Ana içeriğe atla

Kayyum iflasa sürüklüyor


Euler Hermes Genel Müdürü Özüner, ABD’de kayyumların kreditörlerle iş birliği yaparak şirketleri kurtardığını, Türkiye’de ise kayyumun iflastan önceki durak olduğunu söyledi. Özüner’e göre Türkiye 2017’de kelepir şirket pazarına dönecek. 



Türkiye’de iflas eden şirket sayısı bu yıl 17 bini geçecek. Alacak sigortası şirketi Euler Hermes’e göre sıcak paranın kaçışı, düşen emtia fiyatları, yavaşlayan büyüme gibi nedenlerle reel sektörde kurumsal şirket iflasları alarm veriyor. Euler Hermes Sigorta Genel Müdürü Özlem Özüner, 2015 sonunda duyurdukları iflaslarda ‘yüzde 6 artış’ beklentisini ‘yüzde 15 artış’a revize edeceklerini söyledi. İflasların en fazla görüleceği sektörler ise gıda, demir çelik ve kimya.
Uludağ Zirvesi sırasında gazetemizin sorularını yanıtlayan Özlem Özüner, “İflaslarda bu yıl yüzde 6 artış bekliyorduk. Bunu revize ediyoruz ve yüzde 15’e çıkaracağız. Çünkü kasım, aralık, ocak ayları çok kötü geçti. Yıl sonu beklentimiz 16 bindi. Yüzde 15 artışla bu rakam 17 bin 265’e çıkıyor” dedi.

Sistem sorunlu
Türkiye’nin 2008 krizinin ileriye dönük sarsıntısını yaşadığını dile getiren Özüner, iflas erteleme sürecinin bazı ülkelerde çok iyi yönetildiğini, Türkiye’de ise yönetilemediğini söyledi.
Özüner, şöyle devam etti: “Amerika’da çok doğru bir sistem var. 2008 krizinde global otomotiv firmaları bile iflas ertelemeye girdi. Sistem şöyle yürüyor. Bilirkişi orada sektörel bilirkişi. Dolayısıyla otomotiv sektörüyse iflas ertelemeye giren onun kayyumu otomotiv sektörünü bilen adam. İlk gün kreditörleri çağırıyor, bizi, bankaları... Diyor ki biz korumaya giriyoruz ama nasıl destekleyeceksiniz? Bir finansal plan yapılacak. Sonra ikinci bir kreditör grubu çağırıyor. Diyor ki siz de fonlayacaksınız. Ve yeni fonlayacaklar iflas ertelemeden sonra alacaklı olarak birinci sıraya çıkıyorlar. Bu o kadar sağlıklı bir şey ki firmayı yeniden harekete geçiriyorsunuz. Bize diyor ki yeni tedarik limiti verin. Çünkü firmaya suni tenefüs yapmamız lazım. Böylece firmalar bir buçuk iki senede o finansal planlarını kreditörlerle paylaşıyorlar, üç ayda bir rapor veriyorlar. Kayyum kreditörlerle iş birliği yapıyor. Bizde kayyum geldiği anda bütün ilişki kesiliyor. İflas edinceye kadar hiçbir haberimiz yok o firmadan.”

Kelepir şirket pazarı
İflaslardaki artışta Rusya, Brezilya ve Çin’in başı çektiğini Türkiye’nin ise dördüncü sırada geldiğini belirten Özüner, 2017’de Türkiye’nin kelepir şirket pazarına döneceğini söyledi.
Özüner, aktiflerin çok ucuzladığını ifade ederek “Türkiye kelepir şirket pazarına dönecek. Satın almalar bekleyebiliriz. Yabancılar şu anda daha da ucuzlamasını bekleyor olabilir. Bence 2017 onun için daha uygun bir zemin olacak. Yabancılar pusuya yattı. Aslında Türkiye’deki şirketler de pusuya yatmalı. Çünkü dünyada da işler çok iyi değil ve dünyada da aktif fiyatları düşen ülkeler var. Yani ben niye gidip başka ülkelerde kelepir şirket bakmayayım” diye konuştu.
Sigortaladıkları sektörlerde en çok iflasın gıda, demir çelik ve kimyada olduğunu dile getiren Özüner, iflasların artmasının ana nedeninin büyümenin düşmesi olduğunu belirterek “Ne zamaki büyüme Türkiye’de biraz yavaşladı, o zaman şirketlerin de kendi büyümesini yavaşlatmaları gerekti. Ama birbirleriyle feci rekabete giriyorlar, o makine almış ben de alayım, o yatırım yapmış ben de yapayım diye. Sonra ilk yavaşlamada herkes ortada” dedi.

Bankalar fon veremiyor
Her sektörün kendine özel durumları olduğunu da söyleyen Özüner şunları aktardı: “Gıdada bakliyatçılar, gıda perakendecileri iflas yaşıyor. Orada konsolidasyon var şu anda. Çok daha küçük yapılar olmalarına rağmen birleşiyorlardı. O satın almalarda yüksek finansman kullanıyorlardı. Ekonomi aşağı gidince tüketim eğilimleri düşünce büyük yatırımla büyük finansmanla boylarından büyük iş yapmış oldukları için batıyorlar. Demir çelik sektörünün ise emtia fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra şöyle bir sıkıntısı var. Türkiye hep yüzde 7-8 büyüyecekmiş gibi düşünüp dev yatırımlar yaptılar. Oysa 2008 krizinden sonra Türkiye’de büyüme hep standart ama yavaşlama var. O yüzden biraz ayağımı yorganıma göre uzatayım tavrı yoktu. İflasların nedeni büyümenin düşmesi, ürüne azalan talep, Türkiye’ye sıcak paranın girmemesi dolayısıyla Türkiye’nin aslında kendi cazibesini yitirmesi. Türkiye’ye gelen sıcak parayla bankalar finansman pompalıyordu, herkes çok iştahlıydı, herkesin müşterilerini büyütmek için bir sebebi vardı. Şimdi herkesin kendi pazarına döndüğü bir ortamda bankalar da daha dikkatli. O yüzden şirketlere büyümeleri için aşırı bir fon verilemiyor.”
Özüner, turizm sektöründe alacak sigortası yapılmadığı için verilerin ellerinde olmadığı hatırlattı. Geri dönmeyen kredilerin BDDK verilerine göre yüzde 2.5’ten 3.8’e çıktığını, faktoringde yüzde 7’nin üzerinde olduğunu belirtti.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/506694/Kayyum_iflasa_surukluyor.html 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre