Ana içeriğe atla

13 bin şirket iflas edecek

Alacak sigortası şirketi Euler Hermes’in “İflaslar: Buzdağının Görünen Ucu” başlıklı ekonomik görünüm raporuna göre Türkiye iflasların güçlü artış gösterdiği ülkeler arasında. Euler Hermes, Türkiye’de iflasların 2017’de yüzde 5 artacağını belirtti. Geçen yıl 12 bin şirketin iflas ettiği tahmin edilirken bu yıl sayının 13 bine çıkacağı düşünülüyor.



Alacak sigortası alanında faaliyet gösteren Euler Hermes’in “İflaslar: Buzdağının Görünün Ucu” başlıklı son ekonomik görünüm raporuna göre, 2016’da yüzde 2 azaldığı tahmin edilen küresel iflaslar, 2017’de yedi yıldır ilk kez artış kaydederek yüzde 1 artacak. Bu yıl dünya genelinde 10 ülkeden 6’sında iflasların artması beklenirken, incelenen ülkelerin yarısından fazlasında kriz öncesi seviyenin üzerinde seyredecek.

Rapora göre Türkiye de iflasların güçlü artış gösterdiği ülkeler arasında yer alıyor. Euler Hermes, Türkiye’de iflasların 2017’de yüzde 5 artacağını öngördü. Rapora göre 2016’da ise iflaslarda yüzde 10 azalma gerçekleşti. Buna göre 2015’te 13 bin 701 şirket iflas ederken, yüzde 10 azaldığı düşünülürse 2016 için bu rakam 12 bin 331 olarak hesaplanıyor. İflasların 2017 yılında ise 13 bine çıkması bekleniyor. 2003-2007 ortalamasına oranla geçen yıl Türkiye’deki iflaslar yüzde 37 arttı.



Doğu Avrupa’nın kötüsü
Raporda, Orta ve Doğu Avrupa’da iflaslardaki azalışın farklı iki trendi gizlediğine dikkat çekilerek “Orta ve Doğu Avrupa’da iflaslarda 2016 için yüzde 2 ve 2017 için de yüzde 1 azalma bekleniyor. Ancak bölgedeki en büyük ekonomiler olan Rusya, Türkiye ve Polonya’da iflaslar artıyor. Baltık ve Orta Avrupa ekonomilerinde azalma devam ediyor” denildi.

Zorlu dönemlerin fırsatları da beraberinde getirdiğini hatırlatan Euler Hermes Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Özlem Özüner, “ABD tarafından uygulanabilecek korumacı önlemler birçok ülkenin ihracatını olumsuz etkileyebilir ancak Türkiye’nin öncelikli pazarı olmadığı için etkilenme kısıtlı olur. Türkiye, AB ülkelerinde büyümenin tekrar başlaması nedeni ile avantajlı durumda. Bunun yanı sıra ithalatı artan Orta Avrupa ülkeleri ve tekrar açılacak Rusya pazarı ihracatçılarımız için fırsatlar sunacaktır” dedi.

16 büyük şirket battı
Rapora göre Türkiye’de yıllık cirosu 50 milyon Avro’nun üzerinde iflas eden şirket sayısı 16 oldu. Bu şirketlerin toplam cirosu ise 2 milyar 233 milyon Avro’yu buluyor.

Raporda 2016’nın birinci çeyreği ve üçüncü çeyreği arasındaki büyük iflaslar şöyle sıralandı: Akfa Holding (189 milyon Avro ciro), Park Bravo (52 milyon Avro ciro), Hasırcı Tekstil (62 milyon Avro ciro), Yolbulan Metal (199 milyon Avro ciro), Çalışkan İç ve Dış Ticaret (106 milyon Avro ciro), Kablotek Kablo (57 milyon Avro ciro), Üçgül Çorapçılık (52 milyon Avro ciro), Real Hipermarket (283 milyon Avro ciro), Beğendik Mağaza İşletmeleri (180 milyon Avro ciro), Umt Yapı (50 milyon Avro ciro), Kurum Demir Sanayi (375 milyon Avro ciro), Dempaş Demirayak Grubu (81 milyon Avro ciro), Gold Teknoloji Market (196 milyon Avro ciro), Doğa Organik Gıda (174 milyon Avro ciro), Benlioğlu Yapı (90 milyon Avro ciro), Metro Elektronik (87 milyon Avro ciro).


Türkiye altıncı sırada
Türkiye, iflaslarda 43 ülke arasında Güney Afrika, Hong Kong, Tayvan ve Britanya ile birlikte altıncı sırada yer alıyor. Bu ülkelerde de Türkiye’deki gibi 2017’de iflasların yüzde 5 artması bekleniyor.

İflaslar en fazla ise yüzde 15 ile Singapur ve Brezilya’da artacak. Bu ülkeleri sırasıyla yüzde 12 ile Şili, yüzde 10 ile Çin ve yüzde 8 ile Fas izleyecek.

İflaslarda en fazla azalış ise yüzde 25 ile Macaristan, yüzde 19 ile Danimarka, yüzde 7 ile Fransa ve Portekiz, yüzde 6 ile Çek Cumhuriyeti’nde görülecek. Euler Hermes’in raporuna göre Asya Pasifik ile Kuzey, Orta ve Doğu Amerika bölgelerinde iflaslarda artış beklenirken, Avrupa’daki iyileşme de zayıflıyor. Temel iflas sayılarına bakıldığında ise 2015’e göre 2016’da yüzde 45 artış olduğu görülüyor. Büyük iflasların domino etkisi yaratması bekleniyor ve bu da özellikle enerji şirketleri olmak üzere hassas tedarikçileri ciddi seviyede etkileyecek.

DARBE GİRİŞİMİ ETKİLEDİ
Rapora göre şirketler, 2008-2009'da yaşanan küresel ölçekteki bir şoku atlatmış olsa da sağlam makroekonomik koşullarla istikrarlı finansal ortamın yoksunluğu ve yerel tehlikeler nedeniyle kırılganlıkları sürüyor. 

Bu yerel tehlikeler arasında da Türkiye için 15 Temmuz'da yaşanan başarısız darbe girişimi gösteriliyor. Rapora göre darbe girişimi sonrası şirketler yerel siyasi ve ekonomik risklerle yüzleşmek zorunda kaldılar. 

Çin'de ocak ayında borsanın çöküşü, İngiltere'de Brexit, Brezilya'da cumhurbaşkanına açılan soruşturma da raporda diğer yerel riskler olarak sıralandı. Şirketlerin 2016 yılında karşılaştığı dört büyük zorluk ise rapora göre şöyle:

 * Küresel ekonomik durgunluk. 2015’te yüzde 2.7 seviyesinde olan reel GSYH büyümesi 2016’da yüzde 2.5 seviyesinde gerçekleşti.

* Küresel ticaretteki sert yavaşlama. İhracat hacmi 2015'te yüzde 3.1 artarken 2016'da yüzde 1.9 artabildi.

* Ciroları baskı altında tutan şiddetli fiyat rekabeti

* Özellikle gelişen ülkeler için döviz kurundaki ve uluslararası sermaye akışlarındaki oynaklık.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre