Ana içeriğe atla

Piyasalar başkanlık sistemini istemiyor



Son 1.5 yıldır seçim dönemleri üst üste gelirken, piyasa uzmanları, 7 Haziran’da sonuç ne olursa olsun belirsizliklerin devam edeceğini belirtiyor. JP Morgan’a göre en piyasa dostu sonuç AKP’nin Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa sahip olmaması.



Türk Lirası gerek küresel gelişmeler gerekse iç kırılganlıklardan dolayı yıl başından bu yana ağır darbe alırken, Türkiye ekonomisi büyümenin zayıfladığı, reel sektör ve bankaların kur riskinin arttığı, enflasyonun tahminlerin çok üzerinde seyrettiği sancılı bir döneme girdi. ABD Merkez Bankası Fed’in faiz artırımı ile birlikte işlerin Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için daha da zorlaşacağını belirten piyasa uzmanları, bu seçim dönemi öncesinde yıl sonu tahminleri yapmakta zorlanıyor. Seçimlerden nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın piyasalarda belirsiz seyrin devam edeceği vurgulanıyor. Piyasa sistem değişikliğini tek başına yapamayacak anayasa değişikliği gibi kararları muhalefetsiz tek başına alamayacak aynı zamanda da tek başına ekonomideki gerekli adımları atabilecek bir tek parti hükümeti istiyor. Seçim sonrası belirsizliklerin bir nedeni de yıllardır ilerleme sağlanamayan yapısal reformlar konusundaki soru işaretleri.


Anayasa gerginliği

ABD’li yatırım bankası JP Morgan, 8-9 Nisan’da İstanbul ve Ankara’da hükümet temsilcileri, yatırımcılar ve piyasa analistleriyle yaptığı görüşmeler sonrasında yayımladığı raporda, 7 Haziran’dan önce siyasi belirsizliklerin arttığına dikkat çekerek, söz konusu belirsizliklerin seçimlerden sonra da devam edeceğini vurguladı. Bankaya göre piyasadaki en olumlu senaryo, HDP’nin yüzde 10 seçim barajını aştığı, AKP’nin de 276’yı ulaştığı ancak 330 milletvekiline ulaşamadığı senaryo. JP Morgan raporunda “AKP’nin 276 milletvekili sayısına ulaştığı ancak Anayasa’yı tek başına değiştiremediği senaryosunun en piyasa dostu senaryo olduğu konusunda fikir birliği var. Bu senaryoda, siyasi ve politik istikrar büyük olasılıkla muhafaza edilecektir ve Anayasa değişiklikleri ile ilgili siyasi gerginlik azalacaktır” denildi.




Potansiyel risk Erdoğan

Öte yandan bu senaryo altında da ‘siyasi gürültü’nün devam etmesinin olası olduğunu belirten JP Morgan, “Anayasa değişikliğinin ertelenmesi durumunda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan mevcut cumhurbaşkanlığı formu ile yetinmeye mecbur olacak, ama büyük olasılıkla ‘aktif başkanlık’ uygulamasına devam edecek ve bu hükümetle potansiyel gerginlik yaratabilir” ifadelerini kullandı.


Babacan’ın gidişi

AKP’nin iktidar olması durumunda dahi ekonominin dümenine Ali Babacan’dan sonra geçecek yeni isimle ilgili soru işaretlerinin de başka bir siyasi belirsizlik kaynağı olduğuna dikkat çeken JP Morgan, bir sonraki kabinede Erdoğan’ın danışmanlarından birinin görev alma ihtimalinin de yatırımcılar arasında endişe kaynağı olduğunu belirtti. Erdoğan ile Merkez Bankası’nın seçimlere kadar ateşkes yaptığına işaret eden JP Morgan, Merkez’in güvenilirliğinin erozyona uğramasıyla liranın zayıfladığına dikkat çekti ve bankanın seçimlerden sonra faizi indirmemesi halinde bu ateşkesin son bulacağına vurgu yaptı.


Koalisyon uzun vadede faydalı

JP Morgan’ın piyasa araştırmasına göre, HDP’nin baraj altında kaldığı ve AKP’nin oylarının sınırlı da olsa artırabildiği senaryo başkanlık sistemi için yeni bir referandum anlamına geliyor. Bu senaryo seçim ortamının uzaması anlamına geldiğinden piyasalar için kötü senaryo olarak ele alınıyor. HDP’nin barajı aştığı ve CHP ve MHP’nin oylarını önceki seçimlere göre artırdığı diğer senaryoda ise Meclis’te 13 yıl sonra koalisyon yolu görünüyor. Kısa vadeli belirsizliğin yüksek olduğu bu senaryonun orta ve uzun vadede piyasa dostu hale gelebileceği öngörülüyor.

İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Erdal Aral ise seçim sonrasında Türkiye’yi diğer gelişmekte olan piyasalardan pozitif yönde ayrıştıracak yegane unsurun reformların hızlanması olacağını söyledi. Yatırımcıların istikrar, sürdürülebilir siyasi ve ekonomik bir model ile birlikte reform görmek istediğini belirten Aral, koalisyon hükümeti kurulması durumunda reform inisiyatifinin azalacağını ancak piyasaların çok cezalandırıcı olmasını beklemediğini söyledi. Aral, “Yatırımcı radikalleşme istemiyor, oturmuş bir hukuk, eğitim sisteminin yanı sıra bağımsız kurullar ile rasyonel kararların alınmasını istiyor” dedi.







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre