Ana içeriğe atla

Atık toplayan işçiler "tanınmak" istiyor

Kent sorunlarını en iyi bilen kesimlerden biri de geri dönüşüme büyük katkı sunduklarını belirten atık toplama işçileri. Yerel seçimler öncesi tek istekleri resmen tanınmak olan işçilerle çalışma koşullarını konuştuk.


Pelin Ünker / İstanbul

🔁 Dw Türkçe Linki

🔁 My Youtube Channel: Pelin Ünker 
(Don't forget to subscribe (Abone olmayı unutmayın)

"Yok. Bizi çok dikkate almıyorlar. Oy zamanlarında belki oy verirler diye selam veriyorlar ama" diyor. Bu sözler, 70'li yıllardan beri kağıt toplayan Çetin Bozan'a ait. Kent sorunlarını en yakından bilenlerden olan atık toplama işçileri her gün sabah altıdan gece 12'ye dek çalışıyor. Geri dönüşüme katkı sağlıyorlar. Aralarında atanamayan öğretmenler de var, üniversite öğrencileri de, göçmenler de. Bu işi yapmalarının ortak nedeni ise işsizlik.
Türkiye'de kağıttan plastiğe kadar çöplerdeki atıkları toplayan işçilere hemen her gün sokaklarda rastlamak mümkün. Belki fark etmeden yanlarından geçilen bu insanlar aslında kent düzeninin devamı için büyük bir paya sahipler.
31 Mart'taki yerel seçimlerine sayılı günler kala başta çöp ve geri dönüşüm olmak üzere kentlerin birçok sıkıntısını yakından tanıyan işçilere beklentilerini sorduk. Konuştuğumuz tüm işçiler, sağladıkları katkının farkedilmesini bekliyor ve yaptıkları işin resmen tanınmasını istiyor.
Bozan, "Kağıt işçileri daha çok vasıfsız insanların yaptığı bir iştir. Şu anda da özellikle Afgan ve Suriye kökenli Ortadoğulu insanlar yapıyor. Ancak atanamayan öğretmenler dışında, devlette okuyup da iş bulamayan insanlar da var artık" diye konuşuyor.
Vaatler arasında geri dönüşüme pek rastlanmıyor
Türkiye'de bazı belediyelerin geri dönüşüm kumbaraları olsa da bu yeterince yaygın değil. Belediye başkan adaylarının vaatleri arasında da geri dönüşüme pek rastlanmıyor.
İşçiler, aslında bu işte bir devlet desteği olması gerekirken tam tersine engellendiklerini söylüyor. İşçiler, seyyar toplayıcıların arabalarına el koyulmasından, yere gömülen çöplere ulaşamamaları ve çalışma koşullarının kötü olmasından yakınıyor.
"Türkiye'de geri dönüşüm malzemelerini en iyi biz çıkarıyoruz, topluyoruz" diyen Bozan, belediyelerin yetkilendirdiği lisanslı geri dönüşüm firmalarının kendileri kadar yeterli malzemeye ulaşamdığını anlatıyor. Bozan, bunun nedeninin de hanelerden iş yerlerine kadar bir geri dönüşüm bilinci oluşmamasına bağlıyor.
200 kiloya kadar yük taşıyorlar
Atık işçileri metruk binalar, boş bırakılmış arsalar ve eski şantiyelerde çalışıyor. Kar, kış, soğuk demeden gün boyu sokaktalar. Bir işçinin arabasındaki yük 200 kiloyu bulabiliyor.
Ali Ekinci Urfa'da çobanlık yaparken bu işi bırakıp İstanbul'a kağıt toplamaya gelen işçilerden biri. Bir yandan geçimini sağlarken diğer yandan köydeki kardeşlerini okuttuğunu anlatıyor. "Siverek'te okuyor kardeşlerim. Bir tanesi ilkokula, iki tanesi ortaokula gidiyor. En büyükleri benim.
Zor koşullarda yaşıyoruz. Soğuğu var her şeyi var. Mesela yağmurda bile işe çıkıyoruz. Çünkü kardeşlerimizin geleceği için. Onları okutuyoruz."
"Atıkları geri dönüşüme hazır hale getiriyoruz"
Atık kağıt işçileri için iş sadece toplamakla bitmiyor. Çöpten bulduklarını toplama alanlarına getiriyorlar. Burada metal, alüminyum, plastik, pet ve kağıdı ayrıştırılıp ayrı ayrı tartarak fabrikalarda geri dönüşüme hazır hale getiriliyor. İşçiler, devletin varlıklarından haberdar olsa da kendilerini tanımadığını söylüyorlar.
DW Türkçe'ye konuşan işçilerin en büyük dertlerinden biri de göçmenlerin artık bu işi daha çok tercih etmesi. Kaçak göçmenler daha düşük ücrete çalıştıkları için yevmiyelerinin düştüğünü hatta işsiz kaldıklarını belirtiyorlar.
İşçilere göre insanlar artık eskisi gibi çöpe atmıyor, bunun yerine hurdacıya satıyor. Ali Ekinci, "Kağıt, pet, plastik, aliminyum her türlü malı topluyoruz. Eskiden bize veriyorlardı şimdi vermiyorlar. Mal pahalı olduğu için hepsi hurdacılara veriyor. Ama Afganlar, Suriyeliler yokken bize veriyorlardı" diyor.
Emekleriyle para kazandıklarını vurgulayan işçiler, içlerinden bazılarının karıştığı hırsızlık olaylarının tüm kağıt toplayıcılara mal edilmesinden de şikayetçi. Ekinci, "Bazıları bizden şuan korkuyorlar. Bazı hanımefendiler var çocuklarını bizden korkutuyorlar. Buna hiç gerek yok. Biz de bir insanız" diyor.









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre