Ana içeriğe atla

Büyümenin makyajı akıyor

TÜİK’e göre Türkiye, Asya ülkeleri gibi hızlı büyüyen, yüksek yatırım ve tasarruf sahibi bir ülke. Ancak bu sadece kâğıt üzerinde!



Pazartesi günü yayımlanan resmi verilere göre Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5.1 büyüdü. Büyümeye en büyük katkı ise yatırımlardan geldi. Veriler piyasalar tarafından olumlu karşılansa da milli gelirin alt bileşenlerine bakıldığında yamalar ortaya çıkıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre yatırımlar yüzde 5.1’lik büyümeye 2.9 puan katkı yaptı. Bu kalemi 1.9 puanla hanehalkı tüketimi ve 1.7 puanla net ihracat izledi. Diğer yandan devletin tüketim harcaması 0.6, stok değişimleri büyümeyi 0.8 puan aşağı çekti.

‘-mış gibi dönemi’
TÜİK, hesaplama yöntemini Aralık 2016’da değiştirmişti. Kurum, yeni yöntemin Eurostat kurallarıyla uyumlu olduğunu söylese de bu tarih itibarıyla ‘–mış gibi dönemi’ne geçildi. Yeni hesaplama yöntemiyle yatırımlar daha yüksekmiş, milli gelir daha fazlaymış, kişi başına daha zenginmiş gibi görünüyor. Öyle ki TÜİK verilerine bakarsak Türkiye, Asya ülkeleri gibi hızlı büyüyen, yüksek yatırım ve tasarruf sahibi bir ülke. Ancak bu sadece kâğıt üzerinde! İktisatçılar yeni yöntemin tutarsızlıklara yol açtığına dikkat çekerek, TÜİK’e mevcut serilerde iyileştirme yapması yönünde çağrı yapsa da bu çağrı dikkate alınmamıştı.

Açıklanan verilere gelirsek, 2.9 puan ile büyümeye en büyük katkıyı sağlayan yatırımlar kaleminin ayrıntısına bakıldığında, milli gelir içinde yüzde 30 payı olan bu kalemin yarısından fazlasının inşaat biçimindeki yatırımlardan oluştuğu görülüyor.

Makineler durdu
TÜİK’e göre 2013’ün ilk çeyreğinden bu yana en hızlı artışını kaydeden inşaat yatırımları ikinci çeyrekte yıllık olarak yüzde 25 arttı. Ancak buna karşın toplam yatırımların sadece yüzde 37’sini oluşturan makine ve teçhizat yatırımları yüzde 8.6 azaldı. Makine ve teçhizat yatırımları yılın ilk çeyreğinde de yüzde 12 gerilemişti. Buna göre istihdamı ve büyümeyi sürdürülebilir kılacak makine yatırımları en keskin düşüşünü yaşasa da TÜİK verileri bunu kolayca görülür kılmıyor.

Öte yandan TÜİK’in açıkladığı bir başka veri olan inşaat istihdam endeksine göre yılın ikinci çeyreğinde inşaat sektöründe istihdam yüzde 2.1 azalmış görünüyor. Bu da inşaat yatırımlarındaki yüzde 25 artışla ilgili soru işaretleri yaratıyor.

‘Sürdürülebilir değil’
Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erinç Yeldan, TÜİK verilerinin kuşkulu olmasının yanı sıra iktisatçılar açısından kullanışlı olmadığını, hükümetin değiştirdiği hesaplama yöntemiyle ‘günü kurtardığını’, farklı verilerin niteliksel, niceliksel ve trend olarak birbirini tutmadığını söyledi. Yeldan’a göre TÜİK’in milli gelir ve bileşenlerini artık cari fiyatlarla duyurması nedeniyle reel üretim, reel yatırım, reel tüketim gibi kavramlar kalmadı. Oysa iktisatçılar işçi başına üretim-hasıla oranı, gelir dağılımı, yatırımların verimliliği, dış ticaret gibi konularda reel verilerden yararlanıyor. Yeni yöntem nedeniyle bu hesaplamaları yapmak da zorlaştı.

Yatırımların inşaat aracılığıyla şişirildiğini vurgulayan Erinç Yeldan “Sanayiden uzaklaşmış bir yatırım deseni var. İnşaat dış ticarete kapalı bir sektör olduğu için döviz getirmiyor. Bu şekilde büyüme sürdürülebilir değil” dedi.

Yeldan, sanayi üretim endeksi, hanehalkı iş gücü endeksi ve ulusal hesaplardaki kamu harcamaları verilerinin niteliksel olarak birbirini tutmadığına işaret etti ve şöyle devam etti: “Sanayi büyüyor gözüküyor, sanayide istihdam yok. Hizmetler küçülüyor gözükse de istihdam artışının çoğunluğu hizmetler sektöründe.

‘Tehlikeli bir gelişme’
Berlin School of Economics and Law (HWR Berlin) misafir öğretim üyesi Doç. Dr.Ümit Akçay da TÜİK güncellemesi sonrasında, Türkiye ekonomisine ait göstergelerin güvenilirliklerinin azaldığını düşünüyor.

Akçay şöyle konuştu: “Bunun nedeni, yapılan güncelleme sonrasında TÜİK’in verilerinde birbiriyle uyumsuzlukların bulunması. Son verilerde de açıklanması gereken noktalar bulunuyor. Bu anlamda veri güvenilirliğinin tartışmaya açık hale gelmesinin tehlikeli bir gelişme olduğuna işaret etmek istiyorum.



Avrupa büyüttü
Verilerin güvenilirliği bir yana, büyümedeki canlanmanın kaynaklarına bakıldığında bir süredir Türkiye ekonomisinde görülen ana trendin devam ettiğini söyleyen Akçay, “Büyümenin sürmesi inşaat sektöründeki canlılıktan kaynaklanıyor, buna karşılık makine ve teçhizat yatırımlarındaki yavaşlama sürüyor. Bu çeyrekte farklı olan dış ticaretin büyümeye olumlu katkı yapması, bu da büyük ölçüde Türkiye’nin önemli bir ihraç pazarı olan Avrupa’daki ılımlı ekonomik toparlanmadan kaynaklanıyor. Ek olarak, 2016’daki daralma sonrası kamunun devreye girmesiyle oluşturulan Kredi Garanti Fonu desteğinin ne kadar etkili olduğu ve bu desteğin ne kadar sürdürülebileceği halen yanıtlanması gereken sorular olarak duruyor” dedi.

TÜİK verilerine göre büyümeye üçüncü büyük katkıyı net ihracat kalemi yaptı. İhracat senelik bazda yüzde 10.5 artarken ithalat büyümesi yüzde 2.3’te kaldı. Böylece dış ticaret büyümeye pozitif katkı sağlamış oldu. Haziran ayında Avrupa Birliği’nin ihracattaki payı yüzde 50.5’e ulaşmıştı. En fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ise Almanya başı çekiyor. Yılın ikinci çeyreğinde Almanya’ya yapılan ihracat 3.5 milyar doları geçiyor.

Kamu ikilemi
Mart ayında Kredi Garanti Fonu (KGF) ile kredilere verilen Hazine desteği genişletilmişti. Yatırımların artışında KGF’nin etkili olduğu belirtiliyor. Veriler, KGF kredilerinin özellikle inşaat kredilerine yönelmiş olabileceğini gösteriyor. Ancak artışta KGF etkisinin ne oranda olduğu ise belirsiz.

Öte yandan TÜİK verilerine göre 2016’da büyümenin en önemli itici güçlerinden birisi olan kamu harcamaları ikinci çeyrekte yüzde 4.3 daraldı. Aynı dönemde kamu kesiminin açığı 12.6 milyar TL, kamu kesiminin net borçlanması 13.6 milyar TL arttı. Bu da verilerdeki diğer bir tutarsızlık olarak kayda geçti.

‘Üretim yapısı aşınıyor’
Türkiye’de ekonomi yönetiminin yöneliminin net olmadığını belirten Akçay şunları söyledi: “Ekonomi politikaları önceden belirlenen bir stratejiye dayanmıyor. Bu ise Türkiye ekonomisinin uluslararası sermaye girişlerine bağımlılığını artırarak, sanayi üretim yapısını aşındırmaya devam ediyor. Açıklanan büyüme verilerinde ve büyümenin bileşiminde, bu kısırdöngüyü kıracak gelişmeleri izleyemiyoruz.

Commerzbank: Şaka mı yapıyorsun?
Commerzbank ise Türkiye’nin resmi büyüme verilerinin şüphelinin ötesinde ve belki de siyasi olarak etkilenmiş olabileceğini belirtti.

Türkiye – Şaka mı yapıyorsun?”  başlıklı raporunda Commerzbank’ın gelişen piyasalar stratejisti Lutz Karpowitz, büyüme verilerine dair şüphelere dikkat çekti. Bunlardan en dikkat çekeni TÜİK verilerine göre sabit yatırımların nisan-haziranda yüzde 6 artış göstermesi. Çünkü doğrulanabilir uluslararası veriler tamamen farklı bir yönü işaret ediyor.

Örneğin IMF verilerine göre, doğrudan yabancı yatırım yılın ilk yarısında yüzde 8 azaldı. Commerzbank ekonomik mucize gerçekten yaşanıyorsa Türkiye için çok mutlu edici olduğunu ancak resmi verilerin mevcut durumla örtüşmediğini belirtti.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IMF Karşıtı Annenin IMF Uzmanı Kızı

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve IMF eski ekonomisti Doç. Dr. Selin Sayek Böke , üniversitede iktisat eğitimi alma kararının hayatının en güzel hatası olduğunu söylüyor. Anne Selin Sayek Böke ile ekonomist Selin Sayek Böke arasındaki dengeyi annesinden ilham alarak koruduğunu vurgulayan Böke, "CHP'de herkesin daha mutlu, refah içinde yaşayabileceği ekonomik ortamı sağlayacak politikalar üretilmesine katkıda bulunarak bunları somutlaştırmaya katkıda bulunacağım" diyor. Dünya Bankası ve IMF kariyerine sahip, güleryüzlü ve sıkı bir makro iktisatçı olarak bilinen Selin Sayek Böke ile CHP Parti Meclisi üyeliğinden annesi Türk Tabipler Birliği eski Başkanı Füsun Sayek ile olan ilişkisine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Böke, 11 yaşındayken kardeşi ile 'gazetecilik oyunu' oynadıklarını, hazırladıkları gazeteye ekonomi yazılarını yazdığını paylaşıyor. Kendisini ekonomi alanına yönle

İran, Sıtkı Ayan’dan sorulur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ikinci telefon görüşmesinde adı geçen işadamı Sıtkı Ayan, özellikle AKP döneminde parlayan isimlerin başında geliyor. WikiLeaks belgelerinde de adı geçen Sıtkı Ayan’ın ismi İran ile yapılan ticari anlaşmalar ve yüksek devlet teşvikleriyle anılıyor.   Sivas’ın Gölova beldesinde doğup büyüyen Sıtkı Ayan, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Mesleğini icra yerine petrol işine girdi. Ayan’ın, İran ve Sudan’da petrol ve doğalgaz sahalarıyla ilgili yatırımları bulunuyor. WikiLeaks belgelerine göre ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, Başbakan Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliy

#ParadisePapers: Off-shore biraderler

Berat ve Serhat Albayrak’ın Çalık Holding’de yönetici olduğu dönemde holdinge bağlı çok sayıda off-shore şirketi kurulmuş. Serhat Albayrak bu şirketlerden birinin bizzat direktörü. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının off-shore bağlantılarını ortaya çıkaran Paradise Papers’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın da ismi geçiyor. Serhat Albayrak, belgelere göre Malta’da bir off-shore şirketle bağlantılı görünüyor. Frocks International Trading Ltd adlı şirkette Albayrak’ın yanı sıra Çalık Holding çalışanları Mehmet Gökdemir, Murat Tarı ve Şafak Karaaslan şirket yetkilileri arasında bulunuyor. Murat Tarı 2000-2005 yılları arasında Çalık Holding’de genel müdür olarak görev yaptı. Mehmet Gökdemir Çalık Holding’e bağlı GAP Tekstil yönetim kurulu üyesi, Şafak Karaaslan Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Serhat Albayrak da söz konusu dönemde Çalık Holding genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Panama Belgeleri: Hayyam Bey'in cenneti

Panama belgelerine göre Hayyam Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan önce Niue’de bir şirket kurdu. Yaptığı açıklamada “Niue’nun adını bile duymadım” dedi. Panama belgelerinde, Türkiye tarihinin en büyük banka batırma olayına imzasını atan Hayyam Garipoğlu’nun da dört off-shore şirketi ile yer aldığı ortaya çıktı. Belgelere göre Garipoğlu’nun, Sümerbank davasında adı geçen Olsten Marketing Co Ltd’nin yanı sıra üç ayrı off-shore şirketi daha var. Bu şirketlerden biri Olsten Marketing’in kapatılmasından hemen sonra kurulan Niue merkezli Unitrade International Ltd olsa da Garipoğlu, Niue’nun neresi olduğunu dahi bilmediğini ifade ederek bu şirketin kendisine ait olduğunu yalanladı. Olsten, Mossfon müşterisi Sümerbank ile ilgili dava dosyasına göre Garipoğlu, Sümerbank’a el konulmadan bir gün önce, kendisine ait olan Romania International Bank’a 8 milyon dolar transfer etti, buradan da yine kendi paravan şirketi Olsten Marketing’in hesabına aktardı. Panama belgelerine göre