Ana içeriğe atla

Sen misin Erdoğan'ı eleştiren!

Pulitzer ödüllü gazeteci Stephen Kinzer’e Gaziantep’te fahri hemşerilik verilecekti. Ancak son aylarda yazılarıyla Erdoğan’ı eleştiren Kinzer, kente gelmesine karşın Dışişleri Bakanlığı töreni iptal ettirdi. Cumhuriyet’e konuşan Kinzer, “Gaziantep’te beni ağırlayanlar, karar sonrası utandı” diye yazdı.



New York Times Gazetesi’nin Pulitzer Ödüllü eski Türkiye Şefi Stephen Kinzer’e, yazılarıyla Gaziantep’teki Roma mozaiklerinin korunmasına katkı sağladığı için Gaziantep Belediyesi tarafından dün verilmesi planlanan “Fahri Hemşehrilik Beratı” aniden iptal edildi. Beratı almak için aylar öncesinden davet edildiği törene gelen Kinzer, otele geldiğinde organizatörlerin mahçup bir şekilde, kendisine, fahri vatandaşlığının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kişisel emriyle iptal edildiğini söylediğini anlattı. Gazetemizin sorularını yanıtlayan Kinzer, “Gaziantep’e geldiğimde çok şaşırdım. Bana yetkili ağızdan hiçbir bir açıklama yapılmadı. Yani resmi bir açıklama yok, o yüzden neden olduğunu ben de anlamıyorum. Ancak buradaki bir arkadaşımın anlattığına göre, Erdoğan’ın ofisinden Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’e beni ‘hükümetin ve Türkiye’nin düşmanı’ olarak tarif eden bir faks gelmiş. Fatma Şahin bana bu teklifi birkaç ay önce Paris’teki bir Birleşmiş Milletler konferansında yapmıştı. Arkadaşımın bana ilettiğine göre 4 Ocak’ta Boston Globe’a yazdığım bir yazıda Erdoğan ile ilgili olan paragraf da faksa ataçlanmış” dedi.


Rahatsız etmeliyiz

Türkiye’nin basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 149. sırada olduğunu belirten Kinzer, “İktidarın yanında olarak gazetecilik yapılamaz” dedi. Gazeteciliğin mutlaka birilerini rahatsız etmesi gerektiğini söyleyen Kinzer, İngiliz yazar George Orwell’dan alıntı yaparak “Orwell’ın da dediği gibi gazetecilik, başkalarının yayımlamak istemediklerini yayımlamaktır, gerisi halkla ilişkilerdir” diye konuştu. Yaklaşan genel seçimler öncesinde Türkiye’de basının üzerindeki baskının arttığına dikkat çeken Kinzer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hürriyet Gazetesi ve New York Times makalesi ile ilgili sözlerini hatırlattı.


Müdahale olmaz

Kinzer, “Erdoğan Türk medyasındaki muhalif seslerin yanı sıra uluslararası kuruluşlara karşı da söylemlerini sertleştirdi. New York Times makalesi editoryel kadro tarafından kaleme alındı. Makale tam da Erdoğan’ın Türk medyasına nasıl gözdağı verdiğinin ve el koyduğunun hikayesini anlatıyor. Bir gazetecinin yazısına müdahale edilemez. İktidarın yanında olarak gazetecilik yapılamaz” dedi.

Stephen Kinzer, 15 yıl önce New York Times’ın Türkiye büro şefi iken Gaziantep’teki Zeugma mozaikleriyle ilgili yaptığı haberlerin etkisiyle düzinelerce mozaik kurtarılarak bugünkü Zeugma Müzesi kurulmuştu. Kinzer beş ay önce Boston Globe’da yayımlanan yazısında Cumhurbaşkanı için “Bir zamanlar yetenekli bir modernleşmeci olarak görülen Erdoğan, şimdi bin odalı sarayında oturmuş, Avrupa Birliği’ni kınıyor, gazetecilerin tutuklanmasını emrediyor, mini etek ve doğum kontrolüne karşı bağırıp çağırıyor” demişti.


Çoğu ülkenin lideri dikkate almaz ama...

Gazeteci Stephen Kinzer, fahri hemşeriliğinin iptalini, dün Amerika’nın Boston Globe Gazetesi’ndeki köşesinde de ayrıntıları ile yazdı. Kinzer’in yazısındanbazı bölümler şöyle:
Salı sabahı Gaziantep’e çok özel bir şeref almak üzere geldim. Gel gör ki vardığımda beni ağırlayanlar, ciddi bir şekilde utanmıştı ve fahri vatandaşlığımın bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından geri alındığını söylediler. Duyduğuma göre Gaziantep’in Belediye Başkanı, Paris’te bir konferanstayken bu emri almış. Erdoğan’ın ofisi, Belediye Başkanı’na benim hakkımda “hükumetimizin ve devletimizin düşmanıdır” sözlerini barındıran bir faks göndermiş. Ekte ise benim 4 Ocak’ta Boston Globe’da yazdığım Erdoğan hakkındaki paragraf bulunuyormuş.

Çoğu ülkede, devletin başındaki kişi, kendisi hakkında binlerce mil ötede basılmış birkaç cümleyi dikkat etmez; ya da en fazla bir filin bir sivrisineğe göstereceği endişesizlikle omuz silker. Fakat Erdoğan basında onun hakkında çıkan yazılara aşırı bir ilgi duyuyor. Türkiye’deki bağımsız gazetecilerin çoğu işlerinden oldu, kalanlardan ise Erdoğan’ın partisinin çizgisine yaklaşması bekleniyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/286315/Sen_misin_Erdogan_i_elestiren.html









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre