Ana içeriğe atla

'Varlık'sız Fon

Nakit varlığı olmadığı için geleneksel fonlara benzemeyen TVF’ye, kamu kurumlarının yanı sıra işsizlik fonu, BES, DASK, TMSF kaynak olabilir.


İki günde 11 kamu kuruluşu ve pek çok taşınmazın devredildiği Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) tepkiler sürerken, Türkiye’nin yeni tanıştığı ulusal varlık fonu kavramı aslında 75 yıl öncesine dayanıyor. Kuruluş amaçları ise ülkelerin yabancı para rezervlerini, birikimlerini değerlendirerek uzun vadede ülke ekonomisine katkı sağlayacak sermaye akışını gerçekleştirmek ve özellikle de ekonomik kaos zamanlarında dalgalanmalara önlem almak istemeleri.

Sovereign Wealth Funds (SWF) olarak adlandırılan bu fonlar, son günlerde de tartışıldığı üzere daha çok cari fazlası olan ya da emtia zengini ülkelerde bulunuyor. SWF Institute’ün Kasım 2016 verilerine göre, dünyada SWF’lerin varlık toplamı 7 trilyon 437.5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Dünyada 78 tane ulusal varlık fonu varken, fonlar ağırlıklı olarak petrol ticareti yapan Ortadoğu ülkeleri ve yabancı sermaye çekebilen gelişen ülkelerde bulunuyor.

Yüzde 40’ı Ortadoğu’da
Varlık fonlarının toplam değerinin yüzde 57’si petrol ve doğalgaz kaynaklı. Bölgesel dağılıma bakıldığında fonların yüzde 40.24’ü Ortadoğu, yüzde 39.74’ü Asya, yüzde 13.11’i Avrupa, yüzde 2.8’i Amerika, 2.7’si Afrika ve 1.4’ü diğer bölgelerde bulunuyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Norveç, Rusya gibi ülkeler petrole dayalı varlık fonlarıyla dünyada ilk sıralarda yer alırken, yüksek ihracat nedeniyle cari fazla veren Çin, Singapur, Hong Kong gibi gelişen ülkelerin emtia dışı kaynaklardan elde edilen fonları göze çarpıyor.

Norveç birinci
SWF Institute verilerine göre ulusal varlık fonları sıralamasında 885 milyar dolar büyüklükle 1990’da kurulan Norveç’in emeklilik fonu ilk sırada yer alıyor. İkinci sırada 813.8 milyar dolarla Çin’in yatırım şirketi, üçüncü sırada 792 milyar dolarla Abu Dabi’nin yatırım kurumu, dördüncü sırada 576.3 milyar dolarla Suudi Arabistan’ın SAMA, beşinci sırada 592 milyar dolarla Kuveyt’in yatırım otoritesi KIA geliyor. En eski varlık fonları ise Suudi Arabistan’ın 1952’de kurduğu SAMA ve 1953’te Kuveyt’te kurulan KIA.


İşsizden emekliye
Listeye yeni giren Türkiye’nin ise herhangi bir emtia geliri yok ve cari açık problemi yıllardır sürüyor. Bu noktada Türkiye’nin bu fona nereden kaynak aktaracağı sorusu karşımıza çıkıyor. Buna göre TVF özelleştirmeden elde edilen gelirler, emeklilik ve işsizlik fonu kaynakları, vakıf gelirleri, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Zorunlu Deprem Sigortası’ndan (DASK) sağlanacak kaynaklardan oluşturulacak.

İşsizlik fonunun AKP tarafından amacı dışında kullanıldığı daha önce tartışmalara neden olmuştu.

Kaynak aktarımı nasıl olacak?
Fonun kuruluş gerekçesinde Varlık Fonu’nun kamu kaynakları ve çeşitli fonlardan aktarmalarla oluşturulacağı daha sonra kendi kaynaklarını oluşturacağı ifade ediliyor. Şimdiye kadar Savunma Sanayii Fonu’ndan kaynak aktarımı yapıldı. Çeşitli fonlar ifadesi ise akıllara TMSF, BES, DASK ve İşsizlik Fonu’nu getiriyor. TMSF’ye son dönemde devredilen şirket sayısı 809’u buluyor. Şirketlerin piyasa değeri ise 38.3 milyar lira. İşsizlik Sigortası Fonu’nda 2002 yılından aralık ayı sonuna kadar 103 milyar lira birikti. BES’te biriken fon tutarı ise 27 Ocak itibarıyla 55.3 milyar lirayı buluyor. DASK’ta bulunan fon tutarı ise 2014 sonu itibarıyla 2.8 milyar lira.

Buna göre Türkiye Varlık Fonu’nun son devirlerle birlikte 30 milyar civarında olan varlığı 229 milyar doları geçebilir.

‘Kazakistan örneği benzer’
Londra merkezli BlueBay Varlık Yönetimi’nin Kıdemli Ülke Stratejisti Timothy Ash, Türkiye Varlık Fonu’nun geleneksel anlamda bir varlık fonu olmadığına dikkat çekerek “Açıkçası Türkiye gerçekten de ulusal olarak nakit varlıkların sağladığı bir tampon desteğine sahip değil. Rusya ya da Körfez ülkelerindeki gibi petrolü yok” dedi.

Özelleştirme stratejisi
TVF’nin Singapur’daki Temasek veya Kazakistan’daki Samruk-Kazyna gibi varlık yönetim şirketlerine daha çok uyduğunu söyledi. Ash, Singapur’da nakit zenginlikleri yöneten Government of Singapore Investment Corporation’ı (GIC) geleneksel varlık fonlarına örnek gösterdi.

Buna rağmen KİT’lerin gelişimine yardımcı olursa TVF’nin yine de işe yarayabileceğini söyleyen Ash, “Sanırım hükümet, örneğin devlet varlıklarını özelleştirme yoluyla elden çıkararak daha uzun vadeli bir strateji oluşturuyor” dedi. Kazakistan’da 2008’de kurulan 60.9 milyar dolarlık Samruk-Kazyna, Kazakistan hükümetinin tamamen ya da kısmen sahip olduğu kurumlardan oluşuyor. İçinde ulusal demiryolu, posta şirketi, havayolu şirketi (Air Astana) olduğu gibi asıl değeri yaratıcı olarak devlete ait petrol-doğal gaz şirketi KazMunayGas ve kamuya ait uranyum şirketi Kazatomprom bulunuyor. Temasek’in bünyesinde de liman işletmeleri, hayvanat bahçesi, kalkınma bankası, hava yolları gibi kamu şirketleri var. Ancak Kazakistan’ın petrol varlıkları bulunurken, Singapur cari fazla veren ülkeler arasında yer alıyor.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre