Ana içeriğe atla

Zorunlu BES’in gerekçesi çöktü

TÜİK güncellemesiyle 2015 tasarruf oranı kâğıt üzerinde yüzde 9.17 artarak Japonya seviyesine çıkarken zorunlu BES’in gerekçesi de ortadan kalktı.


Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) güncellemesiyle birlikte 2015 tasarruf oranı yüzde 15.63’ten yüzde 24.8’e yükselirken, Türkiye tasarruf oranında neredeyse Almanya’ya yetişti. Oysa zorunlu BES uygulamasının gerekçesi tasarruf oranının düşük olmasıydı. Buna göre Ağustos 2016’da kabul edilen ve 1 Ocak 2017’den itibaren yürürlüğe girecek olan Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) temel gerekçesi de çöktü. DİSK-AR, TÜİK verilerine göre Türkiye’nin düşük gelir seviyesine rağmen yüksek tasarruf eden bir ülke durumunda olduğunu belirterek, bu nedenle ‘zorunlu BES’ uygulaması için kullanılan gerekçenin ortadan kalktığını vurguladı. Hükümet tarafından TBMM’ye sunulan Zorunlu BES Yasa Tasarısı’nın genel gerekçesinde Türkiye’de brüt tasarruf oranlarının diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında çok düşük olduğu ve Zorunlu BES uygulamasının yurtiçi tasarruf oranlarını özendirmeyi amaçladığı vurgulanmıştı.

Şimşek 13.5 demişti
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de 7 Aralık 2016 tarihinde yaptığı açıklamada, “Tasarruf meselesi aslında Türkiye’nin en büyük sıkıntılarının başında geliyor. Türkiye’nin bu sene tasarruf oranı yüzde 13.5 olacak gibi görünüyor. Bizim yatırıma ihtiyacımız var. Bu yatırımları da iç tasarruflarla finanse etmemiz lazım. Fakat gelin görün ki, bizim vatandaşımız arzulanan düzeyde kenara para koymuyor” demişti.


Dayanağı kalmadı
DİSK-AR yaptığı açıklamada, TÜİK verileriyle Türkiye’deki tasarruf oranlarının dünya ortalamasına uygun, Avrupa Birliği ülkelerinden de daha yüksek olduğunun ortaya çıktığına işaret ederek “TÜİK verilerinden sonra ücretlerde yeni bir azalmaya yol açacak zorunlu bir tasarruf yönteminin gereksiz olduğu, dayanağı olmadığı anlaşılmaktadır. Gerekçesi çöken Zorunlu BES’in derhal iptal edilmesi gerekir” diye konuştu.

KÂĞIT ÜZERİNDE JAPONYA KADAR
BES’in gerekçesinde yer alan ve IMF’nin Nisan 2016 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndan alınan verilere göre Türkiye’de brüt tasarrufların gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı 2010’da yüzde 13.43, 2011’de yüzde 13.95, 2012’de yüzde 14.05, 2013’te yüzde 12.91, 2014’te yüzde 14.75 ve 2015’te yüzde 15.63 idi. TÜİK tarafından 12 Aralık 2016 tarihinde açıklanan Kurumsal Sektör Hesapları 2009-2015 araştırmasında ise tasarruf oranı, 2010 için yüzde 21.3, 2011 için yüzde 22.5, 2012 için yüzde 22.8, 2013 için yüzde 23.2, 2014 için yüzde 24.4 ve 2015 için yüzde 24.8 olarak güncellendi. Buna göre tasarruf oranları kâğıt üzerinde en az yüzde 8 yükseltildi. Yine yapılan güncellemeyle Türkiye, tasarruf oranıyla gelişmiş ülkeleri ve AB’yi geride bıraktı, dünya ortalamasına ise yaklaştı. IMF’nin raporuna göre 2015 tasarruf oranında dünya ortalaması yüzde 25.63. Japonya’da oran yüzde 25.33, ABD’de yüzde 18.73, Fransa’da 21.35, İtalya’da 18.91, Meksika’da 19.89, gelişmiş ülkelerde 21.89, AB’de ise 21.68 seviyesinde.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/648928/Zorunlu_BES_in_gerekcesi_coktu.html




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre