Ana içeriğe atla

Dolarda rekora devam

Dolar/TL artan iç siyasi tansiyon ve bunun AB ile ilişkileri de etkileyebileceği endişesiyle 3.1850’yi görerek yeni tarihi zirveyi gördü. Uzmanlara göre yükseliş sürecek.


ABD seçimlerinde ilişkin beklentiler küresel piyasalarda iyimserliğe neden olurken, içeride artan siyasi tansiyon ve bunun uluslararası ilişkileri de etkileyebileceği endişesiyle dolar/TL yine rekor kırdı. Önceki gece geç saatlerde 3.18 seviyesini gören kur, gün içinde 3.1850’ye kadar yükselerek yeni tarihi zirvesini gördü. Gazetemize yönelik soruşturma ve HDP milletvekillerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların ardından AB ülkeleri başta olmak üzere kararlar birçok ülkeden tepki çekerken bu piyasalara da olumsuz yansıyor. Hükümetin Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında aldığı kararlar nedeniyle Türkiye’de demokrasi, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik kaygıları artıyor. Türkiye ile AB üyelik görüşmelerinin durdurulması, NATO üyeliğinin askıya alınmasına kadar uzanan tepkiler piyasadaki satış baskısının kuvvetlenmesinde etkili oldu.


Yüzde 3 düştü
Bankacılar, HDP’li 10 vekilin tutuklanması sonrası hız kazanan TL’deki değer kaybı ve gelişen ülke para birimlerinden negatif ayrışma sürecinin kısa vadede son bulacağına ilişkin de endişe taşıyorlar. Reuters verilerine göre TL’nin son 1 haftada dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 3’e yaklaşırken benzer para birimlerinde yüzde 0.5 değer kaybı ile yüzde 2 değer kazancı arasında seyretti. Dün de TL, yaklaşık yüzde 0.53 düşüşle gelişen para birimleri arasında dolar karşısında en kötü performansı gösteren para birimlerinden biri oldu. Avro da 3.5049 seviyesine çıktı. Serbest piyasada dolar 3.1720 TL’den kapandı. Türkiye’nin risk primini gösteren 5 yıllık CDS’ler ise 270 puanın üzerine çıktı.

Güven zedelendi
HDP’li bazı milletvekillerinin tutuklanması sürecinin piyasalarda yurtdışında ve yatırımcılarda bir tepki ile karşılandığına dikkat çeken DNG Danışmanlık’tan Fatih Keresteci, “Dünya piyasalarının dikkati Amerikan seçimlerine yoğunlaşmışken Türk mali piyasaları ne yazık ki kendi iç dinamikleri ile dünyanın geri kalanından olumsuz manada ayrışıyor. Gelinen nokta itibarıyla bir yandan güven ortamının zedelenmesi diğer yandan makro dengenin kendi içinde kırılganlıklar taşıyor olmasından ötürü böyle bir resim çıktığını söyleyebiliriz. Bu gidişatın normalleşmesi için hızlı bir şekilde aksiyon alınması ve güven ortamının yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Aksi durumda spekülatif ataklara dönüşecek bu eğilim karşısında faiz artırım beklentileri yeniden gündeme gelebilir” diye konuştu.




Tepeden tırnığa etkileyecek
Dolar kuru, son günlerde rekor üstüne rekor kırarken bu durum ekonomiyi tepeden tırnağa etkileyecek. Sektörlerde maliyetlerin artmasının zamları da beraberinde getirecek. kur yüzde 10 değer kazandığında, enflasyon 1.5 puan artıyor. Enflasyon artışı tüketimi olumsuz etkileyecek. Bu da büyümeyi vuracak. Diğer yandan şirketlerin borç yükü de artacak. Şirketlerin döviz açık pozisyonu, Merkez Bankası’nın ağustos ayı verilerine göre 210 milyar 520 milyon doları buluyor. Borç miktarı 310 milyar 938 milyon dolara ulaşırken, varlıklar 100 milyar 418 milyon dolarda kalıyor. Döviz borcu olan şirketler eğer kurun artış riskine karşı önlem almadıysa kur farkı gideri kaydedecek. Artan maliyetler şirketlerin kârlılıklarını azaltacak. 

Avrupa ile gerilen ilişkiler

Avrupa ile ilişkilerin bozulması ekonomik yaptırımlara yol açarsa yatırımlar ve ihracatın yanı sıra turizm de olumsuz etkilenecek. Bu durum, piyasalar için de büyük bir risk oluşturuyor. Avrupa’dan gelen turist sayısı eylül ayında 1 milyon 395 bin 943 oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre aynı dönemde Türkiye’yi 2 milyon 855 bin 397 turist ziyaret etti. Bu
na göre Avrupalı turist toplamdan yüzde 49 pay aldı. Yılın ilk dokuz ayında ise Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı 20 milyon 247 bin oldu.




İlk sırada Almanya
Dokuz aylık döneminde Avrupa’dan gelen turist sayısı 10 milyon 781 bin 265 olarak hesaplandı. Avrupa’dan gelen turistlerin toplamdan aldığı pay buna göre yüzde 53’ü geçiyor. Almanya’dan gelenlerin sayısı yüzde 28.88 oranında azalırken İngiltere’den yüzde 31.64, Hollanda’dan yüzde 25.59, Avusturya’dan yüzde 36.48, Belçika’dan yüzde 34.24 Finlandiya’dan yüzde 40 ve Fransa’dan yüzde 34.57 oranında ziyaretçi gerilemesi yaşandı. Milliyetlere göre yabancı ziyaretçi sıralamasında ilk sırayı Almanya alıyor. Yılın dokuz ayında 3 milyon 139 bin 308 Almanya vatandaşı Türkiye’ye ziyarette bulundu. Özetle Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin yüzde 15.5’i Almanya’dan. 2016’nın ilk dokuz ayında da gelen Alman turist sayısı 424 bin 447.

İthalat kapısı
Diğer yandan Türkiye ihracatının neredeyse yarısı, gelen yatırımların yüzde 60’ı AB’den geliyor. İhracat yapabilmesi adına ara malı ithal etmesi gereken Türkiye için AB ülkeleri yine önem taşıyor. Sanayide 100 dolarlık ihracat için yaklaşık 70 dolarlık ara malı ithalatı gerekiyor. 2016 yılı Ekim ayında en fazla ithalat yapılan ikinci ülke 1 milyar 756 milyon dolarla Almanya oldu. Aynı dönemde en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar 306 milyon dolarla yine Almanya.








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre