silivri Cezaevi'nde 9 aylık bir tutukluluk süresi geçirdi. Temmuz 2017'de tahliye olmasının ardından istinaf mahkemesi mahkumiyet kararını onadı. 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Kart için 25 Nisan'dan itibaren Kandıra Cezaevi günleri başladı. Geçen hafta ise Yargıtay 16. Ceza Dairesi, örgüte yardım suçlamasını kanuna aykırı bularak hükmün bozulmasına karar verdi. Böyl