Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İpek Koza'ya havuzdan müdür

Grubun 22 şirketine yaklaşık 100 kişi atandı. Bu kişilere grubun kasasından aylık 10 bin lira maaş bağlanacak. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi ile İpek Koza Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasına karar verildi ve 22 şirkete el konuldu. TMSF grubun başına Ümit Önal’ı atadı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Ekim’de Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurarak Koza İpek Holding ve şirketlerine kayyum atanması istendi. Savcılığın talep yazısında, “Şüpheli Hamdi Akın İpek’in yönetici ve ortağı olduğu şirketler aracılığı ile FETÖ tarafından toplanan himmet paralarını, yasal faaliyetlerden elde edilmiş gibi göstererek akladığı, örgüte finansal kaynak sağladığı, eğitim kurumları aracılığı ile FETÖ’ye eleman kazandırdığı, medya organları aracılığıyla örgüt mensuplarını suçtan kurtarmaya çalıştığının anlaşıldığı” öne sürüldü. 5. Sulh Ceza Hâkimi Yunus Süer, talebi kabul ederek Koza İpek Holding ve 21 şirketine kayyım atanmasına hükm

Piyasa Notları : Beton ekonomisi

AKP seçim çalışmalarında verimli üretimi vaat etse de son 13 yıllık iktidarında imalat ve tarımın GSYH’deki payı azalırken inşaat ve gayrimenkul tarımı üçe katladı. Piyasaların en güven güvendiği isim Ali Babacan başta olmak üzere AKP yetkilileri, büyümenin sağlıklı bir yapıya dönüştürülmesi için adım atacaklarını ifade ederken, veriler büyümedeki çarpık yapının mimarının 13 yıl boyunca yürüttüğü politikalarla AKP’nin kendisi olduğunu gösteriyor.   AKP’nin seçim beyannamesine göre, yurtiçi tasarrufların artırılması ve daha üretken alanlara yönlendirilmesi, özel sektör yatırımlarının artırılması yoluyla imalat sanayinin gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki payının yükseltilmesi ve iş gücü verimliliğinin geliştirilmesi suretiyle istikrarlı büyüme devam ettirilecek. Yolun sonuna gelindi Ancak AKP iktidarlarında GSYH’nin yüksek oranda arttığı dönemler de dahil imalat sanayii ve tarımın payı düşerken, büyümenin asıl kaynağı inşaat ve inşaa

Refah da barış da gelecek

HDP'li Temelli, AKP'nin halkı yoksullaştıran ekonomi modelinin devam etmesi halinde bunun Türkiye' de çok büyük sorunlara, yarılmalara ve parçalanmalara neden olacağını söyledi. Temelli "Savaş Türkiye'nin en yoksul bölgesinde. Kalıcı barış için refah artmalı" dedi. HDP İstanbul Milletvekili Sezai Temelli 'ye göre AKP'nin büyüme modeli bilimsel anlamda hiçbir karşılığı bulunmayan, ekonomide yapısal sorunları çözmeye yönelik olmayan ve ekolojik olarak da yıkım olan projeler üzerine kurulu. Üçüncü Havalimanı projesi de bunun en önemli örneklerinden biri. Diğer yandan toplumsal refah azalırken yoksul halk borçlandırılarak ve hayırsever politikalarla ekonomiye eklemleniyor. Ekonomideki yapısal sorunların temel nedeninin de bu anlayış olduğuna vurgu yapan Temelli, AKP'nin büyüme modelinin artık sonuna gelindiğine dikkat çekiyor. Soma katliamının ardında da insana değer vermeyen siyaset ve ekonomi anlayışının olduğunu söyleyen Temell

Havuzcunun eli halkın cebinde

Hazine’nin eski müsteşarı Eğilmez, “Kamu bankaları işin içinde olunca Hazine garantisi sağlanmış olur. Örneğin Ziraat Bankası zarar ettiğinde Hazine devreye girecektir” dedi. İhale süreci başladığından beri kamuoyunun gündeminden düşmeyen 3. havalimanı projesi finansmanı imza töreninde, projenin Hazine desteği olmadan gerçekleştirileceğine vurgu yapıldı. Ancak projenin ilk aşaması için toplam 4.5 milyar Avro’luk finansmanın 3.5 milyar Avro’sunun kamu bankalarından sağlanması Hazine desteğine işaret ediyor. Çırağan Sarayı’nda düzenlenen imza törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Finansbank, ve Denizbank üst yöneticileriyle, ihaleyi kazanan Cengiz- Mapa-Limak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu’nca kurulan İGA yetkilileriyle, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, AKP milletvekili Berat Albayrak, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberl

Piyasa Notları: Enflasyon tahmini bahane faiz yükseltmemek şahane

Bu hafta çarşamba günü yine gözler Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantısında olacak. Uluslararası kuruluşlar ve analistler yükselen enflasyona karşı Merkez’in faiz artırımına gitmesi gerektiği konusunda uyarıyor.  Yüksek enflasyonun vatandaşa düşük gelir ve işsizlik olarak döneceği biliniyor. Ancak iki ay önce faiz adımı atmak için ABD Merkez Bankası’nı izleyeceğini belirten bankanın, Fed’in faiz artırmayacağı beklentileriyle kur ve faizlerde son dönemde yaşanan gerilemeyi de göz önüne alarak faizleri yükseltmesi beklenmiyor. Kanunla belirlenmiş Merkez Bankası Kanunu’nda bankanın temel görevi ‘fiyat istikrarını sağlamak’ olarak belirlenmiş. Enflasyon hedefleri ise hükümetle birlikte üçer yıllık dönemler halinde belirleniyor. Diğer yandan enflasyon beklentileri, geleceğe yönelik politikaların şekillendirilmesinde kullanılıyor. Yani Merkez Bankası enflasyon beklentilerine göre adım atmak zorunda. Burada da amaç enflasyon hedefine yaklaşmak

10 yıllık hedef bile OECD’ye yetişemedi

Kadınların iş gücüne katılımında AKP’nin 2023 hedeflerinin bile OECD ortalamasının altında olduğunu belirten Nur Ger, hükümetin konuya kararlılıkla eğilmediğini söyledi Türkiye toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde 2014 verilerine göre 142 ülke arasında 125. sırada yer alıyor. 2013’te 136 ülke arasında 120’inci, 2012’de ise 135 ülke arasında 124. sıradaydı. Ekonomi büyüse de büyümese de kadın-erkek eşitsizliğini azaltmakta etkili olunamıyor. TÜSİAD Kadın-Erkek Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Nur Ger’e göre bunun nedeni hükümetin konuya sahip çıkmaması. Hükümetin 2023 hedeflerinin bile yüzde 50 olan OECD ortalamasının altında olduğuna dikkat çeken Ger, ekonomi için bu konunun enflasyonun düşürülmesi kadar önemli olduğunu söylüyor. Japonya Başbakanı Abe’nin “Ben 10 yıl içinde bu toplumda kadınların hepsini farklı bir yere getirmeye adandım. Çünkü başka türlü 10. ekonomi olamam” sözlerine dikkat çekiyor. Nur Ger’in sahibi olduğu SUTEKS, BM Kadını Güçlendirme İlkeleri Sözleşmesin

Dr. Kıyamet: Yerli otomobil projesi Türkiye için gereksiz

Yatırım uzmanı Faber, ‘yerli oto’ projesinin ekonomi için gereksiz olduğunu söyledi. Faber’e göre Türkiye, liranın düşüşüne karşı adım atmıyor. Bu yüzden en kırılgan ülkelerden biri. Uluslararası finans piyasalarında “Dr. Kıyamet” olarak tanınan ünlü yatırım uzmanı Mark Faber, çok tartışılan yerli oto projesinin Türkiye ekonomisine bir faydasının olmayacağını söyledi. Sermaye Piyasaları Kongresi’nde bir konferans vermek için İstanbul’a gelen Faber gazetemizin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin uluslararası yatırımları çekecek hiçbir şey yapmadığını söyleyen Faber “Bu şartlarda neden Türkiye’ye gelsinler ki” dedi. Türkiye ekonomisindeki risklerden yerli otoya, Fed’den IŞİD tehdidine kadar pek çok konuyu değerlendiren Faber’in yorumları şöyle: Yatırımcı güvensiz - Türkiye ekonomisinin kırılgan olduğunu düşünüyor musunuz, neden? Türkiye elbette en kırılgan ülkelerden biri. Türk Lirası Brezilya Reali’nden sonra en fazla değer yitiren para