Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Piyasa Notları: Doların ateşi ekonomiyi yakacak

Analistlere göre en son 3.12’yi aşan dolar/TL’de yükseliş sürecek. Bu durum borçların ve enflasyonun artmasına, yatırımların ise durmasına yol açabilir. Dolar kuru, son günlerde rekor üstüne rekor kırarken, bu durum ekonomiyi tepeden tırnağa etkileyecek. ABD Merkez Bankası’nın faiz artışına yaklaşmasının yanı sıra artan siyasi, ekonomik ve jeopolitik risklerin etkisiyle dolar/TL en son 3.1273 ile yeni tarihi zirvesini gördü. Uzmanlara göre kurdaki artış sürecek. Peki, bu artış sadece dövizi olanları mı etkiliyor? Domino etkisi Türkiye gibi dış finansmana bağımlı ülkeler için doların yükselişi, her vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Çünkü yerel paranın değer yitirmesi ekonomide domino etkisine neden oluyor. Kur yükselince en başta maliyetler arttığı için fiyat artışları beraberinde geliyor. Türkiye’de kurun enflasyona yüzde 15 gibi geçişkenliği var. Kur yüzde 10 değer kazandığında, enflasyon 1.5 puan artıyor. Moody’s Türkiye’nin notunu düşürmesinden bu yana dolar kuru yü

Enflasyon Merkez’in tahminini de aşacak

Merkez Bankası, 2017 enflasyon tahminini yüzde 6.5’e yükseltti. Ekonomistlere göre ise bu tahmin iyimser. Enflasyon 2016 yılında da yüzde 7.5’i aşacak. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, bu yılın son enflasyon raporu toplantısında, enflasyon tahminlerini yılsonu için yüzde 7.5 seviyesinde koruduklarını, 2017 için ise yüzde 6’dan 6.5’e yükselttiklerini açıkladı. Merkez, gıda enflasyonu tahminlerini ise aşağı yönlü güncelledi. Buna göre gıda enflasyonunun bu yılın sonunda yüzde 8’den yüzde 6’ya, 2017 sonunda ise yüzde 8’den 7’ye inmesi bekleniyor. Murat Çetinkaya, gıda enflasyonundaki yavaşlamada turizmdeki gerilemenin, kırmızı et tedbirlerinin ve Rusya’nın etkilerinin hissedildiğini söyledi. Gıda enflasyonundaki yaklaşık bir puanlık aşağı yönlü tahmine rağmen, artan ithalat fiyatları nedeniyle enflasyonda düşüş beklemediklerini belirten Çetinkaya “Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kurundaki oynaklıkları da tahmin yaparken dikkate alıyoruz. Hizmet sektöründe aşamadığ

Şahenk'in hedefi Türk Telekom

OGER Telekom’un, borçlarını ödemekte zorlanması nedeniyle hisselerini satışa çıkarma ihtimali, yatırımcıların gözünü Türk Telekom’a çevirmesine neden oldu. Kulislerde Doğuş Holding’in sahibi Ferit Şahenk’in de Türk Telekom ile ilgilendiği konuşuluyor. Türk Telekom’un büyük ortağı Oger Telekom, borçlarıyla uzun süre gündemi meşgul edeceğe benziyor. Oger’in özelleştirmeyle devraldığı hisseleri teminat göstererek borç aldığı iddia edilirken, ödenmeyen yüksek kredi miktarı hem Türkiye’deki bankaları tehdit ediyor hem de şirketin geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor. Hisseler yerli yabancı yatırımcının ilgisini çekerken, bankalar borçlar için Hazine’nin devreye girmesini istiyor. Peki Türk Telekom bu noktaya nasıl geldi? Petrol fiyatlarındaki düşük seyir Suudi Arabistan ekonomisini vururken, Suudi hükümeti inşaat şirketlerine yaptığı bazı ödemeleri ve teşvikleri durdurdu. Ana faaliyet alanı inşaat olan Saudi Oger de bu nedenle zor duruma düştü. Şahenk ilgileniyor

Kur ateş hattında

Başta Fed’in faiz artışı olmak üzere artan küresel risklere içeride biriken sorunlar eklenince dolar/TL 2.5 ayın zirvesini gördü. Lira en fazla düşen para birimi oldu. Küresel piyasalara merkez bankalarının yön verdiği dönemde, artan iç ve dış riskler Türkiye için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. Dolar/TL dün de 3.0656 ile 25 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in not indiriminden piyasaların ilk etapta çok fazla etkilenmemesi bir iyimserlik yaratmıştı. Ancak aradan geçen zaman diliminde liranın kayıpları daha da arttı. Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına çektiği 23 Eylül’den bu yana dolar/TL yüzde 3.7 yükseldi. Dün ise gün içinde 3.0656’ye kadar çıkan dolar/TL, serbest piyasada 3.0630’dan kapandı. Düşüşte birinci TL, yüzde 1 civarı kayıpla gelişen ülke para birimleri içinde en çok değer yitiren para birimi oldu. Borsa İstanbul da döviz varlığı olan şirketler öncülüğünde 796 pua

OVP’ye göre kişi başı 191 dolar fakirleştik

Orta Vadeli Program’a göre Türkiye bu yıl yüzde 3.2 büyürse kişi başı milli gelir 191 dolar azalarak 9.173 dolara inecek. Hükümet, kuru 2.95’ten hesaplayarak bu düşüşü daha az göstermeye çalışıyor. Orta Vadeli Plan’da (OVP) yapılan değişikliklerle kağıt üzerinde fakirleştik. Dün açıklanan 2016-2019 dönemine ait OVP’de bu yıl için hedeflenen yüzde 3.2 büyüme oranı, kişi başı milli gelir hedefini önceki OVP’ye göre 191 dolar aşağı çekiyor. Hükümet yeni OVP’de 2016 sonu için 9.243 dolarlık kişi başı milli gelir tahmini yapsa da, geçen yılki Orta Vadeli Plan’da yapılan hesaplamalarda kullanılan 2.9986’lık kur üzerinden hesaplandığında, kişi başı milli gelir 9.173 dolara iniyor. Üstelik kur 3.03’ü geçmiş durumda ve yıl sonu beklentileri halen yükseleceği yönünde. Kuru 2.95’ten hesaplayan hükümet, yeni OVP’de dolar bazında milli gelir ve kişi başı milli gelirdeki düşüşü de daha az göstermeye çalışıyor. Yıl başında güncellenen 2016-2018 OVP’de üç ay önceki programa göre

Enerji yatırımına teşvikler yetmedi

Enerji sektöründe verilen teşvikler yerli üretimi artıramadı. İthalat arttı. Yatırım artışı için öngörülebilir politika ortamı şart. Yüksek cari açık vererek büyüyebilen Türkiye'de enerji ithalatı en önemli ekonomik sorunların başında geliyor. Cari açığın önemli bir kısmı enerji sektörü kaynaklı olarak gerçekleşiyor.  Türkiye, bu sorunu gidermek için, enerji ithalatına karşı, kömür ağırlıklı yerli kaynaklara yönelim politikası uygulasa da bu politika ithalat artışının önüne geçemedi. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın (TEPAV) enerji üretim tesisine sahip 70 sektör temsilcisi ile görüşerek hazırladığı Enerji Yatırımları Anketi'ne göre mevcut teşvik mekanizmaları enerji yatırımlarının artmasına yetmiyor. Şirketlerin daha fazla yatırım yapmak için öncelikli olarak, kamu teşvikleri ve politikalarına ilişkin daha öngörülebilir bir yatırım ortamına ihtiyacı var. Kısa vadeli ve sık sık değişikliğe uğrayan politikalar ve özellikle kamu desteği a

Deutsche Bank alarmı

Alman devinin, devam eden fon kaçışıyla piyasa değeri erirken bu durum küresel piyasalarda 'İkinci bir Lehman Brother krizi mi geliyor' endişesi yaratıyor. Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank’ın hisseleri, bankanın bazı hedge fon müşterilerinin banka üzerinden tuttukları pozisyonları kapattıklarını ve nakit paralarını çektiklerini iddia eden haberin ardından rekor seviyede geriledi. Bloomberg News’e göre Deutsche Bank ile çalışan yaklaşık 10 hedge fon finansal risklerini azaltmak için Alman bankasını kısmi olarak bıraktı. Sekiz yıl önce yine bir eylül ayında, Lehman Brothers büyük oranda, panik yaşayan hedge fonların paralarını çekmesine bağlı olarak iflas etmişti. Ekonomistlere göre bazı büyük hedge fonların Deutsche Bank’taki pozisyonlarını kapatacak kadar endişelenmesiyle, iki durum arasındaki paralellik oldukça açık, ancak bu ilişki aynı zamanda yanıltıcı da olabilir. ABD fitili ateşledi ‘Hedge fon’ terimi, genellikle kısa vadeli h