Ana içeriğe atla

Yayınlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Servet azalırken borçlar katlandı

Credit Suisse’ye göre son bir yılda Türkiye’de dolar milyarderi sayısı 29’a çıkarken kişi başına düşen servet 1511 dolar azaldı, borç 445 dolar arttı. Credit Suisse’in 2016 Küresel Servet Raporu, Türkiye’de son bir yılda toplam servet ve yetişkin kişi başına düşen servet azalırken borçluluğun arttığını gösterdi. Aynı dönemde dolar milyarderi sayısının iki artışla 29’a çıkması dikkat çekti. Rapora göre düşük orta geliriyle Türkiye, fakir ülkeler arasında gösteriliyor. Türkiye’de 8.3 milyon kişi en alt yüzde 20 grubunda yer alıyor. Buna göre Türkiye nüfusunun yüzde 15.4’ünün serveti 248 doları geçmiyor. Türkiye bu oranla 46 ülke arasında 19. sırada yer alıyor. Rapora göre Türkiye, 2015- 2016 döneminde ev fiyatlarındaki artışta yüzde 18.4 ile 47 ülke arasında üçüncü sırada. Aynı dönemde Türkiye’de hisse değerleri yüzde 12.2, lira yüzde 6.8 değer yitirdi. 29 milyarder var Diğer yandan Türkiye’de 1 milyon doların üzerinde serveti bulunanların sayısı 77 bin. 100 bin dolardan

Dikiş tutmuyor

Merkez, TL’de görülen sert kayıplar nedeniyle faizleri artırsa da karar, kuru dizginlemeye yetmedi. AP’nin çağrısının ardından tırmanışa geçen dolar 3.4533 TL ile yine rekor kırdı. Merkez Bankası (TCMB), TL’de son dönemde görülen sert değer kayıplarının ardından bankalara verdiği gecelik borcun faizi olan koridorun üst bandında 25 baz puan, haftalık vadede borç verme faizi olan politika faizinde ise 50 baz puan artırıma gitti. Karar ile Merkez, politika faizini yüzde 7.5’ten yüzde 8’e, koridorun üst bandını yüzde 8.25’ten yüzde 8.5’e yükseltti. Merkez, koridorun alt bandını yüzde 7.25 düzeyinde sabit tutarken, geç likidite penceresi çerçevesinde borç verme faizini de yüzde 9.75’ten yüzde 10’a çıkardı. Koridorun alt bandı, elinde likidite fazlası olan bir bankanın bunu Merkez Bankası’na yatırarak elde edeceği gecelik faizi gösteriyor. Geç Likidite Penceresi ise Merkez’in gün sonunda, son borç veren makam olarak bankalara uyguladığı borç alma ve verme imkânı demek. İlk

Türkiye'de durum acil

Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye’de basına yönelik baskının şiddetlendiğini, akademik özgürlüğün kaybedildiğini, AB’den uzaklaşıldığını vurguladı. Siyasette de ekonomide de durumun acil olduğunu ve düzeltmek için çok az vakit kaldığını söyleyen Acemoğlu “Basına baskının ekonomiye yansıması iyi olmaz. Zaten ekonomi zayıf, siyaseti, sivil toplumu, yargıyı zayıflattıkça bunun dönüşümü yok” dedi. Dünyanın en çok alıntı yapılan 10 ekonomistinden biri olarak gösterilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) İktisat Profesörü Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye’de basına yönelik baskının giderek şiddetlendiğini, akademik özgürlüğün kaybedildiğini, AB’den uzaklaşıldığını belirterek “Bunun ekonomiye de yansımaları olacak. İki yönden de durum çok acil. Düzeltmek için çok az vaktimiz kaldı” dedi. Parekende Günleri 2016’ya konuşmacı olarak katılan Acemoğlu sorularımızı yanıtladı. Gazetemize yönelik operasyonu “ basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı ” olarak tanımlayan Acemoğlu, “

Suudi'nin rezervi eridi

Petrol fiyatları yarı yarıya inince Suudi Arabistan’da büyüme zayıflarken cari açık arttı. Ülke, mali açığı kapatmak için yaklaşık iki yılda rezervlerinin dörtte birini eritti. Suudi Arabistan, petrol gelirlerindeki düşüşü karşılamak için döviz rezervlerini azaltıyor. Suudi Arabistan Para Ajansı (SAPA) Başkanı Ahmed Alkholifey, ülkenin rezervleriyle ilgili ‘çok rahat’ olduklarını belirtse de resmi rakamlara göre, krallığın 2014 sonunda 732 milyar, 2015 sonunda 616 milyar dolar olan rezervleri ağustos ayında 562 milyar dolara, eylülde 555 milyar dolara geriledi. Buna göre yaklaşık iki yılda ülkenin rezervlerinin dörtte biri eridi. Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan’da, 2014’ten bu yana küresel petrol fiyatlarının yarı yarıya düşmesi nedeniyle büyüme yavaşlarken cari açık da arttı. Ülkede GSYH büyümesi 2011’de yüzde 10 iken, bu oran 2015’te yüzde 3.5’e geriledi. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre büyüme, bu yıl yüzde 1.2’ye kadar geriley

Piyasa Notları: Türkiye 12 milyar dolar fakirleşecek

Rekor üstüne rekor kıran kur nedeniyle milli gelir hesapları da değişecek. Kur daha fazla yükselmezse hatta Türkiye yüzde 3.2 büyüse bile kişi başı GSYH 9 bin 85 dolara inecek. Kurdaki son rekorlarla birlikte milli gelir de kişi başı milli gelir de eriyecek. Hükümetin hazırladığı 2016-2019 dönemine ait Orta Vadeli Program’da yapılan hesaplamalar bu yıl dolar kuru ortalamasının 2.9586 olacağı varsayımına dayanıyordu. Kur rekor üstüne rekor kırarken 18 Kasım Cuma günü 3.4080’e kadar çıktı. Yılbaşından 18 Kasım tarihine kadar hesaplandığında bu yılın ortalama dolar kuru 2.9744’e çıkıyor. Yıl sonuna kadar daha da artmaz 3.40 seviyesinde kalır varsayımı altında yıl sonunda ortalama dolar kuru 3.01’e çıkıyor. Buna göre hükümetin kur tahmini, en iyi ihtimalle gerçekleşecek kurun yaklaşık 5 kuruş altında. Hesaplar tutmadı Bu da gerek milli gelir gerekse kişi başı mili gelirle ilgili hesaplamaları değiştiriyor. Hükümet zaten son hazırladığı OVP’de büyüme tahminlerini düş

Lira siyasetle ‘pul’ oldu

Haftalardır rekor üstüne rekor kıran dolar, dün en son 3.4080 ile zirve yaptı. Lira OHAL döneminde yüzde 15, demokrasi kaygılarının tırmandığı 1 Kasım’dan beri de yüzde 10 eridi. Dolar/TL dün de yeni tarihi zirve olan 3.4080’e kadar yükseldi. Son rekorla birlikte liranın bir haftalık değer kaybı yüzde 5’e ulaştı. Doların yükselişinde Trump’ın seçim zaferi ve Fed’in faiz artırımı endişelerinden ziyade siyasi riskler etkili oluyor. Trump zaferinin ardından Türk Lirası en fazla düşen para birimleri arasında dördüncü sırada yer alırken, kasım başından bu yana kurun seyrine bakıldığında TL düşüşte başı çekiyor. Türk Lirası, darbe girişiminden bir gün önce olan 14 Temmuz’dan bu yana da yüzde 15 değer kaybıyla gelişen ülke para birimleri içinde en fazla düşen para birimi. Bu da OHAL şartları ve siyasi risklerin kurun rekorlar kırmasında etkili olduğunu gösteriyor. Yüzde 10 eridi 1 Kasım’dan beri Türk Lirası dolar karşısında yüzde 10.16 düştü. Meksika pezosu yüzde 9.70, Güney

Doları olan 'coştu'

Kur, Erdoğan’ın ‘Dolara yatırım yapan yaya kalır’ dediği 6 Mart 2015’ten bu yana 75 kuruş yükselirken 100 bin doları olan kur farkından 74 bin 640 lira kazanç elde etti. Gerek ABD’nin  faiz   artışına yaklaşması gerekse yurt içindeki siyasi gelişmelerin etkisiyle   dolar kuru   rekor üstüne rekor kırarken hükümet tarafından endişelenmeye gerek olmadığına dair mesajlar sürüyor.   Kur , dün de dolardaki küresel güçlenme eğilimiyle iç siyasi endişeler birleşince 3.3720 ile yeni tarihi zirvesini gördü. Yeni rekor   ABD Merkez Bankası   (Fed) Başkanı Janet Yellen’in faiz artırımı ihtimalini güçlendiren açıklamasının ardından geldi. Doların bir günlük artışı yüzde 1.5'i buldu. Lira eridi Ancak hükümet için kurun hangi seviyesinin endişe verici olduğu bilinmiyor. Dün  Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem   dün “Kur tarafında endişe edecek bir durum yok” dedi. Bundan önce de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6 Mart 2015’te siyasi belirsiz ve erken seçim endişeler

Türkiye yol ayrımında

Kalite Derneği’nin düzenlediği 25. Kalite Kongresi’nin açılışında konuşan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son dönemde AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak” diye sordu. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, refah toplumu haline gelmenin sadece ekonomik faaliyetlerle değil siyasetle yani demokrasiyle alakalı olduğu belirterek “ Türkiye’nin tekrar demokratik ve ekonomik reformları yaptığı döneme dönmesi gerekir. Ekonomi, demokratik standartlarla hukukla birleştirdiğimizde başarılı olabilir ” dedi. Türkiye Kalite Derneği’nin (KalDer) Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) işbirliğiyle düzenlediği, gazetemizin de iletişim sponsorlarından biri olduğu 25. Kalite Kongresi’nde demokrasi ve hukukun üstünlüğü vurgusu ön plana çıktı. Kongre’nin açılı

59 milyar lira battı

Tasfiye olunacak krediler eylül itibarıyla 59 milyar 127 milyon 837 bin liraya ulaştı. Batık krediler dokuz ayda yüzde 25.8 arttı. Siyasi belirsizlikler ve jeopolitik riskler nedeniyle teşvik politikalarına rağmen büyüme probleminin önüne geçilemezken hem bireysel hem de ticari kredilerde batık oranı zirve yaptı. Bankalar Birliği’nin Risk Merkezi verilerine göre geri ödenmeyen kredi oranı yılın ilk dokuz ayında yüzde 25.8 arttı. Haziran 2014’te 31 milyar 868 milyon lira olan bankaların tasfiye olunacak kredilerinin (batık krediler) toplamı, Haziran 2015’te 40 milyar 90 milyon liraya çıktı. Batık krediler 2015 yılını 47 milyar lirayla kapattı. İkiye katlandı Tasfiye olunacak alacaklar Eylül 2016 itibarıyla ise 59 milyar 127 milyon 837 bin liraya ulaştı. Buna göre bankalardaki ticari, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarından oluşan batık miktarı Haziran 2014’ten beri 27 milyar 260 milyon lira artışla neredeyse ikiye katlandı. Batık krediler Haziran 2015’ten bu yana 19 m

'Radikal Trump' kâbusu

Çiçeği burnunda yeni ABD Başkanı, seçim kampanyalarında dile getirdiği vaatleri yerine getirirse sadece ABD’de değil küresel anlamda ekonomik zarara yol açacak.ABD’nin 45. başkanı seçilen Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın ekonomiye ilişkin radikal vaatleri sorgulanırken piyasalarda da oynaklık artıyor. Trump’ın vaatleri sadece ABD’de değil, küresel ekonomide de taşları yerinden oynatacak. ABD’nin 45. başkanı seçilen Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın ekonomiye ilişkin radikal vaatleri sorgulanırken piyasalarda da oynaklık artıyor. Trump’ın vaatleri sadece ABD’de değil, küresel ekonomide de taşları yerinden oynatacak. Ticaretten, para politikalarına, enflasyondan işsizliğe ve bütçe açığına pek çok yönden ABD’yi etkileyecek vaatler gerçekleşirse küresel bir yavaşlama söz konusu olabilir. Piyasalar da mevcut belirsizlikten tedirgin. Radikal bir Trump, eğer vaatlerini gerçekleştirirse ekonomide olası etkiler şöyle olacak: Ticaret engel Trump’ın seçim kampanyası