Ana içeriğe atla

#UberFiles: Uber ifşacısı MacGann: İnsanlara yalan sattık

Uber’in 124 binden fazla kaydını the Guardian’a sızdıran eski yönetici Mark MacGann adını açıkladı. İnsanlara yalan sattıklarını ve doğru olanı yapmak için konuşmaya karar verdiğini söyledi. 

Pelin Ünker 

© Deutsche Welle Türkçe

Amerikan teknoloji devi Uber’in kayıtlarını sızdıran, şirketin Avrupa kamu politikaları eski başkanı Mark MacGann adını açıkladı.

Görevi, Uber'in yerel yasaları hiçe sayan agresif küresel genişlemesinin sonuçlarını yönetmek ve ardından yasaları yeniden yazarak şirket için daha elverişli bir iş ortamı yaratmak üzere hükümetlere lobi yapmaktı.

Mark MacGann, Uber'in üst düzey yöneticilerinin düzinelerce ülkedeki yasaları bilerek çiğnediğine ve şirket modelinin sürücülere sağladığı ekonomik faydalar konusunda "insanlara yalan sattığına" inandığı için konuşmaya karar verdiğini söyledi. MacGann, o dönemde Uber'in üst düzey ekibinin bir parçası olduğunu belirterek anlattığı davranışlardan dolayı suçsuz olmadığını ve kısmen pişmanlık duyduğunu belirtti.

"Bu doğru olanı yapmakla ilgili"

Mark MacGann, The Guardian’a verdiği röportajda, şirket kayıtlarını neden sızdırdığını şu sözlerle açıkladı: "Bu, telafi etmekle ilgili. Doğru olanı yapmakla ilgili. Bakın, yaptığım şeyi kabul ediyorum, ancak hükümetleri, bakanları, başbakanları, başkanları ve şoförleri ikna etmeye çalıştığım şeyin korkunç, korkunç derecede yanlış olduğu ortaya çıkmışsa, o zaman geri dönüp 'Sanırım bir hata yaptık' demek benim görevimdir. Ve sanırım insanlar benden yardım istedikleri ölçüde, bu hatayı düzeltme çabalarında bir rol oynamak istiyorum."

82 milyar dolarlık bir dev

İngiltere’nin önde gelen yayın kuruluşlarından The Guardian’a sızdırılan ve Uluslararası Gazeteciler Konsorsiyumu’yla (ICIJ) paylaşılan şirket kayıtları, Amerikan teknoloji devi Uber’in, dünyanın dört bir yanında nüfuz sahibi kişilere ödeme yaparak usulsüz bir şekilde nasıl yoluna devam ettiğini ortaya çıkardı. Uber, bu süreçte San Francisco merkezli küçük bir teknoloji girişiminden piyasa değeri 82 milyar dolara ulaşan küresel bir dev haline geldi.

DW Türkçe'nin de dahil olduğu "The Uber Files" araştırması, 83 bin e-postayı içeren 124 binden fazla kayda dayanıyor.


Mark MacGann, Ağustos 2016'da Uber'den ayrılarak şirkete karşı yasal işlem başlattı ve sonunda mahkeme dışı bir anlaşmaya vardı. Şartlar açıklanmadı. Kendisi daha fazla ayrıntı vermedi.

Şirketi ifşa etmek için neden bu kadar beklediğini ise MacGann, ayrıldıktan sonra düşünecek zamanı olana kadar şirketin iş yapma biçiminin genel etkisini sorgulamaya hiç vakti olmadığını söyledi.

The Guardian'a verdiği bir röportajda MacGann, şirketin ağır iş yüküne yetersiz yanıt verdiğini ve çeşitli ülkelerde taksi endüstrisinden artan tacizlerle karşılaştıkça mesleki stresten dolayı hayal kırıklığına uğradığını anlattı.

MacGann kimdir?

Mark MacGann, Uber'in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki (EMEA) hükümetleri kazanma çabalarını yöneten 52 yaşında kariyer sahibi bir lobici.

MacGann, Uber'de çalışmaya başlamadan önce kamu işlerinde uzun bir kariyere sahipti. Weber Shandwick ve Brunswick gibi köklü kamu politikası firmalarında çalışmış ve Apple, Microsoft ve Sony gibi şirketlerin savunuculuğunu yapan bir ticaret birliği olan DigitalEurope'u yönetmişti.

MacGann 2014-2016 yılları arasında Uber için çalıştı. Üst düzey bir yöneticiydi ve Uber'in 40'tan fazla ülkedeki hükümet ilişkilerini ve kamu politikalarını (yani lobicilik) denetledi.

Mark MacGann


Uber'deki görevinden 12 Şubat 2016 tarihinde resmi olarak ayrıldı. Ancak Uber kendisinden danışman olarak şirkete yardımcı olmaya devam etmesini istedi ve o da bunu kabul etti. Kendisine yeni bir iş unvanı verildi - kıdemli yönetim kurulu danışmanı - ve Uber tarafından sağlanan e-postaları, dizüstü bilgisayarları ve telefonları muhafaza edildi. Bu görev Ağustos 2016'da sona erdi ve ardından MacGann bir telekom şirketinde yeni bir işe girip kendi iş girişimini başlattı.

Uber’den neden ayrıldı?

Uber'in Avrupa'daki görünen yüzü olan MacGann, taksiciler tarafından yürütülen Uber karşıtı kampanyanın daha aşırı uçlarının hedefi haline gelmişti. Çeşitli olayların ardından MacGann hem kendi hem de ailesi ve arkadaşlarının güvenliğinden endişe duymaya başladı.

Uber, MacGann’a bir koruma ekibi verdi ve güvenlik ekibi Eylül ve Kasım 2015 tarihleri arasında sadece Belçika'da MacGann'ı korumak için 619 saat harcadı. Şirket ayrıca yurtdışı seyahatleri için de güvenliği artırdı.

MacGann'a yönelik tehdit içeren olaylar arasında, ev adresini Belçika'daki bir "Uber'i durdurun" Facebook grubunda paylaşan Brükselli bir taksi şoförü tarafından evine kadar takip edilmesi de yer alıyor. Taksi şoförleri MacGann'ı bir otelin dışında arkadaşlarıyla birlikte çektikleri gözetleme tarzı fotoğrafları da internete yüklemişti.

Şiddet tehditleri MacGann'ın o dönemde Uber hakkında hissettiği diğer endişeleri daha da arttırdı. Eski yönetici, Uber'in en tepesinden alınan kararların stratejiyi veya uygulamaları sorgulamayı zorlaştırdığını ve nihayetinde şirkette hiçbir etkisi olmadığını fark ettiğini söyledi. MacGann, mesleki hayal kırıklıkları, kendisinin, ailesinin ve arkadaşlarının güvenliği için endişelenmesiyle birleşince ayrılmaya karar verdiğini ifade etti.

Siyasetçilerle gizli bağlantılar

MacGann’in sızdırdığı belgelere göre Uber, 2013 ve 2017 yılları arasında kilit siyasetçiler ve lobi çalışmaları üzerinden, bulunduğu yerdeki yasal düzenlemelerin dışında kalan faaliyetlerini genişletti. Kayıtlar Uber yöneticileri ve kamu görevlileri arasında 2014’ten 2016’ya kadar kamuya açıklanmamış 100’den fazla toplantı yapıldığını ortaya çıkardı.

Uber yöneticilerinin görüştükleri isimler arasında dönemin Fransa Ekonomi Bakanı ve ülkenin şu anki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yanı sıra, dönemin ABD Başkan Yardımcısı John Biden, dönemin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, dönemin İrlanda Başbakanı Enda Kenny ve dönemin Estonya Cumhurbaşkanı Toomas Hendrik Ilves de vardı.

Kayıtlarda 'b*k fırtınası' demişti

Yazışmalar Uber’in kaotik küresel stratejisinin sonuçlarıyla boğuşan yöneticiler arasındaki tartışmalara da ışık tuttu. Şirket içi yazışmalara göre MacGann, Uber'in ülke direktörlerinden birine "Temelde Uber piyasaya çıkıyor ve ardından düzenleyici ve yasal bir b*k fırtınası var" dedi.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) yeni araştırması "The Uber Files", San Francisco merkezli küçük bir teknoloji girişimi olan ve kısa sürede küresel bir dev haline gelen araç çağırma şirketi Uber’in, bu başarısının altında yatan sırları ifşa etti.

The Uber Files, İngiltere’nin önde gelen yayın kuruluşlarından The Guardian’a sızdırıldı ve Washington D.C. merkezli kâr amacı gütmeyen araştırmacı gazeteciler ağı olan ICIJ ile paylaşıldı. Sızdırılan kayıtlar arasında e-postaların yanı sıra Uber’in üst düzey yöneticileri arasındaki iMessage’lar ve WhatsApp yazışmaları, sunumlar, not defterleri, brifing notları ve faturalar yer alıyor.

The Guardian ve ICIJ tarafından yürütülen ve DW Türkçe'nin de aralarında olduğu 44 medya partneri ile paylaşılan proje üzerinde 29 ülkeden 180'den fazla gazeteci dört ay boyunca çalıştı.



DW-Reporterin Pelin Ünker

Pelin Ünker Yolsuzluk ve vergi adaleti üzerine haber yapan  araştırmacı gazeteci.  

@pelinunker



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.