Ana içeriğe atla

Ekonomiye 41 milyar dolarlık ‘gizemli’ doping

2016’da kaynağı belirsiz para girişi 11.1 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarken son 15 yılda gelen kayıt dışı para miktarı 40.9 milyar doları buldu.


Türkiye ekonomisine kaynağı belirsiz para girişi 2016’da 11 milyar 69 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi verilerine göre temmuz ayından itibaren gelen gizemli para ise 9.2 milyar doları buldu. 2015’te 10 milyar 198 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişi olmuştu. Verilere göre son bir yılda 871 milyon dolar arttı. 2003’e göre ise artış 2.5 katı buldu.

Kaynağı belirsiz parada 2002 yılında Türkiye’den 758 milyon dolarlık çıkış olurken, 2003’te 4 milyar 489 milyon dolar, 2004’te 838 milyon dolar, 2005’te 1 milyar 495 milyon dolarlık giriş yaşandı.

2006 yılında 896 milyon, 2007’de 315 milyon dolarlık çıkışın ardından 2008’de 1 milyar 966 milyon, 2009’da 2 milyar 314 milyon, 2011’de 8 milyar 295 milyon, 2013’te 1 milyar 577 milyon, 2014’te 2 milyar 40 milyon dolar giriş yaşandı. 2010’da 464 milyon, 2012’de ise 927 milyon dolar çıkış oldu. Buna göre son 15 yılda Türkiye 40 milyar 921 milyon dolar kayıtdışı olarak Türkiye’ye girdi.

Seçim öncesi hızlandı
Seçim öncesi dönemlerde para girişinin hızlanması dikkat çekti. Haziran 2011’deki seçimlerden önceki son dört ayda Türkiye’ye 4 milyar 101 milyon dolarlık gizemli para girişi oldu. 2007 seçimlerinden önceki dört ayda ise 3 milyar 604 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişi yaşandı. 2015’te de haziran seçimlerinden önceki dört ay 10 milyar 81 milyon dolar, kasım seçimlerinden önceki dört ay 3 milyar 94 milyon dolarlık kayıtdışı para geldi.

Merkez Bankası resmi olarak net hata noksan kaleminin dört temel sebepten kaynaklandığını söylüyor: İthalat veya ihracatta mal hareketiyle ödemenin farklı bilanço dönemlerine yansıması, gümrük işlemlerindeki beyanat hataları, ödemeler dengesindeki çeşitli kalemlerden elde edilen gelirlerin sistem dışına, yani yastık altına çıkarılması, turizm ve bavul ticareti gibi verilerin anketler yoluyla toplanmasında oluşan hatalar. Ancak ekonomistlere göre bu nedenlerin hiçbiri bu denli büyük bir net hata noksan kalemine yol açacak miktarda para akışını sağlayamıyor.


Kırılganlık artıyor
Gizemli ya da kaynağı belirsiz para girişini gösteren net hata noksan kalemi 32 milyar dolarlık cari açığın üçte birine ulaştı. Gizemli paradaki bu artış 2013 yılına kadar Türkiye’nin en büyük kırılganlığı olarak kabul edilen cari açığın daralmasında hükümetin ne kadar başarılı olduğu konusunda da soru işaretleri yaratıyor. Açığın kapanmasında finansmanın kalitesinin kötüleştiği görülüyor. Gizemli paralar ve satılan döviz rezervleri geçen yıl açığın yüzde 67’sini oluşturarak Türkiye’nin en son fazla verdiği 2001 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 2015 yılının cari açığı 32.1 milyar, söz konusu yıl net hata ve noksan ise pozitif 10.2 milyar dolar olmuştu. Türkiye 2016 yılını cari işlemler dengesinde 32.6 milyar dolarlık açıkla kapatırken, gizemli para girişi 11.1 milyar dolara çıktı.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre