Ana içeriğe atla

4.6 faiz gerçekçi değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan faizlerin inmesi gerektiğini söylerken ekonomistler Fed’in faizleri artırdığı ve yüksek enflasyon dikkate alındığında bunun gerçek dışı olduğunu belirtiyor.


Türkiye gündeminde adeta bir ‘arkası yarın’a dönüşen faiz tartışmaları seçimlerden sonra yeniden hız kazandı. Seçim sonrası ilk faiz eleştirisini iş dünyasının da yer aldığı G20 Liderler Zirvesi’nde yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki akşam da bir televizyon kanalında faizle ilgili açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’nde iş dünyasının yer aldığı İş 20 ve Emek 20 oturumunda yaptığı konuşmada “Türkiye’de faiz oranları mesela yüksektir, ama Batı’da bizim gibi değil düşüktür. E soruyorum şimdi bu faiz oranlarıyla yatırım olur mu” demişti.

Enflasyon yükselecek
Önceki akşam ise ATV/A Haber yayınında soruları yanıtlayan Erdoğan, finans sektörüne seslendi. Erdoğan, “Ey finans sektörü bu yüksek faizlerle kimse bu ülkede yatırıma girmez. Siz para üzerinden para kazanıyorsunuz. Dolayısıyla yatırımcı da yüzde 15, 16, 17 faizlerle yatırım yapamaz. Biz yüzde 63 ile almıştık faizi, yönetimin borçlanma faizini, yüzde 4.6’ya kadar düşürmüştük” dedi ve ekledi: “Ama şimdi bugün piyasa faizi yüzde 10.6. Şimdi bunu bizim çok daha iyi noktaya taşımamız lazım. Tek haneli rakama bu işi indirmemiz lazım. Ama iyice indirmemiz lazım, nasıl yüzde 4.6 biz taban yaptıysak, oraya doğru tekrar inmemiz lazım. O zaman göreceksiniz yeni yatırımcılar ortaya çıkacak.”

Ancak ekonomistlere göre küresel likidite şartları ve yüksek enflasyon nedeniyle faizin tek haneli rakamlara inmesi gerçekçi değil. Diğer yandan yatırımcılar da Türkiye’ye gelirken sadece faiz oranlarını değil siyasi belirsizlikler, hukukun üstünlüğü ve kurumların bağımsızlığı konularını da dikkate alıyorlar.

Ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada, şu değerlendirmeyi yaptı: “Düşük faizler en son Mayıs 2013’ten önce görüldü. Ancak bu dönemde dünyada likidite şartları iyiydi, uzun vadeli faizler düşüktü. Tahvil alımları faizleri aşağı doğru çekti. O dönemde faizler yüzde 5-6’ya inmişti. Ancak bugünkü şartlara bu uymuyor. Merkez Bankası ile ilgili bir şey değil bu. Merkez’in faizleri indirdiği dönem de oldu. Aradaki makas değişmedi. Şu an artırım ihtimali de var çünkü Türkiye’de bir enflasyon gerçeği var. Enflasyon son ay biraz gerilese de yüzde 8’in üzerinde ve baz etkisiyle kış aylarında tekrar yükselmesi bekleniyor. Bir de asgari ücret etkisi olacak. Bu nedenle piyasalar enflasyonun yüzde 7-8 aralığında gideceğini bildiği için faizin onun altında olması zor. Gerçekçi değil. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) da faizleri artıracağı da düşünülürse bu çok zor.”

Siyasiler etkiliyor
Siyasiler faiz konusunda konuştukça piyasaların olumsuz etkilendiğini vurgulayan Bürümcekçi, “Merkez Bankası rahat hareket edemez algısı oluşuyor. Geçmiş dönemde faiz indirimi tartışmalarında piyasa faizlerinin daha çok yükseldiğini gördük” uyarısında bulundu.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre