Ana içeriğe atla

Covid-19'un meslek hastalığı sayılmasına yargı engeli

Pandemi nedeniyle yüzlerce işçi ve sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği Türkiye’de, Covid-19’u meslek hastalığı ve iş kazası saymayan SGK Genelgesi’yle ilgili yürütmeyi durdurma talebi reddedildi.



Türkiye'de koronavirüs, sağlık çalışanları başta olmak üzere pandemi koşullarında "evde kalamayan" tüm çalışanlar için büyük risk oluşturuyor.

Ancak çalışanların görevini yapma süreci içerisinde Covid-19'a yakalanması, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 7 Mayıs'ta yayınladığı genelgeye dayandırılarak  meslek hastalığı ya da iş kazası olarak değerlendirilmiyor.

Covid-19'un meslek hastalığı ve iş kazası sayılması için muhalefet partileri, sendika ve meslek örgütlerinin çağrıları sürerken, Bağımsız Maden İş’in Danıştay'a açtığı davada SGK Genelgesinin yürütmesinin durdurulması talebi reddedildi.

"İşverenin yakalanma oranı milyonda bir"

Danıştay 10. Dairesi, sendikanın iptal istemini ise daha sonra karara bağlayacak. DW Türkçe'ye konuşan Bağımsız-Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, "Covid-19'un işverenleri de etkilediği gibi bir varsayımdan hareketle yani işverenleri ve tüm toplumu etkilediği varsayımından hareketle yürütmenin durdurulmasının doğru bulunmadığı yönünde bir savunma var. Oysa ki işverenler evlerinden, ofislerinden çalışıyor. İşyeri ortamları, fabrika ortamları, maden ortamlarının içerisinde işveren gören işçiye rastlanmaz. İşverenlerin Covid'e yakalanma oranı ile işçilerin covide yakalanma oranı arasında milyonda bir oranında fark var" diyor.

Danıştay 10. Dairesi'nde devam eden davanın takipçisi olacaklarını ifade eden Aksu, Covid-19 akciğerde bıraktığı lekelerin, madencilerin işe alınmaması veya işe devam ettirilmemesinin zeminini oluşturduğunu söylüyor. Aksu, "Covid bittiğinde on binlerce işçi meslek hastalığını tespit ettiremeyecek ve işinden olmuş olacak. Bu durumu telafi edecek herhangi bir koruma mekanizması da yok" yorumunu yapıyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'ne göre Kasım ayında 294 işçi iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirirken, ölümlerin yüzde 54'ü Covid-19 nedeniyle gerçekleşti. Sağlıkta 64, ticaret büro ve eğitimde 60 çalışan hayatını kaybetti.

Türk Tabipleri Birliği ise koronavirüs nedeniyle şimdiye dek 247 sağlık çalışanı yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Birçok sektöreden insan pandemide çalışmaya devam ediyor

Birçok sektöreden insan pandemide çalışmaya devam ediyor

Önce tespit davası açılıyor

DW Türkçe'ye konuşan iş hukuku uzmanı Dr. Murat Özveri'ye göre dışsal etkinin çalışma ortamından kaynaklandığı kanıtlandığı sürece koronavirüsün iş kazası ve meslek hastalıkları kapsamına girmemesi hukuken olanaksız.

Özveri, "Koronavirüs salgını hem 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Yasası açısından hem de 6331 sayılı İşçi Sağlığı İş Güvenliği yasası açısından, bu yasalardaki iş kazası meslek hastalıkları için aranan koşullar açısından yaklaşıldığında kanımca tartışmasız bir şekilde iş kazası olarak kabul edilmesi gereken bir durumdur" diye konuşuyor.

Covid-19'un özellikle de sağlık çalışanları açısından meslek hastalığı niteliğinde olduğunun artık tartışmasız olduğunu belirten Özveri, "Kurumun göndermiş olduğu genelge bu genelgeye ilişkin idari yargı sürecinde karar ne olarak çıkarsa çıksın bu hukuki gerçek değişmez. Üstelik bağlayıcı da değil. İş kazası meslek hastalıkları tespiti davaları iş mahkemelerinde açılabilir" diyor.

Genelgeyle birlikte Covid-19'dan zarar gören çalışanlar, öncelikle iş kazası-meslek hastalığı tespit davası açmak zorunda. Bu tespite bağlı olarak iş kazası meslek hastalıkları sigortasından sağlanan hakların uygulanması ve tazminat talebiyle yeni bir dava açmaları gerekiyor.

"130 ülkeye göre Covid-19 meslek hastalığı"

DW Türkçe'ye konuşan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mahmut Bozgeyik de Dünya Sağlık Örgütü ve 130 ülkenin Covid-19'u meslek hastalığı olarak kabul ettiğine işaret ediyor.

Bozgeyik, sağlık emekçilerinin yaşamlarının olumsuz etkileyen ve yaşamları süresince de enfekte olanlar açısından yoğun tahribat bırakan Covid-19'un meslek hastalığı olarak sayılmamasının kabul edilecek bir durum olmadığını vurguluyor.

Bozgeyik, "Danıştay'ın bu kararına rağmen iktidar bir an önce sağlık meslek örgütlerinin de daha önce hazırlamış olduğu kanun tasarısını mecliste görüşerek kabul etmeli" diyor.

TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Recep Akdağ, geçtiğimiz haftalarda komisyonda tüm parti temsilcileriyle Covid-19'un sağlık emekçileri için meslek hastalığı olması konusunda uzlaşma sağlandığını açıklamıştı.

Meslek örgütleri ve sendikalar, sadece sağlık çalışanları için değil, işi gereği bulaşa maruz kalan tüm çalışanlar için koronavirüsün meslek hastalığı ve iş kazası olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.

Covid-19'un meslek hastalığı sayılmasına yargı engeli - DW Türkçe














Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre