Ana içeriğe atla

Yayınlar

Şubat, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Piyasa Notları: Borsanın galibi Kartal

Sezonun en önemli maçı Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi için nefesler tutulurken, borsanın galibi şimdiden belli. Sezon başından beri Beşiktaş hisseleri yüzde 141 yükselirken, Fenerbahçe’de yükseliş yüzde 16’da kaldı. Yeşil sahalardaki ezeli rekabet borsaya da yansıyor. Spor kulübü hisseleri son dönemde zirve üste zirve yapıyor. Aldığı başarılı sonuçların ardından ligde yeniden liderliğe yükselen Beşiktaş’ın borsadaki hisseleri de son bir yılda neredeyse ikiye katlandı. Bir maç eksiğiyle Fenerbahçe’nin 1 puan üzerinde liderlik koltuğunda oturan Beşiktaş, borsada da rakiplerini geride bıraktı. Sezonun başladığı 15 Ağustos’tan bu yana Beşiktaş hisseleri yüzde 141 yükselirken, bu akşam karşı karşıya geleceği ezeli rakibi Fenerbahçe’nin hisselerindeki yükseliş yüzde 16’da kaldı. Buna göre Beşiktaş hisselerindeki yükseliş Fenerbahçe’yi neredeyse 9’a katladı. Aynı dönemde Trabzon hisseleri yüzde 42.5 değer kazanırken Galatasaray yüzde 24 düşüşle borsada en çok para kaybett

Fatura ağır olur

Ekonomist Murat Üçer: Merkez 2015’te büyümeyi destekledi. Enflasyon katılaştı. Bu çok hayırlı bir gelişme değil. Türkiye bir yılı daha kurtarsa da kırılganlıklar azaltılmazsa 2017’de fatura ağır olur. Global Source Partners ve Koç Üniversitesi Danışmanı Ekonomist Murat Üçer, Türkiye’de büyümenin geçen yıl devlet harcamaları ve tüketim kaynaklı olduğunu, Merkez Bankası’nın da ayrıca enflasyonu kontrol etmek yerine para politikasıyla büyümeyi desteklediğini söyledi. Bunun çok hayırlı bir gelişme olmadığını vurgulayan Üçer, “Tüm cephanemizi kullanmışız. Yeniden 2015 yaşanmaz. Türkiye bir yılı daha kurtardı gözüküyor ama 2016’da en fazla 2.5-3 büyüme olur. Mali kırılganlıklarımızı azaltmazsak 2017’de bunun faturası çok ağır olur” dedi.   Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ile Dünya Bankası, Dünya Bankasının hazırladığı “Küresel Ekonomik Beklentiler 2016: Zayıf Büyüme Döneminde Yayılma Etkisi” raporu dün düzenlenen toplantıda

Turizm batığa saplandı

Hükümetin destek paketi açıkladığı turizmde batık krediler son 12 ayda yüzde 35 artışla 1.64 milyar liraya çıkarken, artan Rusya etkisiyle bu rakamın büyümesi öngörülüyor. Turizm sektöründe son 12 ayda 1273 şirket kapandı.   Rusya ile yaşanan gerilim ve artan terör endişeleriyle zor günler yaşayan turizm sektöründe, tasfiye edilen alacaklar, Aralık 2015 itibarıyla 1 milyar 636 milyon 250 bin liraya yükseldi. Bu rakam sektörün aldığı toplam kredinin yüzde 3.2’sini oluştursa da uzmanlara göre sektörde batık kredi oranı artacak. Yılda 4 milyondan fazla turistin geldiği Rusya pazarının kapanması, sektördeki krizi iyice derinleştirdi. Avrupa’dan da güvenlik gerekçesiyle rezervasyon iptallerinin artması, turizmciyi iflasın eşiğine getirdi. Rusya krizinin etkilerinin yılın ilk aylarında etkisini artırdığına ve bu rakamların henüz açıklanmadığına dikkat çeken uzmanlar, hükümetin sektör borçlarının yapılandırması kararını da buna bağlıyor. Bankacılar önümüzdeki 1-2 yılın

Güvende Deprem

Seçim sonrasında tüketici güveninde görülen toparlanma kısa sürdü. Son üç ayda güven yüzde 14 düşerken bunda artan jeopolitik riskler, güvenlik endişeleri ve Başkanlık tartışmaları etkili Tüketici güven endeksi giderek artan jeopolitik riskler nedeniyle şubatta yüzde 7’lik sert bir düşüş kaydetti. Son iki yıldır dört seçim geçiren Türkiye’de siyasi belirsizlik ortamı tüketici güveninin erimesine yol açarken güven, kasım seçimleriyle birlikte az da olsa toparlanmıştı. Son üç aydır ise tablo tersine döndü. Artan jeopolitik riskler, güvenlik endişeleri ve yeniden alevlenen Başkanlık tartışmaları nedeniyle yeniden düşüşe geçti. Erken seçimle çöktü Tüketici güven endeksinde son aylarda görülen düşüş eğilimi giderek artan jeopolitik riskler nedeniyle şubat ayında da sürdü. Endeks şubatta 66.66 değerine geriledi. Buna göre son üçda yüzde 14 geriledi. Tüketici güveni seçimlerin ardından politik belirsizliğin azalmasıyla kasımda bir önceki aya göre yüzde 22.9 artı

Piyasa Notları: Patlamaya hazır bomba

Başkanlık referandumu veya olası bir erken seçim siyasi tansiyonun hızla artabileceğine işaret ederken, sürecin Fed ile birleşecek olması fırtınanın habercisi. Türkiye piyasalarında son dönemde ABD Merkez Bankası (Fed) ile ilgili gelişmeler takip edilirken içeride riskler birikiyor. Anayasa Mutabakat Komisyonu’nun çalışmalarına başlaması ile birlikte artan başkanlık tartışmaları, siyasi risklerin en erken yılın ikinci yarısına kadar süreceğini gösterirken süreç 2017’de gerçekleştirilebilecek başkanlık odaklı yeni bir erken seçime kadar uzayabilir. Bu durumda kaçınılmaz olan “yeni belirsizlik dönemi” Fed’in üçüncü kez faiz artırması beklenen yılın son çeyreğinde küresel baskının da etkisiyle risklerin tavan yapmasına neden olacak. Çatışma ortamı Son iki yıldır dört seçim geçiren Türkiye’nin yeniden seçime hazırlanmasının ekonomiye darbe vurması ise şaşırtıcı olmayacak. Geçen dönemde siyasi belirsizlik ortamının en önemli sonucu yapısal reformlarda kendini göstermişti.

Kara para rekoru

Kara parada 12’nciliğe yükselen Türkiye’de, 17-25 Aralık yolsuzluk skandalının yaşandığı 2013’te yasadışı ticaret 154.3 milyar dolara çıktı. Yolsuzluğa karşı uluslararası duyarlılığı artırmaya yönelik çalışmalar yapan ABD’li Global Financial Integrity’nin (Küresel Finansal Dürüstlük Örgütü - GFI) Aralık 2015’te yayımlanan “Gelişen Ülkelerden Yasadışı Sermaye Akımları” raporuna göre, 2004-2013 arasındaki 10 yıllık süreçte Türkiye’den 154 milyar 508 milyon dolar yasa dışı yollarla yurtdışına çıkarılarak aklandı. Aklanan kara para miktarı da yıllık ortalama 15 milyar 450 milyon dolara ulaştı. 12. sıraya çıktı Rapora göre Türkiye, kara para aklamada 149 ülke arasında 12. sırada yer aldı. Yolsuzluk ve rüşvet skandallarıyla sarsılan Türkiye de kara para aklama konusunda pek çok dünya ülkesini geride bıraktı. Ukrayna, Irak, Bengladeş, Katar, Mısır, Venezüella sıralamada Türkiye’nin altında yer alıyor. 2003-2012 yıllarını kapsayan geçen yılki raporda Türkiye kara para aklamada