Ana içeriğe atla

Güneş hepimize yeter !


IBC Solar Genel Müdürü Bali, şehirler güneş santralı kurulumuna elveriş olacak şekilde tasarlanırsa Türkiye’nin enerji sorununun büyük ölçüde çözüleceğini düşünüyor.

Türkiye'nin ilk güneş enerjisi santralını Konya MEDAŞ'ın bahçesine kuran IBC SOLAR, MEDAŞ'ın elektrik ihtiyacının buradan karşılanmasını sağlayarak sektör için örnek bir uygulmaya imza attı. IBC SOLAR Genel Müdürü Hayri Bali, amaçlarının güneş konusunda bilinçlenmeyi artırmak olduğunu söylüyor. Bali, ''Güneş hepimizin. Bırakın herkes faydalansın'' diyerek Türkiye'de güneş enerjisi yatırımlarının artması için bürokratik engellerin kaldırılması gerektiğine dikkat çekiyor.  



Konya/Meram Bölgesi Elektrik Dağıtım'ın (MEDAŞ) merkez bina bahçesine 350 bin Avro maliyetle güneş enerjisi tesisi kuran IBC SOLAR, yıllık 335 megavatlık güneş enerjisi üretiyor. Sektöre örnek olması için kurulan tesis, MEDAŞ'ın elektrik ihtiyacını karşılıyor. Yenilenebilir enerjinin her gün daha da ön plana çıktığı günümüzde, Türkiye'nin de bu işin içerisinde aktif olarak bulunması gerekliliği de her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Türkiye'nin ilk güneş enerji santralı olan uygulama pek çok yeni uygulama için de referans noktası oluşturuyor. 
Öncelikli amaçlarının Türkiye'de güneş enerjisi alanında insanları aydınlatmak olduğunu ifade eden IBC Solar Genel Müdürü Hayri Bali, bu nedenle önümüzdeki iki yıl için ciro hedefi koymadıklarını söylüyor.

"GÜNEŞ ENERJİSİ ÇÖZÜM OLABİLİR" 

Türkiye'nin ilk güneş enerjisi santralının, 200 kilovat gücünde olduğunu belirten Bali, "Bu yatırım Türkiye'de bir ilk. Ürün kalitesi ve teknolojik standartlar açısından sektör adına örnek uygulama olarak kabul edilecek santralda doğayla tamamen barışık temiz enerji üretiliyor" diyor. Güneş enerjisinin kullanımının Türkiye'nin enerji bağımlılığını büyük ölçüde azaltacağına da değinen Bali, güneş enerjisi yatırımlarının artmasıyla cari açığın önüne de geçileceğine dikkat çekiyor. Sübvansiyonlar nedeniyle Türkiye'de üretilen enerjinin gerçek maliyetinin bilinmediğini vurgulayan Bali şöyle konuşuyor:
  "Güneşin üzerine bürokratik engellerle perde çekiliyor. Enerji ihtiyacını karşılamak için daha fazla güneş enerjisine izin verilmeli. Çünkü bu bizim güneşimiz. Artı bir maliyet yok. Enerjinin tüketildiği yerde güneş enerjisi tesisi kurulabilir. Fabrika, AVM çatıları gibi. Madem böyle bir teknoloji var neden önü açılmıyor?''
Son çıkarılan güneş enerjisi yönetmeliğinde birçok belirsiz ifadenin yer aldığını ifade eden Bali, yatırımcının adeta korkutulduğunu düşünüyor. Bali, iletim sistemine bağlantı sorunları nedeniyle Türkiye'de tek bir yerde büyük bir güneş santralı kurmak yerine, daha küçük ve Türkiye çapına dağılmış güneş santralları kurmanın daha faydalı olacağına vurgu yapıyor.

''YERLİ ÜRETİM ISRARI NEDEN?''

Güneş enerjisi panelleri için yerli üretimin öne çıkarılmasını da doğru bulmadığını söyleyen Bali,"Nükleeri dışarıdan alıyoruz, kömürü, hidroelektrik santralında teknolojiyi dışardan alıyoruz. Neden güneş enerjisinde yerli panel öne çıkarılıyor. Güneş santralının tek maliyeti kurulum maliyeti. Çevreye zarar vermiyor, gürültüsü yok. Oysa diğer santralların ön göremediğimiz maliyetleri var. Sağlık boyutunda ciddi maliyetleri söz konusu. Bunlar tartışılmıyor. Türkiye'de böyle bir bilinç yok" diyor.
Bali, güneş enerjisi kullanımının yaygınlaştırılması için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:
* Tüketildiği yerde üretme teşviki verilmeli. Örneğin fabrika ve AVM çatıları.
* Diğer mühendislik birimleriyle işbirliği yapılmalı. Bir bina yapılmadan önce güneş enerjisinden daha fazla faydalanmak için inşaat planı buna göre yapılmalı. Şehirler buna göre planlanmalı.
* Üniversitelerde bilinçlendirme programları düzenlenmeli.



TÜRKİYE'NİN İLK GÜNEŞ SANTRALI

Geçtiğimiz yıl 350 bin Avro maliyetle Konya’daki MEDAŞ merkezinin bahçesinde kurulan Türkiye'nin ilk güneş enerjisi santralının yıllık elektrik üretim kapasitesi 335 bin kilovat saat. Yaklaşık 3 bin metrekarelik bir alana kurulan 886 panelden üretilen elektrik ile 100 konutun elektrik ihtiyacı karşılanabiliyor. 200 kilovatlık tesisin kurulduğu Ağustos 2012'den beri ise toplam üretimi 454 megavat saati aştı. 3 bin 500 metrekareye kurulu tesisin ürettiği güneş enerjisi MEDAŞ'ın iç tüketimini karşılıyor.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre