Ana içeriğe atla

Bol para dönemi bitti


Eylül 2012’den bu yana 1.6 trilyon dolarlık tahvil alan Fed, kasımda 37 ay aranın ardından ilk kez tahvil satın almayacak. Fed, faizleri daha erken artırabileceğinin de sinyalini verdi. Açıklamayla dolar yeniden 2.22 TL’ye yaklaştı.


ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yıllardır uygulanan parasal genişleme (QE) programı sona erdi. Fed’in 37 ay aranın ardından herhangi bir uzun vadeli menkul kıymet satın almadığı ilk ay olacak. Salı günü başlayan ve bu akşam sona eren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanağında Fed, ekim sonu itibariyle QE’yi bitirdiğini duyurdu.
Fed, faizleri yüzde 0.25 seviyesinde sabit tutarak değiştirmedi. FOMC tutanaklarında “Faiz oranları kayda değer zaman için düşük kalmaya devam edecek” denilse de ABD ekonomisinin tahminlerden daha hızlı büyümesi halinde faizleri erken artırılabileceğinin sinyali verildi. İstihdam koşullarının bir miktar iyileştiği ifade edilen tutanaklarda “İstihdam kaynaklarının eksik kullanımı adım adım azalıyor. Enflasyon yakın vadede enerji fiyatları gibi faktörler nedeniyle aşağı çekilebilir. Faiz artışı hedeflerin ne kadar yakalandığına bağlı olarak erken ya da geç yapılabilir” ifadelerine yer verildi.
Fed, Eylül 2012’den Ocak 2014’e kadar her ay 40 milyar dolar mortgage destekli tahvil ve 45 milyar dolar da hazine tahvili olmak üzere 85 milyar dolarlık varlık alımı yaptı. Ocaktan itibaren ise varlık alımlarını 10’ar milyar dolar azalttı. Şu ana kadar tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 15 milyar dolara çeken Fed, bu 15 milyar dolarlık kısmı da kaldırdı.

Bilançosu şişti

Parasal genişleme programları ile ABD ekonomisini canlandırmak ve işsizliği azaltmak amaçlanıyor. Birinci Parasal Genişleme (QE1) 2008 Aralık ayında başladı ve 2010 yılının ortasına kadar devam etti. Fed, QE1’de toplam 1.3 trilyon dolarlık hazine bonosu ve ipoteğe dayalı menkul kıymeti piyasadan satın alarak finans sistemine fon aktardı.
QE2, Kasım 2010 ile 30 Haziran 2011 arasında gerçekleşti ve 600 milyar dolarlık tahvil alındı. Fed, QE3’te ise Eylül 2012’den bu yana 1.6 trilyon dolarlık hazine tahvili ve Mortgage’a dayalı menkul kıymet satın aldı. Tutanaklarda Fed’in piyasadan aldığı varlıklar nedeniyle bilançosunun 4.5 trilyon doların üzerine çıktığı belirtildi.

Gelişen piyasaları vurdu

Tahvil alımlarına son verilmesi gelişen piyasaların para birimlerini vurdu. Ruble, yüzde 1.5’in üzerinde kayıpla dolar karşısında yeni rekor düşük seviyeyi gördü. Dolar/TL yüzde 0.4 civarı yükselerek 2.22 seviyelerine yaklaştı. Karar öncesinde dolar 2.1972 TL’ye kadar inmişti. Polonya zlotisi, Macar forinti, Güney Afrika randı yüzde 1 değer yitirirken, Avro/dolar paritesi yüzde 1’ye yakın kayıpla 2.2640 seviyelerine geldi. Açıklamaların etkisiyle S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones Sanayi Endeksleri'nde değer kayıpları yüzde 1'e yaklaştı.
Analistler Güney Afrika ile Türkiye’nin ABD’deki düşük faiz ortamına olan alışkanlıkla yabancı yatırımcıdan yüksek miktarda ve ucuza borçlanmaları nedeniyle özellikle kırılgan olduklarını düşünüyor.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre