Ana içeriğe atla

Türkiye'nin kasası delik

Türkiye’nin rezervleri borcunu karşılamıyor. Merkez Bankası’nın her an satmaya hazır olduğu döviz rezervi ancak 20.2 milyar dolar ederken 1 yıldan önce ödemesi gereken dış borcu 122 milyar dolar.


Son dönemde kurlardaki hızlı artış portföy yatırımlarını azaltırken rezervlerdeki erimeyi de hızlandırdı. Merkez Bankası verilerine göre krizlere karşı önlem olarak biriktirilen döviz rezervleri Türkiye’nin kısa vadeli dış borçlarının oldukça üzerinde bulunuyor. Rezervler en son Kasım 2011’de kısa vadeli dış borcu ucu ucuna karşılıyordu. Bu tarihten sonra borçlar ile rezervler arasındaki makas da açıldı.

Borç kurla katlandı
Verilere göre Türkiye’nin mart ayı kısa vadeli dış borç stoku 122 milyar Dolar iken Merkez Bankası’nın aynı dönemde brüt döviz rezervleri 84.7 milyar doları buluyor. Öyle ki rezervler 37.3 milyar dolarlık borcu karşılamıyor. Kasım 2002’de 16.4 milyar dolarlık kısa vadeli dış borca karşılık 26.7 milyar dolarlık brüt döviz rezervi bulunuyordu. Buna göre rezervler üç katına çıkarken borç 7.5 kat arttı.

Bankanın açıkladığı haftalık istatistiklere göre ise 1 Haziran ile biten haftada, MB’nin brüt döviz rezervi 82 milyar 165 milyon dolara indi. TL’nin mart sonundan bu yana yüzde 13 eridiği düşünülürse borç daha da katlanıyor.

En son kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye’nin kredi notunu negatif izlemeye aldığında Merkez Bankası’nın rezervlerinin yetersiz olduğuna işaret etmişti. Normal şartlarda dış borç krizine girmemek için borcun vadesi geldiğinde eğer piyasadan döviz toplanamazsa Merkez Bankası rezervleri kullanılıyor. Ya da enerji gibi hayati önemi olan ithal mallar için gerekli döviz yoksa bu da rezervlerden karşılanıyor.

Altıda birine denk
Türkiye’de ise hem kısa vadeli dış borçlar hem de ithalat rakamları rezervlere göre daha yüksek.

Bankanın net döviz rezervini bulmak için yükümlülükleri düşmek gerekiyor. Merkez Bankası’nın aylık olarak yayımladığı Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi verilerine göre Merkez’in nisan ayındaki toplam yükümlülüğü yani borcu 65 milyar 35 milyon doları buluyor.

111 milyar dolarlık resmi rezervlerden altın rezervleri, IMF rezerv pozisyonu ve SDR’ler çıkarıldığında direkt alım satıma konu olan döviz varlıkları 85 milyar 311 milyon Dolar ediyor. Bundan Merkez’in borçları düşüldüğünde ise net döviz rezervi 20 milyar 276 milyon dolara iniyor. Buna göre net döviz rezervleri kısa vadeli dış borcun altıda biri ancak ediyor. Bu, Merkez’in her an satmaya hazır olduğu döviz miktarını ifade ediyor.

Son dış ticaret verileri ise nisanda ithalatın 20.55 milyar Dolar olduğunu gösteriyor. Yani, net rezervler ithalatı da karşılamıyor.
[Haber görseli]
Açıktan fazla rezerv harcandı
Diğer yandan cari açığın finansmanında rezervlerin kullanılması Türkiye’nin kırılganlığını artırıyor. Türkiye’de Mart ayında cari açık 4.81 milyar Dolar ile piyasa beklentisinin üzerinde açıklandı. Yıllıklandırılmış bazda cari açık da böylece 55.38 milyar USD olarak gerçekleşti. Resmi rezervler 4.84 milyar Dolar azaldı. Buna göre cari açığı kapatmak için açığın kendisinden fazla rezerv kullanıldı. Eğer döviz rezervleri kullanılmasaydı cari açık iki katı fazla çıkacaktı.



 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre