Ana içeriğe atla

Doları tutabilene aşk olsun



Her gün rekor üstüne rekor kıran dolar dün de 2.6993 ile yeni zirvesine oturdu. Dolardaki yükselişte ABD’de faizlerin yükseleceği beklentisinin yanı sıra seçimle artan siyasi gerginlikler etkili.







ABD’den gelen olumlu veriler Merkez Bankası Fed’in yıl içinde faizleri artıracağı beklentisini her geçen gün yükseltirken, Türkiye ekonomisindeki yavaşlama sinyalleri, seçim öncesi artan siyasi gerginlikler ve ekonomi yönetimine ilişkin belirsizlikler nedeniyle TL ağır darbe alıyor. Dolar/TL dün de 2.6873’e çıkarak yeniden rekor kırdı.


Burganbank Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erten: Merkez, bu yıl faizi indiremez



Liradaki keskin düşüş nedeniyle faiz indirimi tartışmaları da yerini ‘faizleri yükseltmenin zamanı geldi mi?’ sorusunda bıraktı. TL’nin değer kaybına geçecek tek takozun faizlerin yükseltilmesi olduğunu belirten piyasa uzmanları, Merkez’den böyle bir müdahale beklemediklerini ve dolar/TL’deki yükselişin süreceğini düşünüyor. Bankacılar TL’deki seyrin seçim riskini ve seçim sonrası Türkiye’nin uzun vadeli ekonomi politikalarının ekseni üzerindeki soru işaretlerininin TL’deki değer kaybında etkili olduğunu belirtildi.


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası’nı sert eleştirmesiyle başlayan süreç ve ekonomi yönetimine ilişkin belirsizlik TL’yi baskılayan iç unsurlar olurken dolardaki küresel değer kazancı ana dış belirleyici oldu. Fiyatlar, dört aydır süregelen düşüşün ardından martta yüzde 0.2 artarak tekrar yükselişe geçti.


3. kaybeden TL

TL son 3 aydır benzer para birimlerinden daha kötü bir performans gösterirken, dün de yüzde 1’e yakın değer yitirdi. TL, bu oranla Macaristan Forinti ve Güney Afrika Randı’ndan sonra gelişen ülke para birimleri içinde en fazla kaybeden üçüncü para birimi oldu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise rekor üstüne rekon kıran kurla ilgili, bu artışı ihracatçının en kısa zamanda fırsata dönüştüreceğine inandığını söyledi.



Kuru indirecek tek şey faiz artışı

Liradaki değer kaybının süreceğini savunan Gürses’e göre, kuru durduracak tek takoz faiz.

Ekonomist Uğur Gürses, Merkez Bankası faizleri yükseltmediği sürece TL’deki değer kaybının önüne geçilemeyeceğini söyledi. Merkez Bankası’nın döviz satmaya eğilimli olmadığını, TL faizi yükseltmediği için döviz satış ihalelerini de artıramadığını söyleyen Gürses, Merkez’in dün yaptığı sözlü müdahale ile ilgili şunları söyledi: “Parametresi belli olmayan bir müdahalenin anlamı yok. TL üzerindeki değer kaybı devam edecek. TL faizleri yukarı çıkarılmadığı sürece liradaki değer kaybı devam edecek. Değer kaybının önüne geçecek tek takoz, faizlerin yükseltimesi. Kur üzerindeki baskı döviz faizlerinin yüksek olmasından, döviz likiditesinin azlığından değil; TL faizlerinin yukarı çekilmemesinden kaynaklanıyor.

Uğur Gürses, dolardaki yükselişin iki nedeni olduğunu belirterek “Bunlardan birincisi yurtdışındaki konjonktür. Doların yükselme potansiyeli yüksek. Hem de politik gelişmeler yatırımcıyı tedirgin ediyor."


Yatırımcı kaçıyor

"Ne yaparsak yapalım piyasaları etkilemiyor havası vardı ama artık görülüyor ki etkiliyor” dedi. Yatırımcının Türkiye’den uzak durduğunu vurgulayan Gürses, diğer gelişmekte olan ekonomilere göre Türkiye ile ilgili kaygının daha yüksek olduğunu söyledi. Türkiye’de ‘politik gürültü’nün yatırımcıyı olumsuz etkilediğini belirten Gürses, TL’den kaçma eğiliminin olduğunu belirtti.


Sözlü müdahale

Dolar/TL’deki artışın önüne geçmek isteyen Merkez Bankası’ndan (TCMB) dün sözlü müdahale geldi. Merkez, 22 Nisan’da yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında, döviz depo piyasası faizlerinde ölçülü bir indirimin ve TL zorunlu karşılık (ZK) oranlarına ödenen kısmi faiz oranlarında ölçülü bir artışın gündeme alınacağını açıkladı. Toplantıda gerekli görülmesi halinde finansal piyasalardaki istikrarı destekleyici ilave tedbirler de alınabileceği belirtildi.

Bankacılar, 10 Nisan itibarıyla bankacılık sektörünün TCMB nezdinde yaklaşık 10.3 milyar TL’lik TL ZK tuttuğunu belirttiler. TCMB’nin Mart 2015 itibarıyla kamu enerji şirketlerine yapılanlar dahil bu yılki net döviz satışı 7.2 milyar dolar oldu.


                                                                            
Artışın ana nedeni kırılganlık

Bilkent Üniversitesi’nden gazetemiz yazarı Prof. Erinç Yeldan ise kurdaki yükselişin esas nedeninin Türkiye ekonomisindeki yapısal kırılganlıklar olduğunu söyledi. Yeldan, dolarda yurtdışındaki olumlu-olumsuz haberlere bağlı olarak inişli çıkışlı sürecin devam edeceğini ancak ana eğilimin dövizin pahalanması şeklinde olacağını belirtti.

İhracat artışı hayal

Yeldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘kurdaki gelişmelerin ihracatçılar için fırsat oluşturacağı’ sözleriyle ilgili “Türkiye, iç tüketimin baskılandığı bir ortamda devalüasyon yoluyla ihracat artışı hedefliyorsa kalıcı bir artış yakalaması, dünya pazarında söz sahibi olması mümkün değil” diye konuştu.










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre