Ana içeriğe atla

ÇMO: İstanbul’da atıksu doğrudan denize karışıyor

Silahtarağa atıksu arıtma tesisi, İstanbul’da su tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Çevre Mühendisleri Odası’na göre İstanbul’da nüfusun yoğun olduğu 21 ilçenin atıksuyu hiçbir arıtma olmadan denize boşaltılıyor.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 7 Kasım'da "Temel Atmama Töreni" başlığı ile kamuoyuna duyurulan Haliç'teki Silahtarağa İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi projesinin iptali, 'İstanbul ve su' tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
31 Mart 2019'daki yerel seçimler öncesinde, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin reklam panolarına astırdığı "İstanbul Atıksuyunun yüzde 99'unu Arıtıyoruz" ifadesinin doğru olmadığı da yaşanan bu tartışma ile gün yüzüne çıktı.
AKP döneminde yapımına karar verilen 1.5 milyar TL'lik Silahtarağa tesisinin çıkış suyunun günde 50 bin metreküplük bölümünün sulama suyu olarak kullanılması, geri kalan 385 bin metreküplük arıtılmış atıksuyun ise Alibeyköy Deresi'ne, gerekli olması durumunda ise Yenikapı atıksu tüneline deşarj edilmesi hedefleniyordu.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden oluşan bir bilim heyeti, hazırladığı raporla projeye gerek olmadığını ortaya koydu. İSKİ Yönetim Kurulu Üyesi olan ve İTÜ'den Prof. Dr. İzzet Öztürk, söz konusu tesis ile ilgili; kaynak sıkıntısı varsa etap etap inşa edilebileceği ya da bir müddet erteleneceği yönünde görüş verdi.
İçme suyu olabilir iddiası
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar ise sosyal medya platformu Twitter üzerinden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ihale aşamasında iptal ettiği arıtma tesisinin önemini 11 başlıkta açıkladı. Birpınar, tesiste, atıksuyun içilebilir seviyeye getirme teknolojisi olduğunu iddia etti.
İstanbul'un altyapı ihtiyacının her geçen gün arttığına işaret eden Birpınar "Şu anda Fatih, Eyüpsultan, Alibeyköy gibi Haliç'in sol sahilinin tamamını kapsayan havzanın tamamında, günlük 1 milyon metreküp atık suyun tamamı, Yenikapı ön arıtmadan geçerek Marmara denizine deşarj ediliyor" dedi.
Ancak TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre, İstanbul ilçelerinden Kadıköy, Beşiktaş, Sarıyer, Şişli, Kağıthane, Beyoğlu, Maltepe, Üsküdar, Ümraniye, Küçükçekmece, Beykoz, Çekmeköy, Avcılar, Bakırköy, Şile, Güngören, Esenler, Fatih, Eminönü, Gaziosmanpaşa, Zeytinburnu gibi nüfusun yoğun olduğu bölgelerin atıksuları organik madde giderimi yapılmadan sadece ızgara ve kum tutucudan geçirilerek, hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan denize boşaltılıyor.
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), Silahtarağa İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin İstanbul için bir kurtarıcı olarak gösterilmesini de 'son derece yanlış bir yaklaşım' olarak değerlendiriyor.
"Haliç'te olumsuz etkiler yaratır"
DW Türkçe'ye konuşan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cevahir Efe Akçelik, tesiste arıtma çamurunun arıtımı ve bertarafıyla ilgili bir tanımlama yapılmadığına dikkat çekiyor.
Bölgedeki günlük sulama suyu ihtiyacının, tesis kapasitesinin yaklaşık yüzde 10'u kadar tanımlandığını belirten Akçelik, geri kalan 385 bin metreküplük kısmın her gün Alibeyköy Deresi vasıtasıyla Haliç'e deşarj edileceğini, bu deşarjın Haliç'te olumsuz etkiler yaratacağını vurguluyor.
Öte yandan ÇMO raporuna göre tesiste yüksek teknoloji ile diğer tesislere göre daha iyi kalitede arıtım öngörülmesi bu suyun içilebilir nitelikte olduğu anlamına gelmiyor. Buna göre sulama suyu olarak kullanılacak su dışında Alibeyköy Deresi'ne yapılacak deşarj ile günde yaklaşık 4 ton azot, 400 kg fosfor ve en az 18-19 ton organik madde doğrudan Haliç'e boşaltılacak. Bu miktar yaklaşık 180-200 bin kişinin atıksularının hiç arıtılmadan Haliç'e verilmesiyle aynı anlamı taşıyor.
Master Plan ile çelişiyor
Öte yandan ÇMO raporunda tesisin, İstanbul Master Planı’nda tanımlanan Haliç'in temizlenmesi ve korunmasına yönelik önlemlerle çeliştiğine işaret ediliyor. Haliç'e deşarj yapılmaması prensibi 1990'lı yılların başında benimsenmiş ve 2000'den önce uygulanmaya konmuştu.
İstanbul'un çevre altyapısı ile ilgili yenilikleri ve öngörüleri belirlemek üzere 2017 yılında 52.5 milyon TL'ye ihale edilen İstanbul Master Plan çalışması halen devam ediyor.
"İstanbul'da tüm yatırımlara bütüncül bakılmalı" diyen ÇMO Yönetim Kurulu Üyesi Akçelik, bu çalışmanın su ve atıksu düzeni ile ilgili olarak ayrıntılı bir inceleme yaparak, yeni ve sürdürülebilir bir düzen tanımlaması gerektiğini söylüyor.
Buna göre, yeni bir tesis yapımı yerine havzadaki atıksuların iletildiği Yenikapı ve Baltalimanı atıksu arıtma tesislerinin ileri biyolojik arıtma düzenine dönüştürülmesi gerekiyor.
"Var olan havzalar korunmalı"
İstanbul su havzalarının yapılaşmaya açılarak devreden çıkarıldığına, şehrin büyük bir su havzası kaybına ve kirliliğine maruz kaldığına dikkat çeken Akçelik "Var olan havzaları korumak yerine arıtılmış sudan içme suyu elde edilmesi tartışması yapmak doğadan yana ve adil bir tartışma değil" diye konuşuyor.
Akçelik'e göre, Marmara Denizi kıyısındaki sanayi tesislerinin denetiminin yapılmaması, atıksuların arıtılmadan denize deşarj edilmesi, var olan tesislerin kapasitesi genişletilirken teknolojisinin geliştirilmemesi de söz konusu tesis için yapılan tartışmaları çelişkili duruma düşürüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre