Ana içeriğe atla

YouTuber kuşağı: Çocuk olma hakkı elinden alınan çocuklar

Ailelerinin YouTube üzerinden özel anlarını paylaştığı çocuklar milyonlarca kez izlenirken bu, hem çocuk YouTuber’lar hem de onları izleyip kendilerine rol model olarak alan çocuklar için sakıncalı.


Prenses Elif (7), Fatih Selim (3), Oyuncu Yusuf (5), Ceylin (9)… Yaşları 3-9 arasında değişen bu çocuklar, video paylaşım platformu YouTube’da kendi özel anlarını paylaşan ve milyonlarca aboneye ulaşan çocuklardan sadece birkaçı.

YouTube, son yıllarda yayın politikası ve özellikle çocuklar üzerindeki etkisi nedeniyle eleştiriliyor. Çocuk Koruma Programı kapsamında, platformda profil oluşturabilmek için 13 yaş sınırı olsa da anne babasının bilgileri üzerinden ya da yanlış bilgilerle hesap oluşturan çok sayıda çocuk var. Bugün tıklanma ve beğeni sayısına göre kazancı milyonlarca doları bulabilen çocuk YouTuber’ların sayısı ise giderek artıyor.

YouTube çocuk parkı mı?
Günümüzde çocuklarına yemek yedirebilmek, özel işlerini yapmak ya da kendilerine vakit ayırabilmek için çocuklarını YouTube’un karşısında bırakan anne ve baba sayısı oldukça fazla. Peki, çocukların YouTube’u tüketici ya da üretici olarak kullanması ne kadar doğru?

Pedagoji Derneği’ne göre hem çocuk YouTuber’lar hem de bu içerikleri sıklıkla izleyen çocuklar zarar görüyor.

Psikolojik Danışman Perin Akkavuk, YouTube veya tablet gibi kanalların çocuk bakıcılığı için kullanılmasının sayısız zararları olduğunu belirterek "Ailelerin bu kanalları kullanmak yerine çocukları ile kaliteli zaman geçirmeleri, sohbet etmeleri, çocuklarının hislerini, hayallerini konuşarak sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine destek olmaları gerekiyor" diyor.
'Bağımlılık yapıyor '
Çocukların YouTube izlemesi, anne babalar tarafından kısa vadede eğleniyor ya da sakin kalıyor diye tercih edilebilse de bu durum, uzun vadede ciddi psikolojik sorunlara yol açabiliyor.

Akkavuk’a göre çocuklar YouTube’da çok fazla vakit geçirdiklerinde büyüdükçe sosyalleşememeye başlıyorlar. Ekran karşısında geçirdikleri süreye ve başka etkilere de bağlı olarak bağımlılık geliştiriyorlar. Gerçek dünyadan kopuk olarak sanal bir dünyanın içinde yaşamlarını sürdürüyorlar.

Çocukların YouTube’da kendileri için zararlı olabilecek içeriklere erişmemesi için ise öncelikle kısıtlı modun açılması önem taşıyor. Ancak bu tek çözüm değil.

ABD ceza kesti
Temmuz ayında ABD hükümeti YouTube’a, 13 yaşından küçük çocuklara esasen yetişkinleri hedeflemesi gereken video içerikleri sunduğu gerekçesiyle ağır bir ceza kesti. Uzmanlar, çocukların YouTube ile kontrolsüzce baş başa bırakılmaması gerektiği görüşünde. Çünkü ilk bakışta çocuklara uygun gibi görünen içerikler şiddet, korku ya da cinsellik içerebiliyor.

Pedagoji Derneği, küçük yaştaki çocukların YouTube’da korku, şiddet ve cinsellik içeren içeriğe maruz kalmasının, beyin gelişiminin en hassas olduğu bu dönemde, uyku problemleri, anksiyete, depresyon, fobiler ve konuşma bozuklukları gibi birçok probleme yol açabildiğini vurguluyor.
Çocuklar YouTube izlerken önemli tehlikelerden biri de maruz kalınan reklamlar.

Perin Akkavuk, çocukların YouTube’da videodan videoya geçerken ya da çocuk Youtuber’ların sponsorlarına uygun ürettiği içerikleri izlerken reklama maruz kalabildiğini söylüyor.

Reklam amaçlı kullanılıyor
YouTube kanalı açmak son dönemin en popüler iş alanlarından biri. YouTube içeriklerinden izlenme sayısına göre gelir elde edilmesi, birçok anne babanın çocukları adına YouTube kanalı açmasına neden oldu. Çocuk YouTuber’ların aileleri aracılığıyla ürettiği içeriklerin kalitesi ise tartışmalı.

13 yaş altındaki çocuklara ve özellikle bebeklere yönelik içerikler mercek altına alındığında, çoğu içerikte bisküvi, şekerleme, oyuncak vb. firmalardan reklam alındığı ve bu ürünlere uygun çok sayıda içerik üretildiği gözleniyor.

Konuya dikkat çeken Pedagoji Derneği, tıklanma, beğenilme sayısına göre firmalardan reklam alan, çocuklarının özel anlarını paylaşarak bunu sürekli hale getiren anne babaların çocuklarına zarar verdiğini vurguluyor.

Perin Akkavuk ise bu durumu çocuk istismarı olarak tanımlıyor. Akkavuk’a göre öne çıkma arzusu, para kazanma isteği gibi sebeplerle çocuklarının videolarını YouTube kanallarına yükleyen anne babalar, farkında olmadan çocuklarını istismar ediyor.

'Beğenilme arzusu öne çıkıyor'
Çocukların kendi videolarını çekip koymaları da duygusal yönden zarar verici oluyor. Kendi kimliklerini ortaya koyuş biçimi, bir maskeleme ve beğenilme üzerine oluşmaya başlıyor. Daha fazla beğeni alabilmenin yollarını bulmaya odaklanıyorlar ve kendileri ile bağlantılarını kaybetmeye başlıyorlar. İstedikleri oranda beğeni almazlarsa büyük hayal kırıklıkları yaşıyorlar. En önemlisi de dışarıdan alacakları geri bildirim ve beğeni üzerine hayatlarını kurmaya çalışıp derinlerde mutsuzluk yaşıyorlar. Çocuk YouTuber’ları izleyen diğer çocuklar da bu çocuklara özenmeye başlıyor. Orayı gerçek bir dünya olarak anladıkları için bir şekilde kendilerini yetersiz olarak algılıyorlar.

Markette şeker çikolata alışverişi
‘Dans Eden Yeşil Uzaylı' adlı videonun 2018’in en çok izlenen videosu olması ve şu ana kadar 41.5 milyonun üzerinde izlenmesi, YouTube’un çocuklar arasında ne kadar popüler olduğunun bir göstergesi. Prenses Elif ise toplamda 2.4 milyar kez izlenme sayısıyla 2018’de Türkiye'nin en çok izlenen çocuk YouTuber'ı oldu. Şu anda 3 milyondan fazla abonesi olan Prenses Elif adlı kanalda Cumartesi yayınlanan son videoda Elif Migros’ta bayram şekeri ve çikolata alışverişi yapıyor. Yine bir çocuk YouTuber’a ait Salih Reis'in Dünyası isimli kanalda ailenin önce küçük bir evdeyken son hazırladıkları içeriklerde lüks bir villada yaşıyor görünmesi de ayrı bir tartışma konusu.

YouTube üyelerinin istatistiklerini tutan SocialBlade’in rakamlarına göre YouTuber çocukların ya da çocukların ailelerinin bu işten kazançları oldukça yüksek. 2018 için açıklanan istatistiklere göre abone sayısı 5.1 milyon olan Oyuncak Avı TV’nin aylık tahmini kazanç aralığı 57-921 bin dolar arasında değişiyor. Araştırmada 2018'de 519 bin aboneli FatihSelim Tube adlı kanalın tahmini aylık kazancı 22-354 bin dolar, Prenses Elif kanalının 21-350 bin dolar, Oyuncu Yusuf'un 17-273 bin dolar, Ceylin'in 17-285 bin dolar, Prens Yankı’nın 10-158 bin dolar, Rüya’nın Çiftliği kanalının 7-120 bin dolar, Oyuncak Oynuyorum kanalının 49-795 bin dolar olarak kaydediliyor.

'Mahremiyet alanı ihlal ediliyor'
Pedagoji Derneği, bu şekilde en basitinden çocuğun mahremiyet alanının ihlal edildiği görüşünde. Dernek "Çocuk olmanın doğal hakkı elinden alınan çocuk, beğenilmek, daha fazla görüntülenme sayısına ulaşılmak için kendisinden beklenilen performansı gösteren bir performans sanatçısına dönüşüyor. Doğal büyüme, kendi özgün kişiliğini oluşturma gibi gelişim süreçlerinden mahrum kalıyor" diyor.

YouTube’da eğitici içerikler de olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ailelerin yine de buna bir süre sıralaması getirmesinde fayda görüyor.

YouTuber kuşağı: Çocuk olma hakkı elinden alınan çocuklar - DW Türkçe

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre