Ana içeriğe atla

TÜRKİYE ÇAKILABİLİR

TÜRKİYE’DE EKONOMİNİN DÜMENİNE GEÇECEK SÖYLENTİLERİNE DARON ACEMOĞLU YANIT VERDİ: 

"BUNLAR SADECE DEDİKODU"


Hükümetin ekonomi politikalarına yönelik eleştirileriyle bilinen Acemoğlu, “Siyasal özgürlük olmadan büyümeye sahip olabilirsiniz ancak bu kaliteli ve sağlık bir büyüme olmaz. Basın özgürlüğündeki gerileme, yargı ve diğer kurumların bağımsızlığının azalması, insan haklarına getirilen sınırlamalar büyümeyi de aşağı çekecektir” dedi.

MIT Profesörü Acemoğlu: Seçim sonrası belirsizliklerin azalmasının ekonomideki sorunların çözüleceği anlamına gelmiyor. İnşaat ve kredilerle körüklenen ekonomide sert iniş riski var. Bunu önlemek için gerekli olan yapısal reformlar yapılmadı. 





Türkiye  Ekonomi kamuoyu son günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kuracağı yeni kabinede Prof. Dr. Daron Acemoğlu’nun görevlendireceği iddiasını konuşuyor. Habertürk yazarı Nagehan Alçı’nın ortaya attığı ‘Daron Acemoğlu Türkiye’de ekonominin başına gelebilir’ söylentilerine Acemoğlu’nun kendisi noktayı koydu. Acemoğlu, gazetemize yaptığı açıklamada, kendisine böyle bir teklif gelmediğini belirterek “Kimse benimle temasa geçmedi. Konuşulanlar sadece dedikodudan ibaret” dedi. 

Dünyanın en çok alıntı yapılan 10 ekonomistinden biri olarak gösterilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) İktisat Profesörü Daron Acemoğlu , hem kamuoyundaki söylentilere hem de Türkiye ekonomisinin geleceğine dair sorularımızı yanıtladı.


Hükümetin Ekonomi politikalarına yönelik eleştirileriyle bilinen Acemoğlu, yapısal problemleri çözmek için kısa vadeli politikalar yerine orta vadeli politikalara odaklanmadıkça ekonominin geleceğini karanlık görüyor. 

Türkiye ekonomisindeki yapısal, siyasi ve yargı ile ilgili sorunlara dikkat çeken Ünlü Profesör, problemlerin seçim belirsizliğinin sona ermesiyle çözülecek kadar kolay olmadığını düşünüyor.

Daron Acemoğlu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

1. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kuracağı yeni kabinede yer alacağınıza dair Ekonomi kamuoyunda söylentiler var. Bu söylentilere yorum yapmak ister misiniz?
  • Kimse benimle temasa geçmedi. Yani bence bunlar sadece dedikodu.

2. Türkiye ekonomisi ile ilgili beklentileriniz nelerdir? Seçim belirsizliği ortadan kalktı. Türkiye ekonomisi hızlı bir şekilde iyileşecek mi?

  • Ben öyle düşünmüyorum. Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları olduğunu düşünüyorum. Yüksek enflasyona, düşük yatırım oranlarına ve doların değer kazanmasına neden olan seçimle ilgili belirsizlik değildi. Yapısal sorunlar, son 10 yılda Türkiye’nin ekonomik büyümesinin krediler ve gayrimenkul sektörü tarafından körüklenmesi gerçeğiyle ilgili. Türkiye ekonomisinde, son 10 yılda, çok fazla verimlilik artışı olmadı. Teknolojik gelişme veya gayrimenkul sektörü dışında yatırım artışı yaşanmadı. 

3. Son 10 aydır enflasyon çift hanede seyrediyor. Büyüme beklentileri ise yılın ikinci yarısı için negatif. Ekonomide herhangi bir stagflasyon riski var mı?

  • Bence ‘sert iniş’ riski var. Bu senaryo, gayrimenkul ve inşaat sektörleri üzerinden, tüketimle körüklenen ve dış ticarete konu olmayan büyümenin yaşandığı gelişen ekonomileri gözlemleyenlerin çok aşina olduğu bir senaryodur. Bu şekilde bir büyümeyi daha sonra ani duruşlar izler. Bazen negatif büyüme ve bazen enflasyon, bazen bankacılık sektöründeki problemleri beraberinde getirir. Türkiye, ümit ediyorum ki, negatif büyümeyi, özellikle inşaat sektöründe birçok şirketin iflasını ve daha sonra bankacılık sektörüne ve ekonominin geri kalanına yayılan riskleri içeren sert inişten kaçınır. Ancak ‘sert inişi’ önlemek için gerekli olanı yaptığımızı düşünmüyorum.

4. İnsan haklarına, kurumların bağımsızlığına, basın özgürlüğüne ve Avrupa kriterlerine karşı politikalar Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkiliyor mu? Demokrasinin ekonomik standartlara etkisi nedir?

  • Ulusların Düşüşü adlı kitabım da dahil olmak üzere birçok araştırmam bu bağlantıyla ilgili oldu. Demokrasi büyüme için faydalıdır. Siyasal özgürlüğü destekleyen siyasal kurumlar büyüme için faydalıdır. Bu, tabi ki siyasal özgürlük olmadan büyümeye sahip olamayacağınız anlamına gelmez. Çin bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Fakat bir bütün olarak, toplum baskıdan arındırılırsa, ifade özgürlüğü varsa, demokratik kontrol mekanizmaları söz konusuysa, ekonomi güç ve çıkar çevreleri tarafından ele geçirilmemişse, büyüme teşvik edilir ve daha yüksek kaliteye ulaşır. Bu doğrultuda, basın özgürlüğünde geriye düşüş, yargı bağımsızlığının ve diğer kurumların bağımsızlığının azalması, insan haklarına getirilen sınırlamalar, sağlıklı ekonomik büyüme ihtimalini azaltacaktır.

5. Sizce Türkiye hâlâ en kırılgan ülkelerden biri mi? Bir IMF programı problemleri çözebilir mi?

  • Evet, Türkiye için ciddi riskler var. En yüksek enflasyon oranlarından birine ve cari işlemler açığında da en yüksek oranlardan birine sahip bulunuyoruz. Ama dediğim gibi, altta yatan yapısal problemlerden daha çok endişeliyim. Bir IMF programının yardımcı olabileceğini düşünüyorum, ama sadece kısa vadede değil orta vadede düşünmemiz gerekiyor.


Daron Acemoğlu
DARON ACEMOĞLU KİMDİR?
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) İktisat Profesörü olan Daron Acemoğlu, “Dünya’daki En Çok Alıntı Yapılan ilk 10 Ekonomist” arasında sayılıyor. 1986 yılında Galatasaray Lisesi’ni bitiren Acemoğlu, lisans derecesini İngiltere’nin York Üniversitesi’nde,yüksek lisans ve doktora derecelerini ise bu dalda en prestijli okullardan olan Londra Ekonomi Okulu’ndan aldı. 1992-93 yılları arasında Londra Ekonomi Okulu'nda ders veren Daron Acemoğlu, 1993’te ABD’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde ders vermeye başladı. İktisat alanındaki tarihi yayınlardan biri olan The Economic Journal’da yayımlanan bir çalışması “1996 Yılının En İyi Makalesi” ödülünü alan Acemoğlu, 2000 yılından bu yana0 profesör unvanına sahip. 2005 yılında John Bates Clark madalyası ile ödüllendirilen Ünlü Profesör, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından da 2006’da “Bilim Ödülü”ne layık görüldü.

‘Ulusların Düşüşü’ adlı kitapla büyük tartışma yaratan Ermeni asıllı iktisatçı, Ermenistan ekonomisinin yeniden yapılandırılması için geçen ay ülkenin yeni Başbakanı Nikol Paşinyan tarafından yapılan danışmanlık teklifini kabul etmişti.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1015515/Ekonominin_basina_gececegi_iddia_edilen_Prof._Daron_Acemoglu___Sert_inis__riski_var.html






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre