Ana içeriğe atla

Almanya’nın kararı Türk turizmini nasıl etkileyecek?

Almanya’nın, Türkiye’nin Covid-19 risk seviyesini düşürmesi turizmde umutları artırdı. Ancak sektör temsilcilerine göre sezonun geç açılacak olması nedeniyle 2019 rakamlarını yakalamak zor. 


Almanya hükümetinin, Türkiye’nin koronavirüs salgını ile ilgili risk seviyesini "yüksek insidans bölgesi" kategorisinden "risk bölgesi" kategorisine düşürmesiyle birlikte Türkiye’den Almanya'ya gidenlere karantina uygulaması 6 Haziran itibarıyla kalktı.

Karar, geçen yılı pandeminin gölgesinde geçiren turizmciler arasında olumlu bir hava yarattı. Bu zamana kadar Alman turistlerden umudunu kesen oteller ve seyahat acenteleri hazırlıklarına başladılar. 

Ağustos’a kadar talep yoğun

DW Türkçe’ye konuşan Almanya'daki Türk Acenteler Birliği (COOP TRR) Yönetim Kurulu Üyesi ve Happy Holiday Genel Müdürü Fatih Şenel, Türkiye’de Covid-19 vaka sayıların düşmesi ve özellikle 6 Haziran’dan itibaren Türkiye’den gelenler için koronavirüs negatif olduğunu gösteren testin yeterli olması, Almanya’da aşı olanların teste tabi tutulmaması nedeniyle talebin arttığını vurguluyor.

Şenel, "Şartların rahatlatılması sebebiyle yoğun bir rezervasyon akışı var. Burada yaşayan Türkler hem aile ziyareti hem sadece otel, sadece bilet ve turistik anlamda paket turlar talep ediyor. Ama aynı zamanda burada yaşayan diğer yabancılar ve Almanlardan da talep var" diyor.

Ancak Şenel’e göre talep henüz kısa vadeli; Haziran, Temmuz ve Ağustos satışlarını kapsıyor. Şenel "Ama bu gidiş bu şekilde devam ederse biz sonbahar satışlarının da önümüzdeki iki üç hafta içinde yoğunluk kazanacağına inanıyoruz" diye konuşuyor. 

Sektörde olumlu bir hava olsa da bunu krizi atlatmış olarak görmemek gerektiğine değinen Şenel, koronavirüs salgınında dalgalanmaların ve mutasyonların varlığına işaret ediyor. 

Almanya’da henüz aşılamaların tamamlanmadığına dikkat çeken Şenel, ülkede ikinci aşılamanın yüzde 80 oranında tamamlanmasının Eylül sonu, Ekim ayını bulabileceğini vurguluyor. Şenel, bu nedenle her türlü tedbire hazırlıklı olunması gerektiğini ifade ediyor. 

Peki sezonun geç açılacak olması sektörü nasıl etkileyecek?

"2019 seviyesi imkansız"

DW Türkçe’ye konuşan Türkiye Tur Operatörleri Platformu Sözcüsü Cem Polatoğlu, Almanya’nın kararıyla birlikte rezervasyon yaptıranların son dakika müşterileri olacağını, bundan dolayı da daha önceki senelere göre daha az turistin geleceğini düşünüyor.

Türkei Tourismus-Experte Cem Polatoglu

Cem Polatoğlu

Polatoğlu, "Kıyaslama yaparsak kayıplarımızı karşılayabilecek bir seviyede olacak mı? Hayır, çünkü 2019 verilerini karşılaştırdığımızda, 55 milyar dolar turizm geliri elde etmiş ve 36 milyon turist ağırlamıştık ki bunun 5.5 milyonu Alman turistlerdi, 5 milyon civarı Rus turistlerdi. Bu seviyeye ulaşmamız imkansız" ifadelerini kullanıyor.

Geçen yıl pandemi nedeniyle Türkiye’de turizm sezonu dalgalı geçerken, yaz aylarındaki kısa vadeli hareketlenme de sektör için yeterli olmamıştı. Turizm gelirlerinde üçte iki oranında kayıp yaşandı. 2020 yılında 7 milyon turist ağırlayan Türkiye, yaklaşık 11 milyar dolar gelir elde edebildi. 

"Sezonun uzaması tek umudumuz"

Polatoğlu, "Bu sene bu rakamları tutturabilirsek hakikaten yine sevinçliyiz çünkü bu sene turizme çok geç başladık. Çok geç açılacak turizm sezonu. Ancak sezonun uzaması tek umudumuz. Yani Eylül’e, Ekim’e hatta Kasım’a uzaması belki kayıplarımızın bir kısmını karşılamamızı sağlayabilir" görüşünü paylaşıyor.

Cem Polatoğlu, sektörde kayıpların birkaç sene daha kapatılamayacağı görüşünde. 

"Tabi ki bir çıkış trendine girmesi hepimizin isteği ve arzusu" diyen Polatoğlu, bu sene Türkiye’nin 10 milyon civarında turist ağırlamasını beklediklerini ifade ediyor. Polatoğlu’na göre turizm geliri de geçen seneki rakamlara yakın olacak.

Cem Polatoğlu, "Neredeyse temmuz ayına yaklaştık ve henüz Türkiye’de kitle turizmi dediğimiz mass turizm henüz başlamadı. Ancak Almanların ve Rusların gelmesiyle beraber bir çıkış ivmesine gireceğini tahmin ediyoruz" diyor. Sezonun özellikle Almanlar için biraz daha uzamasını beklediklerini dile getiren Polatoğlu, Eylül, Ekim, Kasım aylarında otellerin Alman müşterilerini ağırlayacağını düşünüyor.

Rusya’nın yasağı sürüyor

Almanya’nın turizmde Türkiye’nin birinci partneri olduğunu ifade eden Polatoğlu, ikinci partner olan Rusların ise henüz Türkiye’ye seyahat edemediğini hatırlatıyor. 

Rusya, 12 Nisan’ta Türkiye'ye uçuşları 1 Haziran’a kadar kısıtlama kararı almıştı. Bu yasağı ay başında 21 Haziran’a kadar uzattı. Türkiye’de hükümet 21 Haziran'da kısıtlamanın kaldırılmasını bekliyor. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Rusya'dan bir heyetin Türkiye'ye gelerek tedbirleri yerinde göreceğini belirtti.

Rusya’nın kararının siyasi olacağını ve Türkiye’nin NATO Zirvesi’ndeki tutumuna bağlı değişeceğini düşünen Polatoğlu, Ruslar geldiği taktirde Türkiye turizminin çifte bayram yapacağı görüşünde.

Almanya’nın kararı Türk turizmini nasıl etkileyecek? - DW Türkçe









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre