Ana içeriğe atla

Kadınlar tüm engellere rağmen sokakta olacak

Kadın örgütleri 8 Mart’ta şiddet, eşitsizlik ve cinsiyetçiliğe karşı seslerini yükseltecek. Eylemlerde barış talepleri de dile getirilecek.


İstanbul Valiliği'nin 11 Mart'a kadar kent genelinde savaş karşıtı etkinlikleri yasaklama kararından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü çerçevesinde gerçekleştirilecek etkinliklerin etkilenip etkilenmeyeceği merak konusu oldu. Ancak Valiliğin bildirisi doğrudan 8 Mart'ı kapsamıyor.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla pek çok yerde eylem ve etkinlikler düzenlenecek. İstanbul'da kadın örgütleri Kadıköy, Beşiktaş ve Taksim'de kitlesel eylem çağrıları yapıyor.
Resmi bildirim yok
DW Türkçe'ye konuşan kadın örgütleri, kendilerine yasak konusunda resmi bir bildirim yapılmadığını söylüyor.
8 Mart'ın ana gündemi savaş değil. Kadınların ana talepleri şiddet, ekonomik şiddet, eşitsizlik, cinsiyetçilikle mücadele ekseninde toplanıyor. Ancak etkinliklerde barış taleplerinin de dile getirilmesi bekleniyor.
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü komitesinden Feride Eralp "Valiliğin 10 günlük eylem yasağı savaş karşıtı eylemler yapılmasına yönelik, 8 Mart'ta kadınların sokakta olmasına engel değil. Kadınlar her sene, her zaman olduğu gibi bu 8 Mart'ta da sokakta olacaklar, feminist gece yürüyüşü yine kalabalık olacak biliyoruz” diyor.
Gülsüm Kav
Gülsüm Kav
‘Yasak manidar'
Valilik, 2 Mart'ta "Müessif ve provokatif olayların yaşanmaması için, Türk Silahlı Kuvvetleri'mizin Suriye'de yürütmekte olduğu askeri operasyonları eleştirmeye veya bu operasyonların sonlandırılması amacıyla kamuoyu oluşturmaya yönelik toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, stant açma, imza toplama, bildiri, broşür dağıtma ve benzeri etkinlikler 01.03.2020 Pazar günü saat 00.01'den 10.03.2020 Salı günü saat 23.59'a kadar yasaklandı” açıklaması yaptı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, "Yasağın 11 Mart'a kadar belirtilmesini manidar buluyoruz 8 Mart'a katılımı azaltmak üzere olması gibi bir durum olabilir. Ancak bunun tutmayacağını, karşılık bulmayacağını düşünüyoruz. Dünya Kadınlar Günü bütün sorunlarımızı dile getirmenini aracısı oluyor. Bunda kararlıyız bu hakkımızı kullanacağız” diye konuşuyor.
Kararın kadınlardan ne kadar çok korkulduğunu da gösterdiğine vurgu yapan Kav, Kadın Meclisleri olarak bu yılki 8 Mart temasını kadınların kadın olmaktan kaynaklı yaşadığı sorunlar üzerinden önceden belirlediklerini ancak toplumun barış ve adalet içinde yaşamasının kadınlar için de temel ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Feride Eralp ise "Şimdi belki bu karar doğrultusunda bize savaş karşıtı sözler yasak denecek ama her şeye rağmen barış sesinin yükseleceğine eminim” diyor.
Soylu: İstiklal'de yapamazsınız
Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün akşam katıldığı bir televizyon programında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde İstanbul İstiklal Caddesi'nde yürüyüş yapılamayacağını söyledi. Gazeteci Özlem Gürses'in "İstanbul'da 8 Mart'ta kadın yürüyüşüne katılmak, gönlümce bağırmak, şarkı söylemek, dövizler taşımak istiyorum, özgür müyüm?” sorusuna yanıt veren Soylu, "İstiklal Caddesi'nde yapamazsınız, onun dışında istediğiniz her yerde yapabilirsiniz" dedi.
8 Mart Feminist Gece Yürüşü 2003'ten bu yana Taksim İstiklal Caddesi'nde düzenleniyor. Geçen yılki yürüyüş engellendi. Polis biber gazı ve plastik mermi kullanarak göstericileri dağıttı.
Feride Eralp "Fransız Kültür Merkezi önünde toplanma çağrımız aynı şekilde devam ediyor, bizim için esas olan kadınlarla bir araya gelmek, birlikte yollar bulmak, gücümüzü, feminist dayanışmamızı hissetmek. Geçen sene de resmî olmasa da fiili bir yürüyüş engeliyle karşı karşıya kaldık, kadınlara engel olmadı. 25 Kasım'da önce yürüyüş yasağı ilan edildi, sonra kaldırıldı” diye konuşuyor.
Polis gösterilere müdahale ediyor
Polis gösterilere müdahale ediyor
‘Polis güvenliği sağlamalı’
Gülsüm Kav da kolluk kuvvetlerinin görevinin, kadınların temel haklarını kullanmalarını güvenli bir şekilde sağlamak olduğunu hatırlatıyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun eylem çağrısında kadınların talepleri şöyle sıralanıyor:
"Kadın cinayetlerini durdurmak, şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkarmak, çocuk istismarını aklatmamak, ekonomik eşitsizliğe son vermek, iş yerlerinde cinsel saldırılara, tacize son vermek, cinsiyetçiliğe, eşitsizliğe, gerici eğitime karşı Üniversite Kadın Meclisleri'yle mücadeleyi tüm kampüslere yaymak, yönetimlerde söz sahibi olmak, kadınların mücadelesini Türkiye'nin dört bir yanına yaymak.”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 8 Mart Pazar günü saat 16.00'da Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda öldürülen kadınların aileleri, şiddet gören kadınlar ve her kesimden kadınların katılımıyla bir araya gelecek. İstanbul 8 Mart Kadın Platformu Kadıköy'de saat 14.00'te buluşacak. Feminist Gece Yürüşü Komitesi tarafından organize edilen yürüyüş için ise saat 19.00'da Taksim İstiklal Caddesi üzerindeki Fransız Konsolosluğu önünde toplanılacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre