Ana içeriğe atla

Başkanlık 8 yıla çıkarsa faiz tartışmaları biter

Durmuş Yılmaz: TCMB başkanının görev süresi sekiz yıla çıkarılır ve başkanlık bir dönem yapılırsa siyasi tartışmaların da önüne geçilir.



Merkez Bankası (TCMB) eski Başkanı Durmuş Yılmaz, siyasi algılamaların önüne geçmek için Merkez Bankası Başkanının görev süresinin 8 yıla çıkarılması gerektiğini söyledi.
 
TCMB'de atama tartışmaları sürerken gazetemize açıklamalarda bulunan Yılmaz, "Merkez Bankası'ndaki şu anki 5 yıllık süre aslında çok uzun bir süre değil. Dolayısıyla bence TCMB başkanlığı 8 yıla çıkarılmalı. Başkan, Avrupa Merkez Bankası'ndaki gibi ikinci defa seçilmemeli. Bir dönem görev yapmalı" dedi. Hükümetin faiz indirimi baskısına değinen Yılmaz, sekiz yıllık görev süresinin bu tip tartışmaların önüne geçeceğine dikkat çekti. Yılmaz "Politikaların devamlılığı açısından bence bu çok daha iyi" dedi.

Merkez Bankası Kanunu uyarınca Merkez Bankası Başkanları, Bakanlar Kurulu Kararıyla 5 yıllık bir dönem için atanıyor, bu sürenin sonunda yeniden atanabiliyor. TCMB Başkanını Bakanlar kurulu seçip Cumhurbaşkanı atıyor. TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın görev süresi ise 19 Nisan'da sona eriyor. Faiz indirimi ısrarını sürdüren hükümet ve Cumhurbaşkanı’nın elinde olan atama kararının ne kadar sağlıklı olacağı konusunda ise soru işaretleri var. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ifadesinin geçen kasım ayında hükümet programından çıkarılması da endişeleri artırıyor.

Laf yetiştiriyorlar
Geçen hafta Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem, Merkez'e 'radikal' faiz indirimi çağrısında bulunmuştu.
 
Faiz indirimi baskısının yeni olmadığını söyleyen eski bir üst düzey Merkez Bankası yetkilisi "Hükümet bunu geleneksel hala getirdi. İlgili bakan konuşmuyor, gayet doğal ve doğru da. Hazineden Sorumlu Bakan, Ekonomiden Sorumlu Bakan konuşmuyor, Maliye Bakanı çok fazla konuşmuyor ama ekonomi bakanları nedense her dönemde sanki işleri yokmuş gibi her Para Politikası Kurulu'ndan sonra laf yetiştiriyorlar" dedi.

Ekonomi bakanlığının adının yanlış olduğunu vurgulayan yetkili, şunları söyledi: "Ekonomi bakanlığında hiçbir politika aracı yok. Kur, faiz ve enflasyonun kontrolü Merkez Bankası'nda, Hazine de birlikte yapılıyor. Vergiler Maliye Bakanlığı'nda. Teşvikler, parasal tarafı yine Maliye Bakanlığı'nda ama düzenlemesi sadece Ekonomi Bakanlığı'nda. Ekonomi Bakanlığının dışarıda adı yanlış. Ekonomi Bakanlığı diyince Hazine'yi Maliye Bakanlığı'nı kapsayor gibi algılanıyor. Her ay TİM’le beraber ihracatı açıklıyorlar ama ithalatı açıklamıyorlar. Merkez Bankası'na laf yetiştireceklerine ithalatı açıklasınlar. Örneğin 'Bu ay 11 milyar dolar ihracat yaptık. Bu ihracatı yapabilmek için 9-10 milyar dolar ithalat yaptık. Dolayısıyla Türkiye’nin katma değeri şu kadar' desinler. Bunun üzerine çalışsınlar. Sabah akşam Merkez Bankası faizi düşür, düşür."

Enflasyonda direniş var
Enflasyonun da, çekirdek enflasyonun da zaten çok yüksek olduğunu belirten yetkili, Merkez'in bir aylık enflasyon gelişmesine bakarak karar alamayacağını, orta ve uzun vadeye göre hareket ettiğini ifade etti. Merkez Bankası’nın aldığı kararların 3 ay ile 9 ay arasında etki gösterdiğine dikkat çen yetkili, "Asıl faiz politikasına duyarlı olan çekirdek enflasyonda direniş var. Şu anda 9'un üzerinde. Dolayısıyla bütün bunların hesabının kitabının yapılması lazım" diye konuştu.

Merkez Bankası’nın kanununa göre şu anki görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu bunun da amacının zaten büyümeyi sağlayacak sağlıklı ortamı hazırlamak olduğunu dile getiren yetkili, "Ama isterseniz kanun elinizde. Büyümeden de, cari açıktan da, ithalat ihracattan da istihdamdan da sorumlu tutarsınız, ama Merkez Bankası’nın bunları yapmak için elinde araç yok. Yapılabilir ama uygulanabilir mi sorulması gereken soru bu" dedi.

PARA POLİTİKASINDA DÜMENE KİM GEÇECEK?
Türkiye'nin para politikasını belirleyen 7 kişilik Para Politikası Kurulu'nu (PPK) bahar ve yaz aylarında büyük bir değişim bekliyor.

- Başkan ve başkan yardımcılarının görev süresi 5 yıl

- Banka meclis üyelerinin görev süresi 3 yıl

- Müşterek kararla atanan kurul üyelerinin görev süresi ise 5 yıl


Fuat Avni'nin verdiği
iki isim öne çıkıyor
TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın görev süresi sona ererken yeni dönemde kimin göreve geleceği piyasa tarafından yakından izleniyor. Kulislerde son olarak öne çıkanlar ise iki Para Politikası Kurulu üyesi Ahmet Faruk Aysan ve Murat Çetinkaya. Başkan Erdem Başçı'nın da göreve devam edip etmeyeceğinin henüz belli olmadığı vurgulanıyor.
 
Aysan ve Çetinkaya'nın ortak özelliği ise muhafazakarlıklarının yanı sıra daha önce Twitter fenomeni Fuat Avni'nin sosyal paylaşımlarına konu olmaları.
 
Fuat Avni, şubat ayında yaptığı paylaşımlarda Erdem Başçı’nın, Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın adamı olduğu gerekçesiyle görevden alınması için uğraşıldığını öne sürerek “Başçı’nın yerine, tam biatçı Murat Çetinkaya, Ahmet Faruk Aysan, Şakir Ercan Gül’den birinin getirilmesi planlanıyor” iddiasında bulunmuştu.
 
Fuat Avni, "Murat Çetinkaya Damat Berat’ın, Ahmet Faruk Aysan Bilal’in adamı. Merkez Bankası, aile bankası olacak. Merkez Bankası aile bankasına dönüşünce dolar da 4 TL olursa şaşırmayın" diye yazmıştı.
 
1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümünden mezun olan Ahmet Faruk Aysan, 3 Kasım 2011'den bu yana Banka Meclis üyesi ve 21 Kasım 2011'den bu yana PPK üyesi olarak görev yapıyor. Öğrencileri sosyal medya platformu Ekşi Sözlük'te Aysan'ı muhafazakar olarak tanımlıyor. Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü'nde 2005-2011 yılları arasında tam zamanlı öğretim üyesi olarak görev yapan Aysan, halen yarı zamanlı ders vermeyi sürdürüyor.
 
Murat Çetinkaya ise bankacılık hayatına Albaraka Türk’te başladı. 2003 yılından itibaren Halk Bankası’nda görev alan Çetinkaya, 2008 yılından Başkan Yardımcılığına atandığı tarihe kadar, Kuveyt Türk Katılım Bankası’nda Hazine, Uluslararası Bankacılık ve Yatırım Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. Çetinkaya, 2012 tarihinden itibaren Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.



 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre