Ana içeriğe atla

Krize çare bulunamadı

Fed, küresel krizin yıldönümü olan bu hafta faiz artırımını değerlendirirken, kurtarıcı görülen para politikaları krizin izlerini silemedi. Hatta işsizlik, eşitsizlik ve yoksulluğu artırdı.



ABD’nin finans devi Lehman Brothers’ın 15 Eylül 2008’de iflas bayrağını çekmesiyle başlayan küresel krizin üzerinden tam 7 yıl geçti. Dünyayı etkisi altına alan krizin temel nedenleri arasında, likidite bolluğu, batık krediler, emlak balonu, kredi türev piyasalarının genişlemesi, bankacılık düzenleme sisteminin yetersizliği yer alıyordu. Avrupa’da ise buna paralel olarak kamu borcu, yüksek bütçe açığı ve işsizlik sorunları vardı.

Krizin yayılmasının ardından gelişmiş ülke merkez bankalarının genişletici para politikaları kurtarıcı olarak görüldü. Başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere pek çok banka tarihte görülmemiş şekilde koordineli bir biçimde faizleri düşürdü. Tahvil alım programlarıyla piyasalar rahatlatılmaya çalışıldı.

İşsizlik arttı
Krizin ardından geçen altı yılda 3.9 trilyon dolar tahvil alan Fed, geçen yıl ekim sonunda parasal genişleme programını sonlandırdı. Şimdi ise krizin yıldönümü olan bu hafta faiz artırımını değerlendiriyor. Ancak geriye dönüp bakıldığında parasal genişleme ve düşük faizin krizin etkilerini silmeye yetmediği görülüyor. İşsizlik ve genç işsizliği artıyor. Faizler 0 noktasını görmesine rağmen büyüme yavaşlamayı sürdürüyor. En zengin yüzde 1 ile en yoksul yüzde 1 arasındaki uçurum artarken, krizin etkilerinin ne zaman silineceği hâlâ bilinmiyor.

Eşitsizlik son 30 yılın zirvesinde
Kriz sonrası yükselen işsizlik azalma eğilimine girse de kriz öncesi seviyeler yakalanamadı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinde 2007’de yüzde 5.58, 2008’de yüzde 5.91 olan işsizlik oranı 2014’te yüzde 7.34’e çıktı. İşsizlik, ABD’de 2008’deki yüzde 5.78’den 2014’te 6.17’ye, AB’de yüzde 6.99’dan 10.21’e, Avro bölgesinde yüzde 7.49’dan 11.60’a yükseldi. Dünya genelinde 2007’de yüzde 11.6 olan genç işsizliği de 2014’te yüzde 13.2’ye yükseldi. OECD ülkelerinde 2007’de yüzde 12.03, 2008’de 12.73 olan genç işsizliği 2014’te yüzde 15.05’e ulaştı. AB’de 2008’de yüzde 15.36 olan oran 2014’te 21.72’ye çıktı. ABD’de kriz öncesinde yüzde 10.54 olarak kaydedilen genç işsizlik oranı kriz yılı 2008’de yüzde 12.84 iken 2014’te yüzde 13.40’a ulaştı. G7 ülkelerinde 12.59’dan 14.01’e, Yunanistan’da yüzde 21.87’den yüzde 52.41’e, İtalya’da 21.20’den 42.68’e, İspanya’da 24.45’ten 53.20’ye çıktı.

Uçurum büyüdü
OECD, mayıs ayında üye ülkeler arasındaki gelir dağılımı adaletsizliğinin son 30 yılın zirvesinde olduğunu açıkladı. Son açıklanan 2012 verilerine göre ortalama olarak üye ülkelerde nüfusun en zengin yüzde 10’u, nüfusun en fakir yüzde 10’undan 9.6 kat daha fazla kazanıyor. Bu oran 1980’lerde yüzde 7.1, 1990’larda yüzde 8.1, 2000’lerde ise yüzde 9.1’di.

Büyüme yavaşlıyor
Credit Suisse’ye göre dünyadaki en zengin yüzde 1’lik kesimin varlığı, 2009’da yüzde 44 iken, 2014’te yüzde 48’e yükseldi. 2000 yılında 117 trilyon dolar olan küresel servet neredeyse son 14 yılda 2 kat artarak 263 trilyon dolara ulaştı.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik hesaplamalarında gini katsayısı, küçüldükçe gelirin daha adaletli dağıtıldığını gösteriyor. OECD üyesi ülkelerde gini katsayısı 2008’de 0.30 iken 2012’de 0.32’ye yükseldi. OECD bölgesinde ortalama yoksul oranı ise yüzde 11.2’ye çıktı. Artan eşitsizliğin de istenen büyüme oranlarının yakalanamamasına neden olduğu belirtiliyor. Dünya Bankası, Haziran 2014’te küresel ekonominin yüzde 3.4 büyüyeceğini tahmin etmişti. Bu tahmin Ocak 2015’te yüzde 3’e, Haziran 2015’te ise yüzde 2.8’e çekildi. IMF’nin küresel büyüme tahmini haziranda yüzde 3.5’ten yüzde 3.3’e çekildi. Diğer yandan krizden sonra devreye sokulan kredilerin ve parasal teşviklerin ürünü olan Çin’deki yüksek borç düzeylerinin mali krizi hızlandıracağı yönünde artan kaygılar var.

KARA PAZARTESİ YEDİNCİ YILINDA
Tam yedi yıl önce bugün ABD’liler Lehman Brothers’ın iflas bayrağını çektiği bir güne uyandı. Takvimler 15 Eylül Pazartesi’yi gösteriyordu. Kara Pazartesi olarak anılan günün ardından finans devleri bir bir çöktü. ABD yönetimi dev mortgage şirketleri Fannie Mae ve Freddie Mac’e el koydu. Merrill Lynch de dahil 25 banka Hazine’nin kontrolü altına girdi.
Ardından mali kriz genişledi, küresel ekonomik krize dönüştü. Otomotiv ve perakende sektörleri ağır darbeler aldı. Amerikan otomotiv endüstrisinin üç dev şirketi General Motors, Chrysler ve Ford iflas noktasına geldi. ABD’de finans sektörünü rahatlatmak için 700 milyar dolarlık sorunlu varlıkları kurtarma programı hazırlandı. Sanayinin yeniden canlanması için de 800 milyar dolarlık teşvik planı uygulamaya konuldu. Ancak kriz ABD sınırları içinde kalmadı. Avrupa’dan Uzakdoğu’ya neredeyse hemen her yerde etkilerini ciddi şekilde gösterdi.







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre