Ana içeriğe atla

Yayınlar

Mayıs, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Haluk Levent: Kamplaşma hepimize zarar veriyor

Müzisyen Haluk Levent , AHBAP ’ın kuruluş hikayesini ve yeni projelerini DW Türkçe’ye anlattı. Levent, AHBAP’ın kuruluş nedenlerinden en önemlisinin toplumsal kamplaşmaya bir son vermek olduğunu vurguluyor. Tam adı Anadolu Halk ve Barış Platformu olan AHBAP, eğitimden sağlığa çevreden, kültür ve sanata pek çok farklı projeyi hayata geçiren bir iyilik hareketi. Söyleşide Türkiye’deki en büyük toplumsal problemin mülteci sorunu olduğunu söyleyen Levent, gençlerin sorunlarının ana ekseninde ise ekonominin yattığına dikkat çekiyor. AHBAP aracılığıyla pek çok sosyal sorumluluk projesine imza atan Levent, cuma günü çıkacak yeni albümünün de heyecanını yaşıyor. “Ben bir müzisyenim ama AHBAP da benim için müzik notası gibi, o da bir şarkı” diyen Levent, ayrıca otizmliler için de ücretsiz bir okul projesi hazırlığında. DW Türkçe - Youtube YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın: https://www.youtube.com/user/pelinunker

Dilovası gerçekten zehirliyor mu?

Kanser raporunu açıkladığı için hakkında soruşturma açılan Yardımcı Doç. Dr. Bülent Şık yarın hakim karşısına çıkıyor. Şık, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen, Kocaeli, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ ve Antalya'daki kanser vakalarının endüstriyel çevre kirliliğiyle bağını ortaya koyan projenin sonuçlarını açıklamıştı. Peki Dilovası gerçekten zehirliyor mu? DW Türkçe ekibi olarak Dilovası sakinlerine ve bölgedeki sağlık uzmanlarına sorduk. DW Türkçe - Yotube DW Türkçe - Web

Emeklilikte yaşa takılanlar Yenikapı'da buluştu

Türkiye'de prim gününü doldurmasına rağmen emekli olamayanlar, mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Yenikapı'da bir araya geldi. Emeklilikte Yaşa Takılanlar denilen mağdurların sayısı 3 milyonu geçiyor. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Emeklilik prim gününü dolduran ancak yaş nedeniyle emekli olamayan binlerce kişi, Yenikapı'da buluştu. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin çağrısıyla, Türkiye'nin dört bir yanından Yenikapı'ya gelen EYT'ler seslerini bir kez daha yetkililere duyurmaya çalıştı. 17 Ağustos 1999 depreminin hemen ardından yapılan sosyal güvenlik reformu, EYT denilen binlerce çalışanın mağduriyetine yol açtı. IMF ile stand-by anlaşması yapan DSP-MHP-ANAP hükümeti tarafından 25 Ağustos 1999'da çıkarılan yasa, bu tarihten önce sigortalı olanlara da uygulandı. Binlerce kişi, işe başladığı tarihe göre tüm şartları yerine getirse de yaşı beklediği için emekli olamadı. 3 milyonu aşkın

Ballıkayalar Tabiat Parkı tehlikede

Kocaeli’nde bulunan Ballıkayalar Tabiat Parkı'nın içinden geçirilmesi planlanan İstanbul-Kocaeli Otoyolu projesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan onay aldı. İstanbul-Kocaeli arasındaki mesafeyi 11 km kısaltması hedeflenen proje hayata geçirilirse 17 bin ağacın kesilmesi söz konusu. 1. derece doğal sit alanı olan ve nesli tükenmekte olan birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Ballıkayalar'ın içinde geçmesi planlanan otoyolu projesi, bu hafta içinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülecek. DW Türkçe - Youtube DW Türkçe - Web

Atatürk Samsun'a çıkalı 100 yıl oldu

19 Mayıs 1919... Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih. Üzerinden tam 100 yıl geçti. DW Türkçe ekibi olarak milli mücadelede 19 Mayıs’ın anlam ve önemini Türkiye’nin önde gelen tarihçileri ve gençlere sorduk. DW Türkçe - Youtube DW Türkçe - Site

Kendi çöpünü gömen Türkiye, denetimsiz ithalata açık

Türkiye, 15 Mayıs Dünya İklim Günü’ne plastik atık ithalatı tartışmalarıyla girdi. Kendi geri dönüşüm alt yapısını kuramayan Türkiye, plastik sektöründeki ihtiyaç için Avrupa ülkelerinden atık ithal ediyor. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Plastik üretimi için yeterli hammadde bulamayan Türkiye, ihtiyacı atık ithalatıyla karşılıyor. Greenpeace’in son raporuna göre Türkiye’nin plastik atık ithalatı iki yılda beşe katlandı. Haber ajansları ise Türkiye’ye, 2018’in ilk çeyreğinde İngiltere’den 27 bin 34 ton, 2018’de de Almanya’dan 50 bin ton plastik atık geldiğini duyurdu. Artan ithalatın çevreye zarar verdiği ve sağlık açısından tehlikelere yol açtığına dair endişeler artıyor. Plastik sanayicileri de ithalatı yasak türlerin binde bir oranda bile olsa Türkiye’ye girdiğini tespit ettiklerini belirtiyor. PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, "Çantacı dediğimiz bir meslek var. Bunlar özellikle bu tür suistimal işlerinin altından çok çıkıyor” diyor. Sanayicile

Taşeron sistem: İş kazalarının gölgesinde Türkiye

Son beş yılda her yıl yaklaşık 2 bin işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. İş kazalarına en çok maruz kalan grup olan taşeron işçiler, inşaat sektörünün karanlık yüzünü DW Türkçe'ye anlattı. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe 1987’den beri her yıl 4-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası, Türkiye’de bu yıl da iş kazalarının gölgesinde geçti. İşçi ölümlerini veriye döken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre son 5 yılda her yıl yaklaşık 2 bin işçi, iş kazalarında yaşamını yitirdi. Kayıt dışı çalışanlar ise bu rakama dahil değil. Yüksekten düşme, en fazla yaşanan iş kazalarından biri. Ezilme, göçük, trafik /servis kazası, kalp krizi, beyin kanaması, elektrik çarpması ve zehirlenme işçi ölümlerinde en fazla karşılaşılan diğer nedenler. İş kazalarında en fazla inşaat, tarım , madencilik sektörleri öne çıkıyor. 15 yaşında inşaatlarda çalışmaya başlayan Selim Ateş de Rize’de bir inşaatın beşinci katından düşmüş. Ateş, üniversite

Türkiye'deki gazetecilere basın kartı dayatması

Tutuklanma ve işsiz kalma risklerini göze alarak çalışan gazetecilerin önündeki bir diğer engel de basın kartları. Dört ayda 682 kart iptal edildi. Basın çalışanları, kartların baskı aracı yapıldığı görüşünde. Pelin Ünker © Deutsche Welle Türkçe Basın kartı ya da daha bilinen bir ifadeyle sarı basın kartı, Türkiye'de belli koşulları taşıyan basın üyelerine devletçe verilen, gazetecilere birtakım kolaylıklar sağlayan bir kimlik kartı. Gazetecilerin, Cumhurbaşkanlığı, TBMM veya akreditasyon gerektiren resmi kurumların toplantılarına katılabilmesi, sarı basın kartlarının olmasına bağlı. Diğer yandan sokakta, adliyede ya da akreditasyon gerektirmeyen kurumlar için böyle bir zorunluluk yok. Son yıllarda bürokrasinin söylemleri nedeniyle gazetecilik tamamen basın kartına endekslendi.Basın kartının gazeteciliğin göstergesi olduğu algısı oluşmuş durumda. Basın kartı edinmek ise zorlaştırıldı. Öyle ki bu kartı edinebilmek için basın yayın sektöründe çalışıyor olmak yeterli