Ana içeriğe atla

Suriyelinin 'çadır' sefaleti

Gezici outlet merkezi Çadır Turnesi’nin görünmeyen yüzü göçün acı gerçeğini ortaya koyuyor. Suriyeliler 8 aydır maaş almadan sefalet şartlarında çalıştırılıyor.


Türkiye Çadır Turnesi’ni ünlü markaları daha ucuza almayı kolaylaştıran parlak bir girişim fikri olarak tanıdı. Ancak madalyonun diğer yüzü hiç de parlak değil. Bu markalar tüketiciye Suriyeli göçmen işçilerin ucuz emek gücüyle ulaşıyor. İşçiler karın tokluğuna çalıştırılıp maaşları bile ödenmezken hem alacaklı hem de çaresizler.

Bundan birkaç yıl önce orta sınıfa mensup marka meraklılarını hedefine alan şirketler seri sonu orjinal ürünlerini çadırlarda satmaya başlamıştı. Çadır Turnesi ise ünlü markalarla anlaşıp gezici bir outlet merkezi kurarak bu fikri geliştirdi. Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Çadır Turnesi’nin misyonunu “herkesin iyi giyinme hakkına sahip çıkmak” olarak açıklamıştı.

Yenikapı’da ev
Rafez Tekstil’e bağlı olarak kurulan şirket birçok markaya yurtdışından aksesuar getiriyor. Çadırda sattığı markalardan ücret almak yerine seri soru ürünlerini alıyor. Markalar stoklarını eritirken Çadır Turnesi de alacaklarını kâra çeviriyor. İnci, Barbour, Fabrika, Monica Ricci, Altın Yıldız, T.box, Silk&Cashmere gibi dünyaca ünlü markalar ucuza satıldığından tüketicinin de akınına uğruyor. Yani bir kazan- kazan ilişkisi. Ancak burada tek kazanamayan işçiler.

Çadır Turnesi’nin çalıştırdığı Suriyelilerin maaşını yaklaşık 8 aydır ödemediği iddia ediliyor. Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre, Suriyeliler bir buçuk yıldır bu şirkette çalışıyor. Başta 60 Suriyeli çalıştıran şirkette önce 30, şu anda ise sadece 17 Suriyeli kaldı. Bunun nedeni sefalet düzeyindeki çalışma şartları.

Şirket yönetimi işçilere Yenikapı’da yer kiraladı. İşçiler pansiyon olarak kullanılan bu evde kalıyor. Bunun dışında yemek veriliyor. Ancak maaşlardan sekiz aydır haber yok.

441 TL fazla geldi
Çadır Turnesi’ndeki çalışma şartları Suriyeli göçmenlerin neden Türkiye’de kalmayıp Avrupa’ya kaçmaya çalıştıklarının da cevabını veriyor. Şirketten ayrılanların çoğu şu an Avrupa’da. Kalanlar ise çaresiz oldukları için korkuyor. Şirket yetkililerinin maaşını isteyen bir işçiyi darp ettiği ve parmaklarını kırdığı söyleniyor. Bu işçi daha sonra Avrupa’ya göçtü.

Yine aynı kaynaklar, Çadır Turnesi’nde çalışmaya devam eden 17 Suriyelinin 60 bin TL alacağı olduğunu söyledi. Bu hesaba göre 17 işçi aylık 441 TL gibi düşük bir ücrete çalıştırılırken bu maaşı bile alamıyorlar.

Bunun yanında 6 bin metrelik çadırda her seferinde 100 bin TL’lik satış yapılıyor. Yine kaynakların verdiği bilgilere göre şirketin bazı depoları kapatılmış. Depolar gizlice başka noktalara taşınmış. Bu da şirketle ilgili yeterli denetim yapılıp yapılmadığına dair soru işaretlerini artırıyor.




 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre