Ana içeriğe atla

Yayınlar

Şubat, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Erdoğan Başçı'yı Hasta Etti

Erdoğan’ın Merkez Bankası’na yönelik sert eleştirileri sonrası Babacan’ın istifa edeceği söylentilerinin ardından bugün de Başçı’nın görevini bırakacağı iddiaları geldi. TCMB Sözcüsü Başçı’nın makamına gitmediğini doğrularken sağlık kontrolü yaptırdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün TCMB ve TCMB Başkanı Erdem Başçı’ya dönük sert açıklamalarının ardından, Başçı’nın bu sabah makamına gitmemesi istifa söylentilerini artırdı. TCMB Sözcüsü Yücel Yazar tarafından yapılan açıklamada “Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı bugün sağlık kontrolü yaptırdı, önemli bir sağlık problemi bulunmamaktadır, yarın öğlenden sonra görevinin başında olacaktır” denildi. Başbakanlık yetkilileri ise  “Babacan ve Başçı’nın istifa ettiği iddialarını kesinlikle reddediyoruz”  açıklamasını yaptı. Erdoğan’ın dünkü açıklamalarının ardından Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın Başbakan Ahmet Davutoğlu ile dün akşam saatlerinde görüşmesi bir istifanın gündeme gelebileceği spekülasyonl

Paniğe Gerek Yok! Artık Herkese Yetecek Kadar Biber Gazımız Var

AKP, İç Güvenlik Paketi ile sokağa sıkıyönetim getirmeye hazırlanırken Güney Kore’den sipariş edilen biber gazı fişeklerinin teslimatı başladı. 100 bin tanesi uçakla yollanan fişeklerin 650 bin tanesi de gemiyle geliyor. Kalan 260 bininin sevkıyatına ise bu ay bitmeden başlanacak. Ödenen rakam 31.4 milyon lirayı buluyor. Polise ve valilere aşırı yetki veren İç Güvenlik Paketi’yle ilgili tartışmalar sürerken Türkiye, Güney Kore’den gaz bombası siparişlerini teslim almaya başladı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Kasım 2014’te Güney Kore’ye 1 milyon 900 bin adet gaz bombası siparişi verdiğini Cumhuriyet manşetten duyurmuştu. Güney Koreli DaeKwang’ın, Türkiye’nin kasım ayında verdiği 1 milyon 900 bin adet biber gazı kapsülü siparişinin 100 bin adedini havayoluyla 19 Ocak’ta teslim ettiği ortaya çıktı. Konuya yakın kaynaklara göre 650 bin adet gaz bombası ise 9 Şubat’ta Güney Kore’den Türkiye’ye doğru yola çıktı. OOC (Orient Overseas Container Line Limited) adlı gemi şi

Merkez Bankası'ndan Riskli Adım

Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP çevrelerinin “cesur faiz indirimi” beklentisine karşın politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 7.50’ye çekti. Analistler kararın enflasyona olumsuz etki edebileceğini söyledi. Merkez Bankası (TCMB), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP çevreleri tarafından “cesur faiz indirimi”  beklentisine karşın politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 7.50’ye çekti. TCMB faiz koridorunun üst bandını 50 baz puan indirerek yüzde 10.75’e, alt bandını ise 25 baz puan indirerek yüzde 7.25’e indirdi. Gecelik borçlanma imkânı faizini ise yüzde 10.75’ten yüzde 10.25’e çekti. Koridorunun üst bandında indirim beklentilerin üzerinde oldu. Merkez, seçim öncesi büyümenin desteklenmesini isteyen siyasilerin artan çağrılarına rağmen ölçülü bir indirim yaparak  “bağımsızlık”  mesajı verse de analistlere göre piyasa şartları faiz indirimini desteklemiyor. Analistler TL’deki son değer kaybının ve petrol fiyatlarındaki düşüşün durmas

Faiz kararı baskıyla alınacak

Uluslararası piyasa uzmanları Türkiye’de Merkez Bankası üzerindeki baskının bankanın kararlarını etkilediğine hemfikir Hükümetin Merkez’e baskısının son derece ‘aşırı’ olduğunu söyleyen Standard Bank Araştırma Müdürü Ash, “Asıl tehlike bu eleştirilerin Merkez’in kendi öngörülerine göre hareket etmesini etkileyebilecek olması” dedi. UBS Direktörü Dennis geçen ayki beklenmedik faiz indiriminin bağımsızlık tartışmalarını alevlendirdiğine dikkat çekti. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetten gelen faiz indirimi çağrılarının gölgesinde bugün toplanıyor. Uluslararası piyasa uzmanları Merkez’in üzerinde siyasi baskı olduğunu belirterek bu baskının Merkez’in faiz kararını etkileyebileceğine dikkat çekti. Merkez’in mevcut şartlarda 25-50 baz puan gibi ölçülü bir faiz indirimi yapabileceğine dikkat çeken uzmanlar, daha önceki faiz kararlarının bankanın güvenilirliği konusunda soru işaretleri yarattığını vurguladı. İngil

Piyasa Notları: Piyasa Faiz İndirimine İzin Vermiyor

Piyasa faiz indirimine izin vermiyor Haftalardır süren faiz tartışmalarında dananın kuyruğu bu hafta kopuyor. Merkez Bankası (TCMB) kritik faiz kararını yarın yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısında alacak. Hükümet kanadından Merkez’e ‘faizi indir’ çağrıları son iki haftadır görünürde azalsa da piyasa analistlerine göre Merkez, siyasi baskıları bir miktar hafifletmek için 25-50 baz puan dolayında indirime gidebilir. Bu kararda ABD Merkez Bankası (Fed) tutanaklarında faiz artışının ötelenebileceği şeklinde yorumların piyasalarda yarattığı olumlu etki ve kurdaki göreli sakin seyir de etkili olabilir. Ancak Merkez’in faiz indirimi için önünde zorluklar bulunuyor. Merkez Bankası’nın faiz konusundaki kararlarında etkili olan konuların başında borçlanma enstrümanlarının getiri eğrisinin şekli geliyor. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, faiz kararlarında “Getiri eğrisinin yatay olması”nı göz ettiklerini ifade ediyor. Getiri eğrisi, borçlanma araçlarının faiz oranları

Maden işletmesine sigorta iş kazalarını azaltır

TSB Genel Sekreteri Mehmet Kalkavan , maden sektöründe işveren mali sorumluluk sigortası olsa hem iş kazalarının azalacağını hem de madenci babasına ayakkabı yollamak yerine daha fazla şey yapılabileceğini söyledi.  Başbakan Davutoğlu’nun madenciye zorunlu hayat sigortası önerdiğini hatırlatan Kalkavan, “ Bu, hayatlarını kaybederler ama tazminatını ödeyelim demek. Halbuki o iş yeri denetlenir maden ruhsatı sigortaya göre verilirse iş kazaları azalabilir ” dedi. Türkiye Sigortalar Birliği (TSB) Genel Sekreti Mehmet Kalkavan, maden sektöründeki iş kazalarına dikkat çekerek, bu problemi çözmek için gelişmiş ülkelerde olduğu gibi maden ruhsatının sigortaya bağlı olması gerektiğini söyledi. Zorunlu sigortanın yeni yeni gündeme geldiğini ifade eden Kalkavan, “ Gelişmiş ülkeler bu işi sigortaya bırakmışlar. Ruhsat verirken diyorlar ki, sen şu sigortayı getir. Şimdi mesela sayın Başbakan hayat sigortası diyor. Kimisi ferdi kaza diyor. Ancak işveren mali sorumluluk sigor

Havadan 7.3 milyar lira geldi

Parasını döviz mevduatına yatıran doların 2.50 TL ile zirve yaptığı 6-13 Şubat haftasında kur farkından 7.3 milyar liralık kazanç elde etti. Merkez Bankası ile ilgili faiz tartışmalarının had safhaya ulaştığı 6-13 Şubat haftasında dolar 2.50 TL’yi görerek zirve yaparken, bankalarda döviz mevduatı olanlar da kazançlarına kazanç kattı. Söz konusu haftada bankalardaki toplam yabancı para mevduatı TL cinsinden 398 milyar liradan 404.7 milyar liraya yükseldi. Dolar cinsinden bakıldığında ise 162 milyar 841 milyon dolardan 162 milyar 606 milyon dolara geriledi. Buna göre kurun ortalama 2.444 seviyesinde olduğu bir önceki haftaya göre dolar cinsinden döviz mevduatı azalsa da TL cinsinden artış yaşandı. Kur farkından elde edilen kazanç 7.3 milyar lirayı buldu. Eğer 6-13 Şubat’ta kur aynı seviyelerde kalsaydı TL cinsinden yabancı para mevduatı 397 milyar 409 milyon lira olacaktı. Yani kur farkı nedeniyle mevduat sahipleri kazancını katladı. Merkez Bankası’na g

Faiz İndirimi Yangına Körükle Gitmek Olur

Akbank Private Banking’den sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Saltık Galatalı, TL’nin çok ciddi değer yitirdiğine dikkat çekerek “ Şu anki dolar/TL seviyelerinden üst bantta bir faiz indirimi yangına körükle gitmek olur ” dedi. LONDRA - Akbank Private Banking’den sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Saltık Galatalı, Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyona göre ölçülü faiz indirimleri yapabileceğini belirterek “ Ancak şu aşamada koridorun üst bandının indirilmesi zor görünüyor. TL çok ciddi değer kaybetti. Şu anki dolar/TL seviyelerinden faiz indirimi yangına körükle gitmek olur. Ben bunu bir tahminden ziyade bir gözlem olarak söylüyorum ” dedi. TCMB’nin sıfır reel faiz politikasına gidebileceğini anlatan Galatalı, üst bandda bir indirim olursa 6 ay sonra daha fazla faiz artırımı baskısıyla karşılaşılabileceğine dikkat çekti.  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP çevreleri Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini yeterli bulmayarak seçim öncesinde büyümeyi canlandırabilmek için

Sosyal Alan da Ev Kadar Önemli

Konut demek  dört duvar arası demek değil Koç Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Koç , sosyal alanların metrekareye dahil edilmemesi için belediyelerle birlikte özel bir imar mevzuatı oluşturulmasını önerdi. Koç Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Cenk Koç, sosyal alanların metrekare hesabına dahil edilmemesi için öneri sunduklarını belirterek " Belediyeler ile birlikte resmi bir şekilde sosyal donatı oluşturulması için özel bir imar mevzuatı geliştirilebilir. Konut yapmak insanları dört duvar arasına sokmak değildir " dedi. Binaların altında, çocuk oyun alanları, toplantı alanları, fitness alanları gibi sosyal alanlar yaratmaya çalıştıklarını anlatan Koç, ortak alanların iç alanlardan daha önemli olduğuna işaret etti. Koç, yeni binalarında kuaför salonları, lostra, eczane, çiçekçi gibi ortak alanlar oluşturacaklarını belirterek "İnsanların asgari ihtiyaçlarını karşılaması lazım. Türk insanı bu kültürde, bir bina eski zamanda bir mahalle" diye konuştu

Merkez'in Elinde Sihirli Değnek Yok

Başbakan Yardımcısı Babacan, sürdürülebilir büyümenin ancak yapısal reformlarla gerçekleştirilebileceğini belirterek “Bu reformları yapmak hükümetlerin görevi. Merkez Bankalarının elindeki araçlar belli. Ellerinde sihirli değnek yok” dedi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,  “Bazen Merkez Bankalarının elindeki araçlarla ekonomideki bütün sorunları çözebileceği, sürdürülebilir büyümeyi tek başına sağlayacağı düşünülüyor, bu yanlış bir yaklaşım”  dedi. Babacan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nın ardından düzenlediği basın toplantısında, “Merkez Bankalarının elinde sihirli değnek yok”  diyerek şöyle devam etti:  “Merkezlerin elindeki araçlar sürdürülebilir ve sağlam bir büyümenin gerçekleşmesi için yeterli değil. Elindeki araçlar kısıtlı. Asıl büyümenin potansiyelini artırmak, sürdürülebilir olmasını sağlamak yapısal reformlarla gerçekleşir. Merkezler yapısal reform yapamaz. Bu hükümetlerin görevidir.”