Ana içeriğe atla

İmamoğlu DW'ye konuştu: Onlar siyasetinde boğulsun

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bağış krizi ile ilgili olarak "Onlar siyasetinde boğulsun" diyerek ihtiyacı olanlara katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi.




DW Türkçe: İstanbul’da sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi? Neden?
Ekrem İmamoğlu: Kati bir konu var: Deniyor ki "İnsanlar izole olmalı, insanlar birbirleriyle temas etmemeli ve bunun en az iki üç haftalık bir süreçle denetleme altına alınmalı". Bunu çok daha düşük bir vaka sayısına sahip olan Moskova daha Pazartesi günü açıkladı. Ben bunu sadece Ekrem İmamoğlu olarak söylemiyorum. Valiliğin davet ettiği pandemi kurulundaki hemen hemen bütün sağlıkçılar aynı kanaatte. Duyduğumuz kadarıyla Ankara’daki bilim kurulu aynı tavsiyede bulunmuş. Sağlık Bakanı cümlelerin arasında "Kendi sokağa çıkma yasağınızı, karantinanızı uygulayın" diyor. Yani konu bu kadar netken… Ben bunu Ekrem İmamoğlu olarak talep etmiyorum ki. Akıl ve bilim talep ediyor. Ben insan sağlığı için sokağa çıkma yasağı kesinlikle olmalı diyorum.
Valilikle işbirliği nasıl yürüyor? Öngörebildiğiniz tüm önlemleri alabiliyor musunuz?
Açıkçası valilikle normal, bürokratik bir işbirliğinin dışında şu anda istediğimiz seviyede bir işbirliğini yaşayamıyoruz. Sayın valimizle ısrarlarım üzerine 18 Mart’ta ilk toplantımızı yapabildik. Ben Şubat sonundan itibaren görüşmemiz gerektiğini, beraber senkronize çalışmamız gerektiğini ifade etmiştim. Ancak bu konuda bir diyalog eksikliği var. En son 28 Mart tarihinde ilk defa pandemi kuruluna ve il idare kuruluna davet edildim. Yani pandemiyle mücadele ettiğimizin bir ayı aşkın süre sonrasında davet edildim ve beraber çalıştık. Ama biz işimize yoğun bir şekilde bakıyoruz. Yetki alanımız ya da değil, alacağımız hangi tedbir, vereceğimiz hangi destek var ise biz sürece o gözle bakıp bu sürecin seferberlik ruhuna katkı sunuyoruz.
İçişleri Bakanlığının bağış genelgesi ve bağış hesaplarının bloke edilmesiyle ilgili yorumunuz nedir?
Ama bakan, ama başka bir mesulü varsa bu işin, siyasi mesulü de olabilir, bilemem, bu hassas süreci bile kendi siyasi emellerine alet edip karar alma mekanizmasını hayata geçiriyor diye düşünüyorum. Buna karşı duruşumuzu, sadece İstanbul değil, 11 büyükşehir belediye başkanı olarak açıklamamızda net ortaya koyduk. Bizim yardımlaşma bağımızı hiçkimse koparamaz. Biz kurum olarak zaten var olan gücümüzü bütünüyle sosyal yardımlara aktarma konusunda fedakarlığımızı en üst seviyede yapacağız. Sadece 24 saatte altı buçuk milyonu aşan bir bağış toplandı. Ama biz bu bağış bağının da kopmayacağını biliyoruz. Zaten kendileri de internet sitelerinde gösterdiler: "Böyle toplamalıydı" diye. Biz sanki başka bir usulle toplamışız gibi. Şartsız bağışın tanımını yaptı. Biz de böyle topladığımızı belirtmiştik. Biz ona bakmıyoruz, biz vatandaşımıza katkı sunmaya, ihtiyacı olan vatandaşımıza hizmet sunmaya devam ediyoruz. Onlar siyasetinde boğulsun, başka bir şey demiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre