Ana içeriğe atla

Karadeniz’de Covid vakaları neden daha sık görülüyor?

Tüm illere ait Covid-19 vaka sayıları ilk kez açıklandı. Karadeniz Bölgesi’nde vaka sayıları oransal olarak diğer illerden daha yüksek çıktı. Bu durumun neden kaynaklandığını hekimlere sorduk.


Türkiye’de Covid-19 salgınıyla mücadelenin 343. gününde ilk kez il bazında 7 günlük vaka sayıları kamuoyuna açıklandı.

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre geçen hafta Trabzon, Rize, Ordu, Giresun ve Samsun olmak üzere Karadeniz bölgesindeki beş il 100 bin kişideki vaka sayısında öne çıktı. 

Bakanlığın yayınladığı haritaya göre 8-14 Şubat tarihleri arasında Trabzon’da 100 bin kişide 228, Samsun’da 100 binde 171, Rize’de 100 binde 202, Ordu’da 100 binde 194, Giresun’da 100 binde 184 kişide Covid-19’a rastlandı. Bu oran İstanbul için 100 binde 60, Mardin, Hakkari, Diyarbakır gibi illerde ise 100 binde 25’in altında kaldı.

Peki, Karadeniz bölgesindeki vakaların daha sık görülmesi neden kaynaklanıyor?

"Köylerde toplanılıyor"

DW Türkçe’ye konuşan Trabzon Tabip Odası Başkanı Dr. Kibar Yaşar Güven, Karadeniz bölgesinde alınan tedbirlerin diğer illerle hemen hemen aynı olduğunu belirterek, bu durumun Karadeniz halkının daha iç içe yaşam tarzından kaynaklanabileceğini belirtiyor. Karadeniz’deki iller birbirine yakın olduğu için iller arası gidiş ve gelişin fazla olduğuna dikkat çeken Güven’e göre, bu sürekli hareket de Covid’in yayılmasında başrol oynuyor. Karadeniz halkının köy bağlantısını da koparmadığını ifade eden Güven, “Özellikle cumartesi pazar sokağa çıkma yasağını da köylerde değerlendirmek amacıyla halkımız köylere çıkıyor. Maske ve mesafe burada geri planda oluyor. Hafta içi bu insanlar şehre indiği zaman da almış oldukları virüsü yayma ihtimalinin çok yüksek olduğu kanaatindeyim” diyor.

DW Türkçe’ye konuşan Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü’ye göre de vaka sayılarındaki yükseklik Karadenizlilerin bir arada yaşama kültürüyle bağlantılı.

"Aile içi bulaşlar fazla"

Özlü, “Bu bölgede hizmet veren bir hekim olarak gözlemlerim, aile içi bulaşların bu bölgede çok fazla olduğu. Çünkü biz aynı aileden çok sayıda hastayı aynı anda tedavi ediyoruz. Bakıyorsunuz üç nesil bir arada hastalanıyorlar. Aynı aileden sekiz on kişi, bazen daha fazla sayıda hastalanıyor ve bazıları hastaneye yatıyor, bazıları yoğun bakımda tedavi ediliyor, vefat edenler oluyor” diye konuşuyor.

Bunun altında bölge insanının sosyal olarak çok sıcakkanlı olması ve bir arada yaşamasının yattığını düşünen Özlü, ailelerin köylerinde çok sık bir araya geldiğine vurgu yapıyor. Özlü, “Beş altı aile baba ocağında bir araya geliyor. Kardeşler, anneler babalar, büyük anneler, büyük babalar, torunları evlatlar hep birlikte hafta sonu kahvaltılar, sohbetler keyifli güzel vakit geçiriyorlar. Buna bazen konu komşu da dahil oluyor. Bu geleneksel paylaşım, sosyal davranış maalesef aile içi bulaşları artırıyor” diyor.

‘Kongreler başrol oynuyor’

Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen AKP Rize İl Kongresi kalabalık görüntülere sahne oldu. Erdoğan, bugün de partisinin Trabzon’da gerçekleşen il kongresine katıldı.

Trabzon Tabip Odası Başkanı Güven, bu tarz kalabalık ortamların da salgının yayılmasında etkili olduğu görüşünde. Güven, “Madem ki cenaze, düğün, dernek, kafeler gibi kalabalığın olduğu yerlerin Covid’in yayılımında başrol oynadığını kabul edip buna göre tedbir alıyorsak bu dönemde bazı kongrelerin de iptal edilmesi veya ertelenmesi gerekiyordu. Bunların da, bu var olan kongrelerin de Covid’in yayılmasında başrol oynadığını düşünüyorum” diye konuşuyor. Dr. Güven, vaka sayılarının sürekli ve şeffaf olarak açıklanmasında geç kalındığını, vefat sayıları ve test sayılarının da daha şeffaf biçimde net olarak açıklanması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’de en çok göç veren iller Karadeniz bölgesinde yer alıyor. Bilim Kurulu Üyesi Özlü’ye göre başka şehirlerden bölgeye gidiş gelişlerin sık olması da Karadeniz’de bulaşların fazla olmasında etkili. Özlü, “Dünyanın her ülkesinde Karadenizli var. Dolayısıyla kendi memleketleriyle de bağlarını asla koparmıyorlar ve sürekli buraya gelip gidiyorlar. Her yerden buraya insan hareketliliği var. Bu da bulaşmada önemli bir sorun diye düşünüyorum” ifadelerini kullanıyor.

"Okul tatilindeki seyahatler"

DW Türkçe’ye konuşan Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı Uzman Dr. Nasır Nesanır da Özlü ile aynı görüşte. Dr. Nesanır, bölgedeki yüksek vaka oranlarında iç içe yaşamın tek etmen olamayacağını, eğer öyle olsaydı Doğu Anadolu’da da aynı etkinin görülmesi gerektiğini düşünüyor. “Bu vaka artışlarının nedeni Karadenizlilerin İstanbul’da oturması, bu 15 gün okul tatili boyunca bölgede hareketliliğin fazla olması olabilir” diyen Nesanır, yüksek vaka oranının nedenlerini kesin olarak bilmenin mümkün olmadığını çünkü verilerin halen eksik açıklandığını söylüyor. Nesanır, "Eğer filyasyon raporları bizimle paylaşılırsa bu vakaların nerelerden kaynaklandığını, düğünlerden mi kaynaklandığını, toplu parti toplantılarından mı kaynaklandığını, İstanbul’dan mı geldiğini çok daha net bir şekilde söyleyebiliriz” diye konuşuyor.

Türkiye’deki mevcut kısıtlamaların illere göre gevşetilmesi kararlarının kısa bir süre içinde açıklanması bekleniyor. İl bazında vaka sayılarının açıklanması bu adımdan önce geldi.

İllere ait test sayıları açıklanmalı

Açıklanan verileri, il hıfzıssıhha kurullarında alınacak kararlar için bir hazırlık olarak yorumlayan Dr. Nesanır, alınacak kararlara paralel iller arasındaki geçişlerin, kontrollerin de sıkı bir şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

İl bazında alınacak kısıtlama kararları için daha ayrıntılı ve şeffaf verilere ihtiyaç olduğunu da vurguluyan Nesanır, “Yani diğer illere göre mutant virüsü daha mı fazla? Bunun Bakanlık tarafından açıklanması gerekir. İkincisi, illerde yapılan test sayısı, bin kişi başına düşen ya da yüz bin kişi başına düşen test sayısı aynı değil mi? Çünkü test sayısı fazla ise daha fazla vaka yakalarsınız. Dolayısıyla test sayılarının paylaşılması gerek. Üçüncüsü geçmişte bu illerde kaç kişinin enfeksiyon geçirdiği paylaşılmalı” diyor.

Doğu illerinde enfeksiyon oranının 8-14 Şubat haftasında diğer illere göre daha düşük göründüğünü, oysa geçmiş aylarda bu illerde çok şiddetli bir artış yaşandığını ifade eden Nesanır, “Burada çok şiddetli bir yaşamadan kaynaklanan, toplumun bir kısmının sürü bağışıklığına maruz kalmasından dolayı enfeksiyonun dolaşımı yavaşladı mı? Ya da Karadeniz’de enfeksiyon daha az mı görüldü de şu an dalga oraya geldi? Bunları bilmiyoruz” diyor ve doğru analiz için şeffaf ve düzenli veri paylaşımının önemine dikkat çekiyor.

‘Nedeni mutant virüs olabilir'

DW Türkçe’ye konuşan Samsun Tabip Odası Başkanı Uzman Dr. Funda Neslihan Furtun ise vaka oranlarındaki yüksekliğin mutant virüsle ilgili olabileceği görüşünde. Bakanlığın yayınladığı haritada gözüken yüksek oranların şaşkınlık yarattığını ifade eden Furtun, “Çünkü günlük vaka sayılarımızda bu artışı görmüyoruz. Vaka sayılarının en yüksek olduğu Kasım-Ocak periyoduna göre Şubat ayında 1/7 oranında azalma olduğunu biliyoruz. Günlük vaka sayısı 2000’in üzerindeyken 300’lere düştü. Bu düşüşe rağmen son açıklamada Türkiye’nin en yüksek illerinden olmamız, mutant virüsün ilimizde ve Doğu Karadeniz’de daha fazla görülmesinden kaynaklanıyor olabilir” diyor. 

Bunun sadece bir tahmin olduğunu, Oda olarak İl Pandemi Kurulu’nda bulunmadıklarını ve mutant virüs sayılarını bilmediklerini belirten Furtun, mutant virüsle enfekte hastalar ve temaslılar için filyasyon çalışmalarının daha sık olduğunu bildiklerini söylüyor. Bu hastalar için karantina önlemlerinin daha sıkı ve uzun süreli uygulandığını dile getiren Furtun, bunun yanı sıra mutant virüsü daha fazla tanımlamak gerektiğini, bunun için de PCR çalışan tüm laboratuvar ve hastanelerde mutant virüsü saptayan kitlenin daha yaygın kullanılmasının sağlamasının şart olduğunu vurguluyor.

‘Aşılardan sonra gevşeme oldu’

Öte yandan Furtun, aşılamanın başlamasıyla birlikte toplumda bir gevşeme olduğunu belirterek, toplumun en az yüzde 60’ı aşılanmadan kurallara uyulması gerektiğini aksi halde sorunun çözülemeyeceğini hatırlatıyor. Furtun’a göre illere göre rakamların açıklanması geç alınmış bir karar. Furtun “İllerin ekonomik ve sosyal yapısı birbirinden farklıdır ve farklı dinamikleri vardır. Bu nedenle il bazında verilerin paylaşımı iller arasında seyahat kısıtlaması gibi daha radikal tedbirlerin alınmasını sağlayabilir. Eğer sorunumuz mutasyonsa bu da virüsün yayılmaması için lokal tedbirlerin daha gerçekçi olmasını sağlar. Salgını iyi yönetmenin ilk ve en önemli koşulu şeffaf veri paylaşımıdır” diyor.

Bilim insanları il bazında kısıtlamaların gevşetilmesine dönük adımlardan önce illere ait tüm verilerin şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiği ve iller arası geçiş kontrol altına alınmadığı sürece şehir bazlı kısıtlamaların anlamlı olmayacağı konusunda uyarıyor.

Karadeniz’de Covid vakaları neden daha sık görülüyor? - DW Türkçe





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre